Onur Kurtay
Stoacılar Tedarik Zincirini Çözmüştü, Biz Henüz Çözemedik
Epiktetos bir köleydi. Roma İmparatorluğu'nun en karanlık koridorlarında, elinde hiçbir şey yokken şunu söyledi;
Bazı şeyler bizim elimizdedir, bazıları değildir.
Ben bu cümleyi ilk okuduğumda ofisimdeyim. Önümde bir müşterinin dosyası var.Navlun fiyatları üç ayda dört katına çıkmış,Ve ben şunu fark ediyorum. Epiktetos bu sektörü tanıyordu.
Kontrol Edemediğin Şeyler Var Bu Seni İlgilendirmiyor
Lojistikte en büyük zihin tükenmesi hangi masada olur biliyor musunuz?
Kontrol edemediğimiz şeyleri kontrol etmeye çalıştığımız masada.
Spot fiyatlar, hava koşulları, liman grevleri, kur, jeopolitik kriz bunların hiçbiri sizin masanızda değil. Ama kaç şirket bu değişkenlere göre panikliyor, karar alıyor, strateji kuruyor? Çoğu. Ve bu yüzden çoğu lojistik yönetimi reaktif kalıyor. Kriz geldiğinde koşturuyor, kriz geçtiğinde uyuyor.
Epiktetos'un dediği tam da bu değil mi; Elinde olmayanı bırak. Elinde olanı işle.
Peki lojistikte elinde olan nedir?
Sürecinizin kalitesi. Tedarikçi ilişkilerinizin derinliği. Alternatif rotalarınızın hazırlığı. Bilgi akışınızın hızı. Ekibinizin kriz anındaki refleksi.
İşte 360 derece lojistik tam buradan başlar. Kontrol edemeyeceklerinizi kabullenip, kontrol edebileceklerinizi mükemmelleştirme iradesi.
Rüzgar Haritasını Çizmeyen Gemi, Her Limana Gidebilir Ama Hiçbirine Zamanında Varamaz
Seneca iki bin yıl önce şunu yazdı:
Hangi limana gideceğini bilmeyenler için hiçbir rüzgar elverişli değildir.
Dış ticarette her gün bu cümlenin karşılığını görüyorum.
Lojistik planlamayı hâlâ mal gönderme işi olarak gören şirketler var. Onlar için tedarik zinciri, ürün fabrikadan çıktıktan sonra başlıyor. Gümrük, taşımacı, sigorta, depo, bunlar ayrı ayrı sorunlar. Ayrı ayrı bütçeler. Ayrı ayrı muhataplar.
Ve sonra şaşırıyorlar. Neden maliyetler şişiyor? Neden teslimatlar aksıyor?
Cevap basit; Strateji yok. Harita yok.
360 derece lojistik bakışı şu demek;
Malın yolculuğunu hammaddeden son tüketiciye kadar tek bir sistem olarak görebilmek. Bu bakış açısı olmadan, her kriz sizi sıfırdan yakalıyor. Bu bakış açısıyla, kriz bile bir rota değişikliğine dönüşüyor.
Seneca'nın dediği gibi önce limanı bil. Rüzgar zaten o zaman anlamlı olmaya başlıyor.
Engel Yola Dönüşür Ama Sadece Hazırlıklılar İçin
Marcus Aurelius hiç tatil yapmadı. Roma'nın en uzun savaşlarını yönetti, bir yandan imparatorluğu, bir yandan kendi düşüncelerini. Ve şunu yazdı;
Engel eylemi engeller,ama eylem engellerle büyür ve güçlenir. Engel yola dönüşür.
2021'de pandemi tedarik zincirini sarstığında iki tip şirket ortaya çıktı.
Birincisi: Panikleyenler. Spot fiyatlara yatıp kalkıyorlar, tedarikçi arıyorlar, çözüm bekliyorlar. Maliyetleri tavan yaptı, teslimatları gecikti, müşteri kaybettiler.
İkincisi: Adaptasyoncular. Alternatif liman rotaları zaten çalışıyordu. Farklı ülkelerde alternatif tedarikçi ilişkileri önceden kurulmuştu. Depolama kapasitesi esnekti. Gümrük süreçleri standart hale getirilmişti.
İkinci grup için pandemi bir felaket değildi. Yavaşlama vardı, ama süreçte vardı. Ve süreçte olanlar, rakipleri battıkça büyüdü.
Marcus Aurelius bunu savaş meydanında yaşayarak öğrendi. Biz bunu lojistik krizlerinde öğreniyoruz. Öğrenip öğrenmediğimiz ise şu soruyla ölçülüyor;
Bir sonraki kriz geldiğinde sisteminiz var mı, yoksa çözüm mü arıyorsunuz?
360 Derece Lojistik Lüks Değil, Hayatta Kalma Biçimi
Bugün lojistik artık bir maliyet kalemi değil.
Bunu söylediğimde bazı CFO'lar gülümsüyor. Söylemesi kolay diyorlar. Sonra aynı CFO, rakibinin Türkiye'den Almanya'ya üç günde, kendisinin yedi günde teslimat yapmasının nedenini anlayamıyor.
360 derece lojistik ne demek, somutlaştırayım;
Karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu çok modlu bakış. Tek rota bağımlılığı yok.
Gümrük ve mevzuat yönetimi reaktif değil, öngörülü. Belgeler hazır, sürpriz yok.
Depo ve stok optimizasyonu ürün nerede, ne kadar, ne zaman hareket ediyor? Görünürlük tam.
Sigorta ve risk yönetimi kötü senaryo planlanmış. Kriz anında el titremez.
Dijital entegrasyon ve izlenebilirlik müşteri her adımı görüyor. Siz her adımı yönetiyorsunuz.
Bu beş ayak sağlamsa, fiyat tek rekabet değişkeni olmaktan çıkıyor. Siz zaten farklı bir ligdesiniz.
Filozoflar Bizi Çoktan Uyardı
Ben bir dış ticaretçi lojistikçiyim. Ama iyi bir lojistikçi olmak için iyi bir düşünür olmak gerekiyor.
Çünkü bu sektör de sürekli yaşanıyor. Kriz telefonda geliyor. Karar saniyelerle ölçülüyor. Ve o anlarda sizi ayakta tutan, kontrol edemeyeceklerinize inat değil kontrol edebildiklerinize yatırdığınız sistemler.
Epiktetos özgürlüğü kölelikten öğrendi. Seneca zamanı ölümden öğrendi. Marcus Aurelius liderliği savaştan öğrendi.
Biz lojistikçiler de en iyi dersleri krizden alıyoruz.
Mesele şu;
Krizi beklemeden öğrenebilmek.
360 derece lojistik tam da bu krizi davet etmeden, krize hazır olmaktır.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.