"Artık araçlarımız akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri"

"Artık araçlarımız akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri"

TAİD Başkanı Burak Hoşgören, “Geleceği, veriyi doğru okuyanlar, birlikte hareket edenler inşa edecek. Geleceğe hem insan, hem de yapay zeka destekleriyle hazırlanmalıyız. Geleceğe yürümenin yolu buradan geçiyor” dedi.

TAİD ve TREDER iş birliğiyle düzenlenen zirvenin sektörün en önemli buluşmalarından biri haline geldiğini belirten Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) Yönetim Kurulu Başkanı Burak Hoşgören, etkinliğin yalnızca bir sektör organizasyonu değil; ağır ticari araç, treyler, lojistik, yan sanayi ve kamu temsilcilerini ortak bir platformda buluşturan stratejik bir yapı olduğunu ifade etti.

Bu yıl zirvemizi “Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler Işığında Treylerin Yeni Yolculuğu” temasıyla gerçekleştiriyoruz diyen Hoşgören şöyle devam etti: “Aslında bu tema, sektörümüzün tam da bugün içinden geçtiği büyük dönüşümü çok güçlü biçimde özetliyor. Çünkü artık taşımacılık dünyasında yalnızca araçlardan, motorlardan, treylerden ya da filolardan bahsetmiyoruz. Artık birbirine bağlı, veri üreten, öğrenen ve karar süreçlerini etkileyen büyük bir teknolojik ekosistemden söz ediyoruz.

Şöyle düşünelim…

Bugün yolda ilerleyen bir çekici, bir kamyon ya da bir treyler; yalnızca yük taşımıyor. Aynı zamanda veri üretiyor, bu veriyi merkeze aktarıyor, operasyonel verimliliği artırıyor, güvenliği destekliyor ve lojistik süreçlerin tamamına değer katıyor.

Yani artık araçlarımız sadece birer taşıma aracı değil; dijitalleşen, bağlantılı ve akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri.

Dolayısıyla geleneksel üretim anlayışımız, yerini donanım ile yazılımın iç içe geçtiği yeni bir yapıya bırakıyor. Artık bizler sadece araç üretmiyoruz; birbirine bağlı, öğrenen ve sürekli güncellenen teknolojik platformlar geliştiriyoruz. Bu yeni dünyada yazılım, sensör teknolojileri, bağlantılı araç sistemleri, yapay zekâ ve veri yönetimi; sektörümüzün rekabet gücünü belirleyen en kritik başlıklar haline geliyor.

Bu dönüşümün en çarpıcı başlıklarından biri de otonom sürüş teknolojileri.

Çünkü ağır ticari araç dünyasında otonom teknolojilerin etkisi çok daha büyük. Burada kazanılan her verimlilik, yalnızca bir aracın performansını değil; tüm lojistik zincirinin hızını, güvenliğini ve maliyet yapısını etkiliyor.

İşte otonom teknolojiler tam da bu noktada devreye giriyor. Bu teknolojiyi yıllarca “geleceğin konusu” olarak anlattık.

Bugüne kadar otonom teknolojileri çoğu zaman “geleceğin konusu” olarak konuştuk. Ancak artık çok net görüyoruz ki otonomi, uzak bir gelecek senaryosu değil; bugünün ve yakın geleceğin en kritik ihtiyaçlarından biri.

Otonom sistemler; insan hatasını azaltma, yol güvenliğini artırma, yakıt tüketimini optimize etme, operasyonel sürekliliği sağlama ve maliyetleri dönüştürme potansiyeliyle sektörümüz için stratejik bir önem taşıyor.

Otonomi, yakıt tüketiminden zaman yönetimine kadar lojistik operasyonunun tamamını yeniden şekillendirir. İşte bu nedenle otonom sistemler en hızlı şekilde ağır ticari araçlarda yaygınlaşacak. Çünkü etki burada daha büyük. Sonuç burada daha kritik.

Bununla birlikte, bağlantılı araç teknolojileri ve büyük veri yönetimi sayesinde sektörümüzde adeta yeni bir dönem başladı. Bugün filolarımızdaki araçlardan elde ettiğimiz veriler sayesinde, arızaları gerçekleşmeden öngörebiliyor, uzaktan müdahale edebiliyor ve operasyonel kesintileri minimuma indirebiliyoruz.

Bu ne anlama geliyor?

Daha az plansız duruş.

Daha düşük maliyet.

Daha yüksek verimlilik.

Daha güçlü rekabetçilik.

Elbette bu dönüşümün bir diğer kritik boyutu da sürdürülebilirlik.

Bugün artık sürdürülebilirlik ile verimlilik birbirine karşıt iki kavram değil. Tam tersine, birbirini besleyen ve güçlendiren iki temel unsur. Rota optimizasyonu, otonom konvoy sürüşü, akıllı enerji yönetimi; bunların hepsi bize daha az emisyon ve daha yüksek performans sağlıyor. Yani veri temelli pek çok uygulama, karbon ayak izimizi azaltmamıza doğrudan katkı sunuyor. Sonuç olarak teknolojik ilerleme ile yeşil dönüşüm, artık birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiş durumda.

Bu noktada, sektör olarak güçlü bir koordinasyona ve ortak bir vizyona her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Bu ölçekte bir dönüşüm, kendiliğinden gerçekleşmez. Koordinasyon gerekir. İş birliği gerekir. Ortak vizyon gerekir.

TAİD olarak bizler, bu süreçte kamu ile özel sektör arasında köprü kurmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz.

Üyelerimizle, sektör paydaşlarımızla, kamu kurumlarımızla ve değer zincirimizin tüm temsilcileriyle birlikte; Türkiye ağır ticari araç sektörünün bu dönüşümde güçlü, rekabetçi ve öncü bir konumda yer alması için çalışmaya devam edeceğiz.

Önümüzdeki dönemde otonom araç mevzuatları, akıllı yol altyapıları, veri güvenliği, bağlantılı araç standartları, sürdürülebilir üretim ve yeni nesil lojistik modelleri hepimizin ortak gündeminde daha fazla yer alacak.”

LOJİPORT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.