Dr. Kerem Şahinboy

Dr. Kerem Şahinboy

"Yetki Belgen Kadar Konuş"

2000'li yıllara kadar freight forwarder'lık, pazara giriş şartlarının kontrol dışı olması sebebiyle merdiven altı işletmelerin çokça görüldüğü bir meslek dalıydı. Kimileri basit bir ticari kuruluş yapıyor, peşinden güveni suistimal eden fiillerde bulunabiliyorlardı. Diğer yandan, UND ve RODER gibi kamyon sahibi derneklerin freight forwarder'lik müessesini müşteriyle aralarında bir fazlalık gibi görmesi sebebiyle, bakanlık nezdinde yaptıkları ofansif lobi çalışmalarını da biliyoruz. "Biz bunca yatırım yapıp kamyon satın alırken, paranın büyüğünü freight forwarder'lar götürüyor." nidaları yüksek sesle dillendirilmeye başlandıktan sonra bakanlık, kısmen haklı olan bu talepleri değerlendirmeye aldı ve 2003'te yürürlüğe giren 4925 sayılı yasayla bir takım düzenlemelere gitmek istedi. İstedi ama ne yazık ki dağ fare doğurdu.

Sektör bir anda karmakarışık bir yetki belgesi ve ücretlendirilmesi yönetmeliğiyle tanıştı. Yönetmelik, "uluslararası eşya taşıma işleri organizatörleri" için R2 yetki belgesini münasip görmüş ve o zamanın dözviz kuruyla 250,000.- USD'cik belge ücreti belirlemişti. Ortalık, ister istemez toz duman oldu. UTİKAD, uygulamanın iptali için yasal süreç başlattı, freight forwarder'ların bazıları böylesi yüksek bir bedeli ödeyemeyeceklerinden şirketlerini kapatmak zorunda kaldılar. Kimileri yasada ve uygulamada açık bulup, yurtdışında kurdukları firmalardan Türkiye'deki müşterilerine navlun faturası kesme yoluna gittiler. Bazıları biraraya gelip, -büyük baş kurbanlığa girermişcesine- ortak bir şirket kurup, birlikte R2 satın aldılar. Yasanın kapsamı, sadece karayolu faaliyetlerini sınırlandırması ve pazara giriş koşullarını serbest girişimciliği baltalarcasına şekillendirmesi bakımından değerlendirildiğinde dünyada tekdir. Dünyanın başka bir ülkesinde bu tip bir yasal uygulama göremezsiniz. Göremezsiniz, çünkü müteşebbislerin belirli pazarlara girişlerinde mesleki, teknik, finansal yetkinlikler talep edilse de "bastır parayı, al belgeyi" basitliğinde bir uygulama vaki değildir. O günlerde 250,000.- USD ödeyip R2 satın alan firmalar bugün nasıl hissediyor, ne düşünüyor araştırmak lazım.

Yukarıdaki fırtına dineli çok oluyor. Kimi camlar bardak, kimi bardaklar da cam oldu. Freight forwarder'lıktan kamyonculuğa, kamyonculuktan taşıma işleri organizatörlüğüne dahil olan birçok firma faaliyetlerine devam ediyor. R2'nin de fiyatı tedavülden kaldırılana kadar düştü ve en son 2019 yılı itibarıyla 247,460.- TL gibi bir fiyata 'satılıyor'du. O tarihten sonra sebebi zor anlaşılır bir şekilde R2 yetki belgesi yerini TİO (Taşıma İşleri Organizatörlüğü) belgesine bıraktı. 6 Temmuz 2018 tarihi Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle meslek erbabının belgeye dayalı sorumluluk alanı R2'de belirtilen karayolu hizmetlerinden tüm taşıma modlarına genişletildi ve nurtopu gibi yeni bir belgemiz oldu.

TİO'da, -kimse kusura bakmasın-, "ver parayı al belgeyi" şekliyle verilen bir belge oldu. Mesleki eğitim, sertifikasyon, taşıyıcının sorumluluk sigortası zorunluluğu, sektörel kalite standartlarının tanımlanması ve kontrolü gibi çok önemli gereksinimler görmezden gelindi. ÜDY ve ODY belgelerinin bu işlevi gördüğünü söyleyenler olursa yanılmış ve yanıltmış olurlar keza IATA'nın DGR eğitimleri gibi üç senede bir alınması şart olan ve sınav ciddiyeti üst seviyede kontrol edilen bir sürecin TİO için tanımlandığını söyleyemeyiz. TİO'da bu haliyle serbest piyasa ekonomisi gözlüğünden bakılınca girişimcinin önüne konulan mali bir engeldir. "Bu parayı veriyorum ama karşılığında ne alıyorum?" sorusunun cevabı ya yoktur ya da mesnetli bir kapsamı yoktur.

Tüm bunlar konuşulurken, 27 Ağustos 2022 tarihli, 319336 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği"nde sıradışı bir değişikliğe gidildi. Bu yönetmeliğin 23. maddesine göre "TİO yetki belgesi ücreti 273.244 (ikiyüzyetmişüçbinikiyüzkırkdört) Türk Lirasıdır. Ancak, 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca düzenlenen yetki belgesi ücreti 70.000 (yetmişbin) Türk Lirasıdır." şeklinde belirtilmekteydi. Bakanlığın, belge fiyatını dörtte bire indirip, bu fiyatla yıllık belge satışı yapmasının anlamı ne olabilir? TİO belgesine 273,244.- TL ödeyen firmaların ne suçu var?

Bildiğiniz üzere, Rusya'ya uygulanan ambargolarla ilgili olarak ülkemiz çöldeki vaha gibi ayrıcalıklı bir görev yerine getiriyor. Bu konuda da hükümetin tutumunu yerinde bulduğumu belirtmeliyim. Çok ince bir diplomasiyle, bu zor zamanlarda siyasi sahnede akıllı bir strateji işleterek çarkların dönmeye devam etmesini sağladılar. Bu fırsatı gören Rus firmalarının Türkiye'de açtığı şirket sayısı rekor seviyeye erişti. İçlerinde ciddi bir kısmını da freight forwarder firmalar oluşturmakta. Bu firmaların TİO almadan faaliyet göstermesinin Türkiye'de yerleşik, TİO sahibi firmalardan tepki çekeceğinden, belge fiyatlarının düşürüldüğünü düşünsek çok yanlış bir değerlendirme yapmış olur muyuz? Başka bir bakış açısıyla, kendi kazdığımız kuyuya yine kendimizi atmanın eşiğine gelmiş olmadık mı? Rus girişimci bir freight forwarder şirketi açmak için 273,244.- TL gibi iade alamayacağı bir belge parasını ödemek istemeyeceğinden Birleşik Arap Emirlikleri, Güney Kıbrıs Rum Kesim gibi ülkelere yönelebilirdi. Demek ki TİO belgesi fiyatı hem pazara girişin önünde dikilen bir engel hem de sadece ödeme yapılarak edinebilen bir belgeydi.

Peki, savaş atmosferine göre bir takvim öngörüsü yapıldığını ve Rus firmaların bir süre sonra geldikleri gibi gideceklerini öngörüp belge süresini "ilk alımda" yıllık olarak belirlenmesi için ne diyebiliriz? Coğrafyamızın özelliklerinden önceki yazılarımda bahsetmiştim ancak, yeniden altını çizmek gerekir ki; Rusya - Ukrayna savaşı er-geç bir gün bitecek ve kurulan bunca Rus firmasının yerinde yeller esecek. Bugün konuştuğum orta-büyük ölçekli bir Rus firması yetkilisi Türkiye'deki ofislerini iki amaçla kurduklarını belirtiyordu: 1) Transit Ticaret 2) Uluslararası ödemelerini aksatmadan gerçekleştirmek... Bu bilgi ışığında, yeni uygulamanın yorumunu "Siz bir senelik belge alın, baktınız kalıcı olacaksınız, farkı ödeyip belgenizin süresini uzatırsınız." şeklinde yorumlamak mümkün. Peki, benzer imkanlar en başta tam bedeli ödeyerek TİO'sunu alıp duvara asan freight forwarder'lar için neden tanınmadı?

Belli ki terzi biraz da aceleye getirerek bir mintan kesip biçmiş ama ne giyenin üzerine oluyor ne dikene faydası var...Diğer taraftan, halihazırda TİO belgesi sahiplerinin evrak geçerlilik süreleri de beş yıldan on yıla uzatılarak yerel firmaların da gönlü alınmak istenmiş.

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ancak, yazının başından sonuna dek yetki belgesi ücretinden bahsettik ancak mesleğin gereği olan uzmanlaşma, eğitim, sektör mensuplarının yabancı dil seviyelerinin geliştirilmesi, taşıyıcı sorumluluk sigortalarının zorunluluğu gibi asıl ihtiyacımız olan girişimleri ve değişimleri konuşmaktan uzağız. Mevcut sertifikasyonun iyileştirilmeye açık ve üzerinde çok çalışma yapılması gereken bir durumda olduğunu açık seçik belirtmek gerekiyor. Mesleğimizde uzmanlaşma, sürekli eğitim, hizmet kalitesi sonuçlarına göre puanlama ve akreditasyon gibi üzerinde konuşulması gereken onlarca dert çözüm beklerken, yukarıda bahsi geçen konudaki gibi kısa paslarla maç kazanılmayacağını elbet bir şekilde öğreneceğiz.

Bu yazı toplam 314 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.