Milliyet gazetesi muhabirlerine medya etiğini öğretmiyor mu?

Milliyet gazetesi muhabirlerine medya etiğini öğretmiyor mu?

Sektörel bir haber sitesini yönetiyorum. Ama, 27 yıldır ulusal medyada gazetecilik yapıyorum. Eskilerin ‘Basın Şeref Kartı’ yeni dönemde ise ‘Sürekli...

Sektörel bir haber sitesini yönetiyorum. Ama, 27 yıldır ulusal medyada gazetecilik yapıyorum. Eskilerin ‘Basın Şeref Kartı’ yeni dönemde ise ‘Sürekli Basın Kartı’ denilen gazeteci kimliğine sahibim. Bu nedenle, konu hakkında birkaç söz söyleme hakkına sahip olduğumu düşünüyorum.

Benim jenerasyonum, ucundan da olsa etik kuralların olduğu bir dönem yaşadı. Ancak, şahit olduğum 2 olay artık bu dönemin kapandığını, bozulan her şey gibi terbiyenin de zafiyet geçirdiğini görmemi sağladı.

İLK OLAY

YER:             Yenibosna

HABER:          DHL

TARİH:          2 Şubat 2010

Toplam 5-6 gazeteci, DHL Global Forwarding’in üst düzey yöneticileri ile bir araya geldik. Toplantı, saat 14:00 gibi bitti. O saatte ayrıldıktan sonra en azından taşra baskısına yetişemeyebilir kaygısıyla bir sonraki gün yazma kararı aldık. Ama ertesi sabah MİLLİYET gazetesinin acar muhabirinin kaleminden okuduk dünkü toplantıyı…

İKİNCİ OLAY

YER:             Bursa

HABER:         Otomotiv İhracatçıları Birliği’nin açacağı okul

TARİH:          23 Mart 2010

Operasyon olmuş bitmiş. Üstelik, haber bir okulun açılışı. Yani, gol atacaksanız bile amatörce dahi zevk vermeyecek bir durum var ortada. Yine anlaşmışsınız katılan arkadaşlarla. Çünkü, yol yorgunusunuzdur. Ertesi gün yazma konusunda (Anadolu Ajansı dahil) herkes mutabık kalmıştır. Ama yine MİLLİYET…

Ertesi gün, zaten sizin de yazacağınız sözcüklerle hazırlanmış bir haberi basınımızın saygın gazetesinden okursunuz. Meslekte adı saygınlıklar üstü olarak anılan Abdi İpekçi’nin Milliyet’i, etik olmayan bir gol daha bırakmıştır kalenize… Golü, yine artık hiçbir etik ölçünün kalmadığı bir Türkiye’de yaşadığını hala anlamamakta ısrar eden bizler yedik.

ARTIK YETER !

İlkeli olmak güzel. Ama, artık bu durumun ‘aptallık’ olarak nitelendiğini görmek ise çok acı. Bu yazıyı şahsi bir manifestoyu belgelemek adına kaleme aldım.

Selçuk ONUR olarak bundan böyle alınan etkinlik sonrası ortak mutabakatlara muhalefet şerhi koyacağımı ve etrafımdakilere de bu yönde karar almaları için ajitasyon yapacağımı şimdiden bildiriyorum.

Yeniden ağızdan çıkan sözlerin namus ile eşdeğer sayılacağı güzel günlere kavuşmak özlemiyle…

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.