İhracat yükü sınır kapılarını aşamıyor

İhracat yükü sınır kapılarını aşamıyor

Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’ndaki peron genişletme ve yenileme çalışmaları, Kapıkule’nin çıkış kapasitesini yarı yarıya düşürdü. TIR’ların alternatif kapıya yönelmesiyle Hamzabeyli’de TIR kuyrukları 20 kilometreyi aştı.

Küresel ticaretteki ta­lep daralması ve ma­liyet baskısıyla mü­cadele eden Türk ihracatçısı, şimdi de sınır kapılarındaki çok boyutlu lojistik darboğaz­la karşı karşıya. Avrupa’ya açı­lan batı kapılarından Orta Do­ğu’ya uzanan doğu sınırları­na kadar birçok noktada geçiş süreleri çok uzun seviyelere ulaşırken, bazı güzergâhlarda TIR’lar günlerce bekliyor. Ka­pıkule ve Hamzabeyli’deki yo­ğunluk, ihracat sevkiyatları­nı aksatırken, araçların dönüş yüklerini de kaçırmasına ne­den oluyor. Lojistikte yaşanan tıkanıklığın yanı sıra Macaris­tan transit geçiş belgelerinde­ki kota sorunu da ihracatçının önündeki riski büyütüyor.

Uluslararası karayolu taşı­macılığında en büyük sorunlar­dan biri, Avrupa’ya çıkış kapı­sı olan Kapıkule’de yaşanıyor. Kapıkule’nin karşısındaki Bul­garistan’a ait Kapitan Andree­vo Sınır Kapısı’nda sürdürülen peron genişletme ve yenileme çalışmaları, geçiş kapasitesi­ni yaklaşık yarı yarıya düşürdü. Olağan dönemde 1.500’e yak­laşan günlük TIR geçiş sayı­sı önemli ölçüde gerilerken, TIR’ların yöneldiği Hamzabey­li’de kuyruklar geçen hafta sonu 20 kilometreyi aştı.

Yılın son çeyreğinin, Türk ih­racatçısı açısından sipariş tes­limatları ve sevkiyatların arttı­ğı bir dönem olduğunu vurgu­layan sektör temsilcileri, ancak sınırında yaşanan altyapı so­runlarının büyük tehdit oluş­turduğunu vurguluyor.

500 metrelik mesafe 70 saate uzuyor

Sektör temsilcilerinin ver­diği bilgiye göre Bulgaristan’a geçmek isteyen TIR’lar, iki sı­nır kapısı arasındaki yaklaşık 500 metrelik mesafeyi aşmak için neredeyse 70 saat bekliyor. Sınır kapılarındaki krizin ih­racatçıya ve lojistik sektörüne ağır bir fatura çıkardığını belir­ten Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Der­neği (UTİKAD) Yönetim Kuru­lu Başkanı Bilgehan Engin, bek­leme sürelerinin operasyonel dengeleri tamamen bozduğunu vurguladı. Engin, sınırda 70 sa­ate varan beklemeler yaşandı­ğını belirtirken, Bulgaristan ta­rafındaki altyapı çalışmalarının ne zaman tamamlanacağının bilinmediğini, sürecin aylarca sürebileceğini söyledi.

İthalat da etkileniyor

Sınırlarda üç güne yaklaşan beklemeler, araç arzını azal­tırken ithalat sevkiyatlarını da aksatmaya başladı. İhracat yü­küyle yola çıkan araçlar sınırı zamanında geçemediği için Av­rupa’daki fabrika ve depolardan alacakları dönüş yüklerini ka­çırıyor. Dönüşlerin gecikmesi, Türkiye’de fabrikasında ürünü­nü paketlemiş ve sevkiyat bek­leyen sanayici açısından ciddi bir araç tedarik sorununu bera­berinde getiriyor. Yetkililer, bu durumun araç bulma sıkıntı­sı ve maliyetlerde artışa neden olabileceği uyarısında bulundu.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) yetkililerinin verdiği bilgiye göre sorun yal­nızca batı sınır kapılarıyla sı­nırlı değil. İran’a çıkış kapısı Gürbulak, Azerbaycan’a açılan Dilucu ve Suriye’ye geçiş nokta­sı Cilvegözü’nde de geçiş sorun­ları yaşanıyor.

Macaristan transit belgelerinde kota alarmı

Fiziki sınır tıkanıklıklarına, Türk uluslararası karayolu filosunun kronik sorunlarından biri olan Avrupa geçiş belgeleri krizi de eklendi. Orta ve Batı Avrupa’ya açılan en kritik transit güzergâhlardan biri olan Macaristan kotasında tehlike çanları çalıyor. Nakliyeciler, Türkiye’ye tahsis edilen yıllık 145 bin adetlik Macaristan transit geçiş belgesinin hızla tükendiğini ve mevcut stokun en geç ekim ayı ortasında tamamen tükenebileceğini belirtiyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Macar muhatapları nezdinde ek geçiş belgesi talebiyle girişimlerde bulunduğunu hatırlatan sektör yetkilileri, resmi onayların ivedilikle çıkmaması halinde Türk filosunun Avrupa’ya çıkışında ciddi sorun yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

“Sınırda bekleyen araçlar değil, Türkiye’nin sermayesi”

Krizin doğu cephesindeki Gürbulak-Bazergan hattı da batı kapılarını aratmayan bir tablo çiziyor. İran üzerinden Orta Asya ve Kafkasya’ya uzanan hatta yaşanan tıkanıklığı değerlendiren UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, sınırlardaki kuyrukların yalnızca lojistik bir aksaklık olmadığını, doğrudan makroekonomik kayıp yarattığını belirtti.

Aras, sorunun milli servet boyutuna ulaştığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Burada yalnızca dorseler, çekiciler beklemiyor. Burada Türkiye’nin ihracat sermayesi, sanayicimizin emeği ve dış ticaret hacmimiz bekliyor. Binlerce özmal aracımızın günlerce, haftalarca sınır boylarında kontak kapatması, doğrudan Türkiye’nin üretim ve rekabet kabiliyetini baltalayan bir krizdir. Şoförlerimizin insani olmayan koşullarda günlerce direksiyon başında sıra beklemesi kabul edilemez.

İhracatçımız, alın teriyle ürettiği malının müşteriye ne zaman varacağını bilemediği bir belirsizlik girdabına mahkûm edilemez.” UND’nin girişimleri sonucunda Gürbulak’ta yüzde 30’luk kapasite artışı sağlandığını belirten Aras, doğru teşhis ve ortak iradeyle sahadaki tıkanıklığın azaltılabileceğini ifade etti. Ancak sınırda hâlâ 5 bini aşkın araçlık yığılma bulunduğunu vurgulayan Aras, “Bir başarıdan söz edemeyiz. Amacımız günübirlik sıçramalar değil, öngörülebilir, sürdürülebilir ve Türkiye’nin ihracat büyümesine yanıt veren kesintisiz bir gümrük akışıdır” dedi.

KAYNAK: Aysel YÜCEL – DÜNYA GAZETESİ

LOJİPORT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.