• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 24 °C

Türkiye’de TZY ve Lojistik Yapılanması için Değişim Vakti

Oruç Kaya

Tedarik Zinciri (TZ), müşteri memnuniyetini artıracak, müşteri sadakatini sağlayacak ve müşteriye artı değer yaratacak iş modellerinin (değer zinciri) oluşturulmasıdır çünkü TZ, müşteri siparişi ile başlar ve tatmin olmuş müşterinin ödemesi ile sonra eder.

Tedarik Zinciri Yönetimi’nin (TZY) amacı, ürünün (mal ve / veya hizmet) müşteri veya tüketici için değerini (sahiplik, kullanabilmek, keyif alabilmek) artıracak ve müşterinin bu ihtiyacını karşılamak için harcanan çabayı azaltacak tasarımın, TZ’nin bütün süreçlerini ve bütün üyelerini kapsayacak şekilde, oluşturulması ve bunun uygulanmasıdır.

Herhangi bir ürün; müşteri ve/veya tüketici tarafından kullanıldığında onun için anlamlı hâle gelir (değer zinciri tamamlanır ve şekil, mülkiyet, zaman ve yer faydası sağlanır).

Lojistik; şekil (doğru ürün, sağlam, tam, ambalajlama, paketleme ), mülkiyet (sahiplik ve kullanabilme), zaman (müşterinin istediği zamanda) ve yer (müşterinin istediği yerde) faydalarının karşılandığı süreçtir.

TZY ve Lojistik yönetiminde tesislerin (depo, fabrika vb.) tasarımında, bunların ya tedarikçilere ya da müşteriye yakın olma kıstası esas alınır. İdeal ve teorik durum, her ikisinin de mümkün olmasının sağlanmasıdır. Ancak ZORDUR.

Türkiye’deki müşteri yapısı, daha doğrusu müşterilerin veya tüketicilerin bulunduğu yerler değişiyor.

Türkiye’deki firmaların TZ ve lojistik yapılanması (özellikle depo vb. tesisler) İstanbul, İzmir ve Ankara özelinde ve Marmara ve Ege Bölgesi genelindeki müşterilerine yönelik olup onlara odaklı TZ ve lojistik operasyonları (depolama, nakliye ve dağıtım) yapılıyor.

Müşterilerin veya tüketicilerin bulunduğu yerlerin değişmesi nedeniyle mevcut TZ ve lojistik yapısı ve operasyonların, yeniden şekillendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

TÜİK’in verilerine * göre 2003 – 2014 yılları arasında özellikle Güneydoğu, Doğu ve Karadeniz bölgelerindeki tüketim artışı (gıda, alkolsüz içecek, giyim, ayakkabı, mobilya, ev aletleri), klasik coğrafyadaki (İstanbul, İzmir, Ankara, Marmara, Ege) tüketim artışının 3-4 katı üstündedir.  Ayrıca bu coğrafyada satılan binek araba sayısındaki artış, diğer bölgelere göre 2-2,5 kat fazladır.

Sahada da gözlemlediğim (sizin de gözlemlendiğinizi düşünüyorum) bu durumu, TUİK’in verileri de desteklemektedir.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği’nin 2014 verilerine göre yeni coğrafyanın ve buradaki müşterilerin veya tüketicilerin internet üzerinden yaptığı alışverişte gelişmektedir.

Ahmet Kutsi Tecer’in “Orda bir köy var, uzakta; O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da O köy bizim köyümüzdür.” dediği gibi orada bir yerde hızla gelişen yeni müşteri grubu var ve onlara yönelik yeni TZ ve lojistik tasarımı ve uygulaması gerekebilir.

Oradakilere en kısa sürede nasıl ulaşılabilir? Hızlı kamyonlar ve şoförler? Duble yollar? veya başka bir şey mi?

TÜİK’in verilerine * göre internette alışveriş yapanların;  47%’si “Teslimatın belirtilenden daha yavaş olması” ve 45%’i “Yanlış veya hasarlı ürün veya hizmetin teslim edilmesi” konularında şikâyet ederken, oradaki müşterilere nasıl hizmet edilebilir?

TZ ve lojistik tasarımını etkileyecek diğer bir konu da sokaktaki vatandaşın envanter yönetimini öğrenmesi ve hatta bu işin profesyonellerinden bile daha iyi uygulamasıdır.

Sokaktaki vatandaş, 2008 yılının ortasından itibaren “daha sık ama az miktarda” alışveriş yapıyor (Merak edenler, bu konu ile ilgili daha önce yazdıklarımı* okuyabilir). Bu durum, Gıda Perakendecileri Derneği’nin 08 Ekim 2015’deki “Ortak Gelişim Kongresi’nde” gündeme gelen “Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı Perakende Trendleri- Nielsen 2015” raporuna göre sokaktaki vatandaş, “az az ama sık sık alışveriş” yapıyor.

Sokaktaki bir vatandaş olarak yaptığım (belki de sizin de yaptığınız) bu durumu, bu rapor destekliyor.

Müşterinin veya tüketicinin yaptığı “az ama sık” alışverişe cevap verebilecek ve müşteriye hizmet edecek yeni TZ ve lojistik yapısı nasıl olmalıdır? Eskiden olduğu gibi araç doluluğunu sağlamak için mi uğraşılacak (beklenecek ve bekletilecek) yoksa başka bir şey mi?

Hem yeni oluşan coğrafyalar ve yeni müşteriler hem de “az ama sık alışveriş” için nasıl bir TZ ve lojistik tasarımı ve yönetimi olmalıdır?

Ya da aşağıdaki gibi müşteriye yönelik direkt çözüm mü?

tzy.jpg

Saygılarımla, Oruç KAYA

* “Hanehalkı Tüketim Harcaması (Bölgesel), 2014 - 04 Kasım 2015”

* “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, 2015 – 18 Ağustos 2015”

* Sokaktaki vatandaştan JIT ve stoksuz çalışma uygulamaları (24 Şubat 2010), Hiç Konuşmadıklarımız! (01 Ekim 2010) ve Depocuya Kız Vermezler”MİŞ” (22 Ocak 2013)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096