Kapıkule’yi “Çilekule” olmaktan çıkarmak mümkün

Bir süre önce tecrübeli bir TIR sürücüsü ile LOJİPORT TV’de bir yayın gerçekleştirdik. Küçük bölümünü zaten bildiğim ama bilmediğim birçok şey duydum ondan. Röportajı hem kanalda, hem de Tiktok’ta yayınlayınca yüzlerce yorum geldi. Şimdi o yorumlardan yola çıkarak sorunları ve çözüm önerilerimi paylaşacağım sizlerle.

Aslında sorunların birçoğu insan kaynaklı. Zihniyet değişince, çözümü hızlandırmak da çok kolay. En başından başlayalım. T1 belgenizi okutarak sıranızı alıyor, ardından TIR parkına giriş ücretini ödeyerek, lokalde sıranızı bekliyorsunuz. “Kapıya gidebilirsiniz” SMS’i gelince de marşa basıp ilerliyorsunuz. Buraya kadar hiçbir sorun yok çok uygar bir yöntem. Ama kapıya doğru geniş geniş ilerlerken yetersiz peron sayısı, birdenbire bir huniye doğru ilerlemek zorunda bırakıyor sizi. Kendini uyanık, diğerlerini ahmak zanneden sorumsuz bazı arkadaşlarınızla atışarak varıyorsunuz peronlara…

Çözüm: Peron sayısını artırmak.

Perondasınız ve çıkış yapacaksınız. Bu aşamayı bir TIR sürücüsünün yorumundan özetleyerek aktarıyorum: Evrak işlemlerini tamamladınız.

  • Tescile dön evrağını deftere kayıt yaptır
  • Müdüre git sıra bekle muayeneye sevk al (Sadece pencere numarası yazıyor) Muayene penceresine git sadece bir kaşe vuracak hepsi o 1 saatten fazla bekle (kalkar oturur gider, gelmez aradan evrak alır)
  • Ve çıkışa git en son muhafaza "Dayı çıkışın yapılmamış geri bas -- memur bey ne dayısı ben 48 yaşında bir şoförüm kaptanım yolcuyum abiyim neyse neyim, dayı kim, ben sana amca diyor muyum?"
  • Tekrar tescile git ve "pardon der yüzüne bakmaz" çıkışını al ve çık

Ama hemen öyle bitmiyor. Varsayalım vardiya değişimine denk geldiniz 1 saat devir-teslimi beklemek zorundasınız. Tam bitti çıkıyorsunuz, bu kez Bulgar tarafının çay molasını beklemek zorundasınız.

Çözüm: Senkronizasyon ve Empati.

En önemli sorunu araya sıkıştırmak istemedim. Bir de sürücüleri canlarından bezdiren x-ray problemi var. Devlet, tabii ki kontrol yapacak ama herkes bunun eziyete dönüştüğünü artık kabul etmek zorunda. Sürücünün de, oradaki gümrük muhafaza memuru gibi bir mesai ve istirahat hakkı var. Koskoca Kapıkule’de yalnızca 1 x-ray bulunuyor. Binlerce TIR’ın yüzde 10’unu x-ray’e gönderseniz yüzlerce TIR’dan oluşan bir kuyruğunuz olur. Memurun çalışma düzenini devlet belirliyorsa, sürücününkini de takograf belirler. Orada “dur-kalk”larla geçirdiği süre sürücünün 11 saatlik istirahatinden gidiyor.

Çözüm: X-ray sayısını artırarak, yalnızca seçilenleri değil her aracı x-ray’e göndermek. Bu, liman girişlerinde yapılabiliyorsa, Kapıkule’de de pekala olur ve herkes dakikalar içinde geçebilir.

Lütfen, ihracat yükümüzü taşıyan TIR sürücülerimize karşı biraz daha duyarlı olalım. Bakın İspanya, Almanya yana yakıla sürücü arıyor. Tecrübeli kaptanlarımızı onlara kaptırırsak, yükümüzü ehil olmayan ellere mi emanet edeceğiz?

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 950 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.