OECD toplantısı Paris'te yapıldı

OECD toplantısı Paris'te yapıldı

 İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Gemi İnşa Çalışma Grubu’nun (WP6) 112. toplantısı 07-08 Temmuz 2011 tarihlerinde Paris’te...

 

İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Gemi İnşa Çalışma Grubu’nun (WP6) 112. toplantısı 07-08 Temmuz 2011 tarihlerinde Paris’te gerçekleştirildi.

Ulaştırma Bakanlığı Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürü Yaşar Aytaş Başkanlığında Türk Delegasyonu DTO Danışmanı Prof.Dr. Oral Erdoğan, GESAD danışmanı Prof.Dr. Ahmet Dursun Alkan, Daire Başkanı Tülay Şahin, GEMİSANDER Dış İlişkiler Sorumlusu Oktay Sunata, OECD Daimi Temsilciliğinden Ekonomi Müşaviri Nilgün Pehlivan ve Denizcilik Uzman Yardımcısı Hicret Kurtoğlu, OECD toplantısına katıldı. Heyet Başkanı OECD Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Erozan’ı ziyaret ederek toplantı öncesi görüşmelerde bulundular.

OECD’nin WP6’nın 07.07.2011 tarihli gündeminde yer alan OECD Sekretaryası tarafından hazırlanan Türkiye gemi inşa sanayi raporunun görüşülmesinin yanı sıra yeni başkan seçimi, Rusya Federasyonunun OECD üyeliğine yönelik değerlendirmeler, Gemi İhraç Kredilerine Yönelik Sektör Anlayışı, Sekretarya tarafından hangi ülkeye yönelik gemi inşa raporu hazırlanması, gemi inşa sanayinde piyasa bozucu etkilerin değerlendirilmesi gibi ana konular görüşüldü. Toplantıda Türkiye Gemi İnşa Raporu özeti Sekretarya tarafından delegasyonlara sunuldu. Bu sunuşun arkasından Türk heyeti yaptığı değerlendirme konuşmasında şunları söyledi:

“Öncelikle Türk delegasyonu adına Türk gemi inşa sanayine ilişkin iyi hazırlamış bu rapor için Sekretaryaya teşekkür ederim. 

Dünya gemi inşa sanayinin iktisadi ve ticari yönleriyle ilgili çalışmalar yapan tek uluslar arası platform olan bu çalışma grubunda bir Rapor ile analiz edilen ilk OECD üyesi olmaktan memnuniyet duyduk. 

Raporun hazırlanması sürecinde, her ihtiyaç duyulduğunda, Türk gemi inşa sanayinin doğru bir şekilde yansıtılabilmesi için mümkün olduğunca katkıda bulunmaya çalıştık. 

Bu vesile ile raporda da kapsanan birkaç hususa kısaca değinmek istiyorum. 

Türkiye, gemi inşa endüstrisi 2008 küresel mali ve ekonomik krizinden oldukça etkilenen ülkeler den birisi oldu. Bu, Türkiye’nin 2008 den bu yana gemi inşa üretimi ve sipariş defterindeki azalmadan açıkça görülebilmektedir. 

Türkiye 2008 de dünya gemi inşa üretiminde 5. sırada iken, dünya toplam üretiminin önemli oranda arttığı 2010 da 8. sıraya düştü. 

Ancak, burada kayda değer bir husus, Çin ve sıralamaya yeni giren ülkeler hariç tutulduğunda, bazı birkaç ülkede görülen çok küçük orandaki üretim artışlarına rağmen, aynı dönemde, hemen hemen tüm baçlıca gemi inşacı ülkelerinin dünya paylarının ve yanı sıra üretimlerinin değişen oranlarda düşmüş olmasıdır. 

Sipariş defteri itibariyle bakıldığında, Türkiye Haziran 2011 de dwt olarak dünya sıralamasında 10. sırada, adet itibariyle ise de 6. sırada bulunmaktadır. (Fairplay Haziran 2011) 

Toplam dünya sipariş defterindeki azalmaya paralel olarak, çoğu ülke için de gözlendiği gibi, Türkiye’nin siparişleri de 2008 deki 4,3 milyon dwt’luk zirvesinden 2010 da 0,9 milyon dwt a düşmüştür. 

2008 dünya krizinin gemi inşa endüstrileri üzerindeki etkilerine bakıldığında, krizden en çok etkilenen ülkelerin, Türkiye dahil, büyüme oranlarında düşüş yaşayan ülkeler olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. 

Diğer taraftan, özellikle yükselen ekonomilerde olmak üzere Uzak Doğu Bölgesinin kriz boyunca pozitif, Çin ve Hindistan da ise % 9,1 gibi çok yüksek olan, büyüme oranlarını muhafaza ettiği, bunun da anılan ülkelerin gemi inşa sanayileri performansına yansıdığı gözlemlenmektedir. 

