• BIST 1.210
  • Altın 484,331
  • Dolar 7,8553
  • Euro 9,2901
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Boş “Büyüklenme”ye Yer Bırakıl(a)maz Lojistikte!

Dr. Güntürk Üstün

* Sürekli bir yenilikçilik ve kusursuzluk anlayışıyla işlev görmek, lojistik bilimiyle sektörünün temel değerleri arasında önde gelenlerdendir. Bu temel değerlerin oluşturulması sürecinde, bilinmeyeni öğrenip uygulamaya geçirmek amacıyla danışma ve dayanışma ciddi bir önemliliğe sahiptir. Böylesi bir kesintisiz bilgi akıcılığında boş “büyüklenme”ye (yani “kibir”e) yer bırakıl(a)maz lojistikte!

* Her bilim ve sektör dalı gibi lojistikte de işveren konumunda olsun ya da olmasın tüm yöneticilerin kendilerine bağlı ekipdaşlarını gerektiği şekilde yetkilendirip yönlendirmeleri ve onlardan optimal düzeyde performans alınmasına yardımcı olmaları elbette ki şarttır! Öte yandan, lojistik faaliyetleri hakkında her konuyu yeterince bildiğini ve yönettiği herkesten daha üstün olduğuna kanaat getirip de hem kendi hatalarına hem de ekipdaşlarının çoğu ne yazıktır ki gizli kalmış süper yeteneklerine gözlerini kapayanların karşı karşıya kalacakları kaçınılmaz hezimet, koskoca bir lojistik kurumunu bile süratle çökertebilir. Böylesi bir kesintisiz yıkım yoluna saplanıp kalışı önlemek adına boş “büyüklenme”ye yer bırakıl(a)maz lojistikte!

* Yapılan yansız nitelikte sayısız araştırmaya göre bütün iş ortamlarında (lojistikle ilintili  ilintisiz) dereceden bağımsız bir üstünlük hissine kapılarak bu inancında ısrarcı olan her kademeden yöneticilerin ürkütücü orandaki bir çoğunluğu söz konusu yanlışlarının farkında değildir. Yanılgı yüklü bu kronik tutumlarını sürdürdükçe hem ekipdaşlarını iş ortamından soğutucu bir hoşnutsuzluğa sürükleyerek onların derin antipatisini kazanmakta hem de kendi kariyerleriyle şirketin genel yükselişine telafisi çokluk imkânsız zarar vermektedirler. Deneyimli psikiyatristlerin, psikologların ve yaşam koçlarının sıkça vurguladıkları üzere, insan doğasında “büyüklenme”ye eğilim göstermenin çekiciliği düşünülenden daha sinsi olabildiğinden, bunu engelleyebilmek için de boş “büyüklenme”ye yer bırakıl(a)maz lojistikte!

1-005.jpg

* Lojistik ekipdaşlığında herkesin saygı sınırları içerisinde uygun bir dille görüşlerini dile getirme hakkı vardır. Yönetici pozisyondakiler bu hakkı mutlaka içtenlikle önemsemeli ve yönettikleri kadroların rutine baş eğip suskunlaşmak yerine diyaloğa yatkınlıklarını desteklemelidirler. Buradaki en can alıcı noktalardan biri, yöneticilerin yarattıkları diyalog ortamında yönettikleri elemanların konuşma hevesini kırıcı birtakım hatalı davranışlardan kaçınmalarıdır ki yöneticilerin sıklıkla ilgili durumlarda düştükleri yine “büyüklenme” kökenli yanlışların başında şunlar gelir: Konuşan ekipdaşların devamlı cümlelerinin kesilmesi ve bu eylem sırasında da diyalog süreçlerinin en şevk kırıcı soğuk sözcükleri unvanını hiç kaptırmayan “ama/fakat” ya da “iyi de/tamam da” kelimeleri kullanılarak konuşmaya aniden dalınmasıdır. “Aklın akıldan üstün olabileceği” ve “farklı fikirlerle en zor hedeflere bile kestirme yollar bulunabileceği” gerçekliklerinden dolayıdır ki boş “büyüklenme”ye yer bırakıl(a)maz lojistikte!

