Lastik sektörü 'kaplama lastiğe' sahip çıktı

Lastik sektörü 'kaplama lastiğe' sahip çıktı

LASED Başkanı Mustafa Karataş, kriterine uygun kaplanan araç lastiklerinin, "risk değil kazanç" olduğunu savundu. Otomotiv Lastik Satıcıları ve Servisçileri...

Lastik sektörü 'kaplama lastiğe' sahip çıktıLASED Başkanı Mustafa Karataş, kriterine uygun kaplanan araç lastiklerinin, "risk değil kazanç" olduğunu savundu.

Otomotiv Lastik Satıcıları ve Servisçileri Derneği (LASED) Başkanı Mustafa Karataş, kriterine uygun kaplanan araç lastiklerinin, "risk değil kazanç" olduğunu savunarak, "Lastik kaplama işi dünyada 70-80 yıldır uygulanan ve telli lastiklerin üretilmesi ile soğuk kaplama işlemini doğuran bir geri dönüşüm sistemidir" dedi.

Karataş, trafik kazaları sonrası yeniden gündeme gelen "kaplama lastik"le ilgili tartışmaları değerlendirdi.

Kaplama lastiğin, Türkiye'de kamyonet, minibüs, midibüs, kamyon, forklift ve iş makinesi grubu araçlara uygulanan çevreci bir geri dönüşüm sistemi olduğunu ifade eden Karataş, kaplanan lastiklerin yüzde 70-80'ini kamyon ve otobüs lastiklerinin oluşturduğunu söyledi. Lastik kaplama işleminin, "sıcak kaplama" ve "soğuk kaplama" olmak üzere iki ayrı teknolojiyle yapıldığını anlatan Karataş, şunları kaydetti:

"Sıcak kaplama, bezli lastiklere uygulanan eski bir teknolojidir. Günümüzde bezli lastik kullanımı çok azaldığından (yeni üretilen araçların altında bezli lastik çıkmamaktadır) terk edilmek üzere olan bir teknolojidir. Soğuk kaplama ise radial (telli) lastiklere uygulanan kaplama sistemidir, bu tüm dünyada kabul gören ve yoğun olarak uygulanan bir sistem. Lastik kaplama işi dünyada 70-80 yıldır uygulanan ve telli lastiklerin üretilmesi ile soğuk kaplama prosesini doğuran bir geri dönüşüm sistemidir."

Dünyadaki bütün lastik üretici firmaların lastik kaplama işlemini desteklediğine dikkati çeken Karataş, söz konusu firmaların ürettikleri lastiği pazarlarken iki-üç kez kaplanabilir olduğunu ön plana çıkarttıklarını söyledi.

Karataş, kaplama lastiklerin uygun işlemler yapıldığı zaman oluşturacağı riskin yeni üretilmiş sıfır bir lastik kadar olduğunu ileri sürerek, şöyle devam etti:

"Teknolojinin hızla ilerlediğini ve ayakta kalmak isteyen firmaların bu teknolojiyi takip etmek zorunda olduğu gerçeğini düşünürsek söz konusu risklerin her gün daha da azaldığını tahmin etmek zor olmayacaktır. Kaldı ki Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu sektöre uyguladığı ve çok yoğun olarak denetlemeye tabi tuttuğu, kayda değer yaptırımların uygulandığı kalite kontrol sistemlerinde yapılan işin kalitesinin her geçen gün arttığının bir göstergesidir."

Karataş, kaplama işleminin geri dönüşüm açısından önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Örneğin bir kamyon lastiğini ele alalım piyasa fiyatı ortalama bin 200 lira. Lastik ömrünü tamamladıktan sonra bu parayı verdiğiniz lastiğin yüzde 90'ı karşınızda duruyor olacaktır. Yani sadece yüzde 10'unu oluşturan dişleri erimiştir. Oysa 300-400 lira bir ücret ödeyerek hem ekonomik anlamda tasarruf yapmış hem de geri dönüşümle çevreye katkı sağlamış olursunuz."

"Tüketiciler bilinçli olmalı"

Aracın tipine göre (kamyon-otobüs vb) takılan lastiğin belli bir ömrü olduğunu anlatan Karataş, "Bu ömür dolduğu zaman lastiği değiştirmek tamamen şoförün veya firma sahibinin inisiyatifindedir. Bu faturanın sistemli çalışan kendini sürekli geliştiren teknolojiyi takip eden ve gerekli kalite belgelerine sahip kaplamacılara çıkarılması üzücüdür" dedi.

Karataş, lastiğin ileri teknoloji ve standartlarda üretilmesinin kaplama lastiğin kalitesinde tek başına belirleyici olmadığının altını çizerek, bu noktada tüketicinin bilinçli olmasının önemi de işaret etti. Karataş, şöyle devam etti:

"Lastiğin kaplama yapılabildiği bir diş derinliği vardır. Bu diş derinliğinde lastiği sökmesi gerekir. Ayrıca kaplamaya gelen lastiğin kaplamacı tarafından çok ciddi bir muayeneden geçmesi (tarihine, yaralarına, kaçıncı kaplama olduğuna bakılması vb.) kaplamanın kullanım randımanı ve güvenliği açısından çok önemlidir. Bu kriterlere dikkat edildiği zaman risk en aza indirgenmiş olur."

Bu kontrollerle hem lastiğin ömrünün uzadığını hem de güvenlik kriterlerinin yerine getirildiğini kaydeden Karataş, araçlarının lastiklerini kaplatmak isteyenlere firma noktasında da seçici olmalarını tavsiye etti.

 

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum