İlhan Karaçay

İlhan Karaçay

Mersinliler’e ve Mersin’i yönetenlere mesaj!

ATV Televizyonu’nda 3’üncü sesonunu izlediğimiz ‘Bir Zamanlar Çukurova’ serisi büyük bir ilgi ile izleniyor.
Filmin senaristleri Yıldız Tunç, Atilla Özel ve Ayça Üzüm, aldıkları talimat üzerine, Adana’nın güzelliklerini sergileyecek diyalogların görüntülenmesi ile başarılı bir Adana reklamını sağlamışlar.
Ne var ki, aynı senaristlerin lütfedip sık sık kullandıkları Mersin diyalogları, yapımcılar tarafından hiç görüntülenmemiştir.
Filmde, geçmişte yaşanan Mersin hatıraları ile güncelde yaşanan Mersin ziyaretleri sırasında da hiçbir görüntü konmamıştır.

Film’de otomobile biniliyor ve Mersin’e gidiliyor. Orada ilginç gelişmeler yaşanıyor ama maalesef Mersin’den bu görüntüler yok.

Başından beri izlediğim seride, Mersin diyalogları sırasında bir tek görüntü bile konmaması, araştırmacı bir gazeteci olarak beni düşündürmeye başladı.
Çok anormal olan bu durum karşısında aklıma ilk gelen de, yapımcıların Mersin’e kızmış olmalarıdır.
Araştırmacı bir gazeteci olarak bu durumu öğrenmek için Mersin’de bir kaç makamı aradım ve kendilerine sponsorluk konusunda bir teklifin yapılıp yapılmadığını sordum. Ama maalesef bu konuda bir yanıt veren olmadı.
ATV için bu seriyi yapan TIMS&B Productions’ı da aradım ama, onlar da bu soruma bir yanıt vermediler.

mersin1.jpegHer şeye rağmen, seriyi yapan firmaya şunu söyleyebiliriz: Sponsorluk konusunda haklı olabilirsiniz. Bu nedenle de Mersin’i yönetenlere kızıp, Mersin’in reklam tanıtımını yapmayabilirsiniz. Ama el insaf: Filmde o kadar Mersin diyalogu var ki, reklam olmasa dahi, Mersin’e yola çıkıldıktan sonra, karanlık bir Mersin sokağındaki ev veya makam gösterilemez mi?
Mersin görüntülerini göstememe konusunda bu kadar tamahlığın gereği var mı?

Mersin’i yönetenlere de şunu sormak istiyorum:
Mersin’in tanıtımı için çok gereksiz harcamalar yapılırken, milyonların izlediği bir film için sponsorluk teklifini nasıl kabul etmezsiniz?

Yukarıdaki sorularım tabii ki bir varsayım üzerine sorulmuştur.
Durum böyle değilse özür dilemek boynumun borcudur.

mersin2.jpegO zaman da yapımcılara, ‘Bu nasıl bir görsel yapımcılıktır’,
Mersin’i yönetenlere de, ‘Bu nasıl bir vurdumduymazlıktır’ diye sormak lâzım.

Filmde, Adana’nın güzelliklerinden söz edildiği gibi, kebabı, şalgamı, şırdanı, ve baklavası sık sık görüntülü olarak dile getirmek ne kadar memnuniyet yaratıyorsa, Mersin’in, ‘Akdeniz’in incisi’ olarak hiç gösterilmemesi de o kadar üzüntü yaratmaktadır.

Kaldı ki, Mersin’in tarihi ve kültürel güzelliklerinin yanında, çok zengin olan mutfağı da, mutlaka gösterilmesi gerekenlerdendir.

Şimdi, bu soruları ilgililere Mersinliler’in sorma zamanı.
Bu yazıyı aşağıdaki adreslere göndererek aynı soruları siz de ilgililere sormuş olabilirsiniz.

Bu yazı toplam 2072 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.