Açık olan bir husus, Türkiye için, dünya gemi inşa liginde çok daha iyi yerlere gelmesi için önünde zorlu bir yol olduğu ve bu nedenle yapacak çok şey olduğudur. 

Ancak bu noktada özellikle belirtmek isterim ki, gemi talebinin önceki dönemlere göre potansiyel sipariş defteri itibariyle gemi arzından düşük olduğunu biliyoruz. Bu nedenle dünya gemi inşa piyasasında adil rekabete ihtiyaç duyulmaktadır. 

Türk gemi inşa sektörünü geliştirmek adına, yeni pazarlar bulmak dahil, gemi inşa endüstrisi ihracatını daha koordineli bir şekilde geliştirmek üzere bir grup gemi inşacı tarafında İstanbul Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği kurulmuştur. 

Not etmeye değer umut verici bir gelişme de, Türkiye ekonomisinde son dönemlerde görülen yüksek GSYH büyüme oranlarıdır. Örneğin, 2011 in ilk çeyreği verilerine göre % 11’lik bir büyüme 

söz konusu olup, bu, muhtemelen gemi inşa sanayinin gelişimine katkıda bulunacaktır. 

Türk Hükümeti tarafından çıkarılan bir Yönetmelik hükümleri gereğince tersanelere, gerekli kalite, çevre ve iş sağlığı ve güvenliği belgelerine sahip olma zorunluluğu getirilmiş olup, bunun tersane verimliliklerini arttırması beklenmektedir. 

İlave olarak, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelik ve nicelikte yetişmiş iş gücünün temini amacıyla her düzeyde çok önemli oranda eğitim ve öğretim faaliyetleri sürdürülmektedir. 

Sonuç olarak; Türkiye, ticari dünya gemi inşa sanayinde güçlü bir şekilde yer alma vizyonu içinde gemi inşa sektörünü daha ileri düzeyde geliştirmek için çaba sarf etmesi gerektiğinin bilincinde olup bunu başarma kararlılığındadır.” 

Toplantıdan sonra Gemi İnşa Sanayinde Yeşil Büyüme konulu Çalıştay gerçekleştirilirken, bu çerçevede ülke heyetleri ve konuya ilişkin uluslararası kuruluşlar değerlendirmelerde bulundular. Çalıştayda Türkiye olarak Çevreye Duyarlı Gemi Geri Dönüşümü ile ilgili GEMİSANDER Dış İlişkiler Sorumlusu Oktay Sunata tarafından sunum yapıldı. Bu sunumda özet olarak Türkiye’nin;

- OECD, NATO üyesi, Bazel ve Hong Kong Konvansiyonuna taraf ve AB’ne aday ülke olduğu,

- Devlet gemilerine AB atık taşıma kuralları uyguladığı,

- Gemi Geri Dönüşüm (GGD) Sanayinin Denizcilik, Çevre ve Çalışma Otoritelerince ortaklaşa düzenlemeler yaptığı,

- Yıllık kapasitenin ~ 900,000 LDT olduğunu (2010 yılında 237 gemi sökülmüştür),

- İthal hurdanın (2010): 19.1 milyon ton (AB27’den 10.6) ve Çelik üretiminin (2010): 29.1 milyon ton olduğunu,

- Türkiye’nin gemi geri dönüşüm merkezi, VLCC gemilerinin bile kalabileceği, Türkiye’deki en büyük sanayi bölgesinde, Aliağa/Nemrut dolaylarında konumlandığını,

- Türkiye, en büyük gemi geri dönüşümcü ülkelerin ilk beşi içinde ve önemli bir payla Avrupa’da ilk sırada yer aldığını,

- Türkiye, uluslararası hukuk altındaki sorumluluklarına uyarak, Avrupa gemilerinin geri dönüşümü için sınır aşan önceden bilgilendirilmiş onay bildirim prosedürünü uyguladığını (Atık taşıma kuralları),

- Denizdeki ve kara üzerinde kirlenmeye izin vermeyecek şekilde ekipman kullandıklarını,

- Eğitilmiş yetkili personel ile birlikte tehlikeli  maddelerin arındırılması işleminin yapıldığı ve tehlikeler maddeler için ulusal olarak yetkilendirilmiş uygun imha tesislerinin kullanıldığını,

- İnsan Sağlığı ve Güvenliği için önleyici tedbirler aldıklarını, gönüllü sektör çabaları ve zorunlu düzenleyici gereklilikler paralel çalışmalar yaptıklarını 

ifade edildi.

Bir sonraki toplantının 24-25 Kasım 2011 tarihlerinde yapılması kararlaştırılarak, OECD WP6 başkanlığına tek aday olan Norveç Büyükelçiliğine atanacak olan Büyükelçi Tore Eriksen seçildi.


LOJİPORT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.