Ti-Ro Ro'nun gözü K. Afrika'da
Kepez ? Brindisi arasında başlattığı ro-ro seferleri ile Türkiye ihracatçısına büyük avantaj sağlayan Ti Ro Ro, filosunu genişleterek başta...
Kepez ? Brindisi arasında başlattığı ro-ro seferleri ile Türkiye ihracatçısına büyük avantaj sağlayan Ti Ro Ro, filosunu genişleterek başta Kuzey Afrika ülkeleri olmak üzere yeni limanlara sefer yapmayı hedefliyor.
Ti-RoRo Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztiryaki, ?ÖTV?siz motorin satışı ve gümrük işlemlerinin hızlanması gibi kolaylıklar sayesinde, ihracatçılarımız AB?ye ihracatta büyük avantajlar sağladı. Fransa ve İspanya?ya yönelik ihraç malları taşımasında, araç başına 550 Euro ile 1000 Euro arasında sağladığımız nakliye avantajıyla ihracatçımızın rekabet gücüne katkıda bulunuyoruz? diye konuştu.
Ti Ro Ro Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztiryaki:
Hedefimiz K. Afrika, Suriye ve Malta
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) önderliğinde ihracatçıların biraraya gelmesiyle kurulan Ti-RoRo şirketi, Kepez ? Brindisi seferleri ile ihracatçılara büyük kolaylık sağlarken; gelecek dönemde filosunu genişleterek yeni ihracat pazarlarına ulaşmayı hedefliyor. Ti-RoRo Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztiryaki, çok kısa zamanda Kepez - Birindisi hattında önemli gelişmelere imza attıklarını belirterek, ?Büyük bir özveri ile ihracatçımızın lehine olan bir işe başladık. Yeni bir hattın kurulması kolay değil. 1,5 ayda ÖTV?siz mazot çıkarttık ve Kepez?i sıradan bir iskeleyken sınır kapısı yaptık. Uzun süren gümrük işlemlerini 3 ? 5 dakikaya indirdik? dedi. Öztiryaki, İtalyan ortaklarının da yaşanan gelişmelerden oldukça memnun olduklarını dile getirerek, ?İtalya?dan sonra hedeflerimizin başında Kuzey Afrika ülkeleri, Suriye ve Malta var? dedi.
Kepez ve Birindisi arasında haftada karşılıklı olarak 3?er sefer gerçekleştirdiklerini ifade eden Öztiryaki, gelişen global ekonomik koşullarda, ürün, kalite ve katma değerin yanında, hızlı ve ekonomik teslimat yollarının geliştirilmesinin de önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini vurguladı.
Öztiryaki, tüm dünya ile rekabet ettiklerine dikkat çekerek, ?Çin dünyadaki en büyük rakibimiz. Özellikle AB pazarında, Çin?e karşı erken teslimat ve kalite avantajımız var. Ti-RoRo söz konusu avantajların kullanılmasında ihracatçının rekabet gücünü artıran bir kazanç oldu? dedi.
Trakya üzerinden AB ülkelerine giden 15 bin tırın bu avantajlar kullanılarak en az 8-10 binini Ro Ro seferlerine katmayı hedeflediklerini kaydeden Öztiryaki, büyük nakliye şirketlerinin en kısa zamanda bu hattı kullanacaklarına inandıklarını belirtti.