* İnsan ruhunun özellikle yoğun kriz ortamlarında hemcinslerine çoğunlukla somut bir neden bulunmaksızın kafayı takıp, iş akışının düzenli verimliliğini kalıcılaştırmaktansa çalışma ortamlarında gerginlik hatta öfke rüzgârları estirmeleri de günümüzde endişe verici boyutlara ulaşmıştır denilebilir. Lojistik gibi bilimsel kimliğinden övünç duyması gereken dinamik bir sektördeki yöneticilerin kimileyin kendi kişisel sorunlarını bahane ederek (bilerek veya bilmeyerek) yönettikleri kadrolardaki birtakım kişilerle anlamsız biçimde uğraşmaları ve onları tüm ekipdaş camiası içinde kurnazca planlanmış yarı sert bir dille eleştirmeleri de ilgili yöneticilerin tatlı kariyer düşleriyle en ünlü lojistik devlerinin tatlı liderlik hayallerini tuzla buz edecek tipik “büyüklenme” yan etkileri arasındadır. Her sektör gibi lojistik sektöründeki firmalar da tek kişinin değil bütünleşerek tek vücut olmuş bir ekiple ancak zirveye doğru tırmanışa geçebileceğinden, boş “büyüklenme”ye yer bırakıl(a)maz lojistikte!

2-017.jpg3-008.jpg

* Bugünün hiper rekabetçi, acımasız, kâr odaklı iş-çalışma dünyasında (lojistik dahil) yöneticilerin yakasına bir yaban arısı benzeri musallat olabilecek en tehlikeli ve zararlı alışkanlıklardan biri de yeni yüzyılla birlikte insanlığın devamlı deneyimlediği sayıları gitgide artan kötü anıların yörüngesinden bir türlü kopamamaktır. Nasıl ki her sanatçı en yeni/en son özgün yapıtıyla yüceltilerek anımsanırsa, aynı durum başarı grafiği hep yükselişte kalabilmiş yöneticiler için de yüzde yüz geçerli bir durumdur. Küresel ve yıpratıcı boyuttaki terör olayları, finans ve sağlık krizleri neticesinde çoğu yetenekli yönetici günümüzde sırf kötü iş-çalışma tecrübelerinin anılarıyla semirmiş stresin idaresini yetkinlikle başaramadığından, hiç beklemediği bir anda kendisininkiyle beraber ekipdaşlarının ve unsuru olduğu lojistik kurumunun başarılı kariyerini dipsiz bir uçurumun kıyısına kolayca ulaştırabilir. Geçmiş değiştirilemeyeceği ve ancak geleceğe doğru içgörü, özgüven ve çalışkanlık üçlüsünün görece güveniyle ilerlemeye karar vermekle kötü anıların yok edici çekim gücünden kurtulabilmek mümkün olabileceğindendir ki boş “büyüklenme”ye yer bırakıl(a)maz lojistikte!

* Hemen herkes bilir ve hemen herkes de felaket getirici inanılmaz bir süratle şunu hep unutur: “Ne iş-çalışma ne de özel hayatta devamlı kaybetmekle yakınmayı kötü alışkanlık edinmişlerimize süresi değişken bir zaman diliminin bitiminde hemen hiç kimse ilgi gösterip yardım etmez ve griyle siyah arası bunaltıcı bir yalnızlığa terk eder!” Lojistik belki bu çarpıcı realiteyi ya denizyolundan, ya demiryolundan, ya karayolundan ya havayolundan ya da tüm taşımacılık birimlerinin toplamından belleğine bir nakış ustası titizliğiyle işlediğinden midir nedir, boş “büyüklenme”ye yer bırakıl(a)maz lojistikte!

4-011.jpg

* Yeryüzündeki insanların çeşitliliğinin, bilgi düzeyleriyle düşünce tarzlarındaki farklılığının ayrımına seneler önce varmış olan lojistik, günlük aktivitelerini başlıca şu ana noktalara bağlı kalarak yürütür: Sorumluluk - Etik - Saygı - Cesaret - Bütünlük - Dayanışma - Yaratıcılık - Verimlilik. Bunca ana noktadan sapmamak nasıl mümkün olabilir dersiniz? Pek tabii ki boş “büyüklenme”ye lojistikte yer bırakılmamasıyla!

* Lojistik biliminde ve sektöründe boş “büyüklenme”ye bırakılacak yer olmadığından ötürü, benim gibi “mektepli” değil “alaylı” olanların da yük ve yolcu nakliyatı ile tedarik zinciri hakkındaki detaylı araştırmaya dayalı iddiasız görüşlerini sınırlı sayıdaki ilgilenenlerle paylaşabilmelerine olanak tanınır. O zaman sözü daha fazla uzatmadan sonlandırmanın zamanıdır bence: “İyi ki çevremizdesin ve hep çevremizde olacaksın kadim, anlayışlı ve sadık dost lojistik!”

Verimli günler ve gelecek pazar yine bu sütunda görüşmek üzere.

Bu yazı toplam 1136 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096