Ti Ro Ro Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Alpaslan:
AB içine Truva Atı?nı koyduk
Ti-RoRo Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Alpaslan ise yaklaşık 37 yıldır nakliye sektörünün içinde olduğunu ifade ederek, ?AB ülkeleri ihracatımız açısından oldukça önemli. Biz Ti-RoRo ile o ülkelerin içine adeta bir ?Truva Atı? koymuş olduk. İtalyanlarla ortak olduğumuz için, İtalyan hükümeti artık Türk mallarının nakliyesinde sorun çıkmaması için bizim kadar çalışıyor. Üstelik, Ti-RoRo ile İtalya üzerinden transit taşıma yapan firmalar, ülke kontenjanına da tabi olmuyor. Kara yolu taşımacılığına nazaran ciddi avantajlar sağlıyoruz. Araçların, amortismanı, lastiği gibi maliyetlerin dışında, örneğin Fransa?ya gidiş-dönüşte 1.100 km?lik yol ve 550 Euro civarında maliyet avantajı, İspanya?ya gidişte de 3.200 km. Yol, 850-1000 Euro maliyet avantajı sağlıyoruz. Bunun yanında, İtalya-Fransa?ya karadan ortalama 70-80 saatte ulaşan araçları, biz 34 saatte ulaştırıyoruz, ihracatçının malını 1,5 günde AB?ye indiriyoruz. Teslim süresini kısalttığımız ve araç sürücülerinin AB ülkelerinde araç kullanma sürelerini büyük ölçüde azalttığımız için, Shengen vizesine son zamanlarda getirilen sınırlamalardan dolayı yaşanan sıkıntıyı da ortadan kaldırıyoruz.? dedi.
?Hakları Türk ihracatçısı için istiyoruz?
TİM?in hedefinin, Türk ihracatının önünü açmak olduğunu vurgulayan Alpaslan, ?Ortaklarımız sayesinde, İtalyan hükümeti ayrıcalıkları yalnızca, Kepez hattına tanıyacaktı, itiraz ettik.Bu hattın çalışmasındaki profit sınırlıdır. Bize ne verilirse, aynı hakların İtalya?ya taşıma yapan ro-ro hatlarına da verilmesi konusunda ısrarcı olduk. Önemli olan ülkenin ekonomik projeleridir. Sadece ihracatçı değil, Türk sanayicisinin düşük maliyetle, hızlı bir şekilde hammadde getirip satabilmesi gerekir? ifadelerini kullandı.
Bari deneyimi niçin başarısız oldu?
Bir gazetecinin ?Daha önce, Bari hattında çalışan ancak iki sefer yaptıktan sonra kapatan bir ro-ro şirketimizin yaşadıklarından sonra, aynı hatta niye ısrar ediyorsunuz?? Sorusuna ise Ti RoRo Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Alpaslan?ın cevabı şöyle oldu: ?Bu hat Trieste hattına bir alternatif olarak görüldü. İkinci seferde başarı sağlamaya başlayınca çekildiler. İlk seferlerinde 12 TIR?la; ikinci seferlerinde 34 TIR?la Bari?ye yanaştılar. Yüzde 110 bir artış olmasına karşın, 3. seferi de daha fazla TIR ile gerçekleştirselerdi, yine kendilerinin olan Trieste hattıyla rekabet yaratmış olacaklardı. Bu nedenle hattan vazgeçildi. Biz denedik, bu hat çalışmaz diye bir mantığa varılmak istendi. Ancak, bu hattın gerekli ve doğru bir seçim olduğunu düşünerek sürdürmede kararlıyız.?
?Saffet Ulusoy?un heykeli dikilmeli?
Yine bir gazetecinin artık herkesin malumu olduğu bir konuyu gündeme getirerek, UND-RODER çekişmesini dile getirdiği sorusuna ise Sedat Alpaslan şu cevabı verdi: ?Bence, ortada bir kayıkçı kavgası yaşanıyor. Ancak, bir ayrıntıyı kimsenin gözden kaçırmaması gerekir. Saffet Ulusoy?un Türk nakliyecilik sektörüne büyük emekleri geçmiştir. Saffet Ulusoy?un her Türk hudut kapısına bir heykelinin dikilmesi lazım. Saffet Bey?in bu sektöre yaptığını kimse yapamamıştır. Taşımacılığın tıkandığı 90?lı yıllarda, nakliye sektörüne kefil olmuş ve sektörün bir darboğaza girmesine izin vermemiştir. Kimsenin aleyhine konuşmaması gerekir.?
LOJİPORT







Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.