Yılbaşı itibariyle Türkiye'de yürürlüğe giren Grup Muafiyet Tebliği'nin ardından ilk yeniden yapılanma Volvo'da yaşandı. Türkiye genelinde yetkili satıcılarını yeniden yapılandıran Volvo Türkiye distribütörü Volvo Otomobil Tic. AŞ, Türkiye geneli 11 olan yetkili satıcı sayısını 3'e düşürdü.
Otomobilini servis için diğer illere götürmek istemeyen Volvo kullanıcılarından bazıları araçlarının kilometre yapmadan "çekici" ile yetkili servise götürüp tekrar kendilerine teslim edilmesini talep ediyorlar.
Rekabet Kurumu'nun 1 Ocak 2006 tarihinde yürürlüğe giren "Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği"nin 1 Ocak 2007'de işlerlik kazanmasıyla sektörde marka içi ve markalar arası rekabetin artması beklenirken uygulamalarda da yeni dönem başladı. Bunun ilk örneğini Volvo markası yaşıyor. 1 Ocak 2007 itibarıyla Türkiye genelindeki yetkili satıcılarını yeniden yapılandırma kararı alan Volvo Otomobil Ltd. yetkili satıcı sayısını yılbaşı itibarıyla 3'e indirdi. Buna göre Volvo yetkili satıcıları bugün için sadece İstanbul, Ankara, İzmir ve Denizli illeriyle sınırlı tutuldu. Bu yıl yeni aracı C30'u da Türkiye'ye ithal ederek 2 bin 500 adet satış hedefleyen Volvo Türkiye bu hedefi şimdilik 3 yetkili satıcı ile yapmayı hedefliyor. Edinilen bilgilere göre geçtiğimiz yıl Borusan Otomotiv, Otokoç gibi bazı firmalar İstanbul gibi büyükşehirlerde Volvo yetkili satıcılığı almak için görüşme yapmış ancak istenilen fiziksel şartları "yeterince k?rlı olmayacağı" düşüncesiyle yerine getirmeyip vazgeçmişlerdi.
Müşteriler endişeli
Volvo'nun yeni yıl itibarıyla aldığı karar sonrasında en çok şaşıran ise müşteriler oldu. Özellikle Antalya, Gaziantep, Kayseri ve Bursa'daki kullanıcılar alıştıkları yetkili satış servislerin devre dışı olduğunu görünce Volvo merkez ile irtibat halinde sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyorlar. Yeni düzenlemenin ilk etapta kendilerini mağdur ettiğini kaydeden tüketiciler bazı illerdeki galerilerde satılık 2. el Volvo sayısının arttığını, servis konusunda markanın önemli kan kaybedeceğini öne sürüyorlar.
Otomotivin "niş" oyuncularından biri olan ve Ford markası çatısında faaliyet gösteren Volvo, dünyada yılda 400-450 bin adet civarında araç satıyor. Tüm dünyadaki satışını 600 bine çıkarmayı hedefleyen Volvo'nun Türkiye'deki toplam binek pazardaki payı yüzde 0.5'ler civarında. Dünyadaki binek pazarda payı yüzde 1-1.5 arasında değişen Volvo, Türkiye'deki payını da yeni modellerle aynı orana çekmeye hedefliyordu. Volvo Otomobil önümüzdeki günlerde Türkiye'deki yeni satış ve servis uygulamaları konusunda kamuoyuna açıklama yapacak.
Volvo: Müşterilerimizi mağdur etmeyeceğiz
DÜNYA'nın konu hakkındaki sorularını cevaplayan Volvo Otomobil Pazarlama Direktörü Cana Reutergardh şunları kaydetti: "Grup Muafiyeti Tebliği'ne göre 31 Aralık 2005 itibarıyla tüm bayi sözleşmeleri iptal edilmişti. Biz Volvo olarak satışta niteliksel, serviste niceliksel sistemi seçtik. Yetkili satıcı veya servis almak isteyenler bize tekrar başvuruda bulundular ve biz de ilk başvuran yetkili satıcımız ile anlaşmamızı yeniledik. Volvo'nun Türkiye'deki satış hedeflerini şimdilik 4 ildeki yetkili satıcılarımızla götürmeyi düşünüyoruz. Merkezimizdeki Volvocars yöneticileri de Türkiye için aldığımız bu kararımızı destekleyerek doğru karar olduğunu belirttiler. Bize hem yetkili satış hem de servis anlamında birçok başvuru var. Bunları değerlendiriyoruz. Özellikle Volvo kullanıcılarının mağdur olmaması için Gaziantep, Bursa, Antalya, Kayseri gibi illerde gezici servisleri devreye koymaya hedefliyoruz. Bize yapılan başvuruları ücretsiz olarak en yakın yetkili servisin olduğu şehre yönlendiriyoruz. Şu anda Türkiye genelindeki yaklaşık 12 bin Volvo kullanıcısına mektup hazırlayarak yeni servis uygulama ve noktaları konusunda bilgilendirme yapacağız. Geçen yıl Türkiye'deki satış adedimiz bin 828 adetti. Bu yıl hedefimiz 2 bin 500 adede ulaşmak. Şu an yeniden yapılandırdığımız yetkili satış ağımızla buna ulaşacağıma inanıyoruz. Ülke genelindeki servis noktalarımızı ise en hızlı şekilde artıracağız."
Otomotiv Distribütörleri Derneği Genel Koordinatörü Işık Dikmen ise "Markalar, yeni tebliğ uyarınca satış ve satış sonrasında istedikleri sistemi seçmekte serbestler. Herkes kendi markasının stratejisine göre yetkili satıcı ve servis stratejisini kendi çiziyor. Bize bu konuda bilgi vermek zorunda değiller. Ancak burada önemli olan tüketicinin mağdur olmaması. Söz konusu markanın kullanıcıları eğer servis veya hizmetten memnun değillerse önce distribütöre eğer cevap alamazlarsa da tüketici derneklerine şikayetlerini bildirebilirler. Ancak böyle bir karar sonrasında marka da Türkiye'deki satış ve diğer hedeflerinin doğrultusuna en kısa zamanda tedbirini alacaktır sanıyorum. Eğer almazsa marka imajı zedelenebilir" dedi.
1 Ocak 2007 itibarıyla Türkiye genelindeki Volvo yetkili satıcıları:
Yetkili satıcı İl
Volcar AŞ İstanbul ve İzmir
Grup Mimarlık Ltd. Ankara
Akça Makina Otomotiv AŞ Denizli
31 Aralık 2006 itibarıyla iptal edilen Volvo yetkili satıcıları
Yetkili satıcı İl
Çırağan İstanbul
Tanyol İstanbul
Ulusoy İstanbul
Volan Şaşmaz İstanbul
Soygürler Antalya
Volberk Bursa
Üçtim Kocasinan Kayseri
Melike Başpınar Gaziantep
Blok muafiyeti ne getirecek?
* Sistemin amacı rekabeti artırarak, kaliteyi yukarı, fiyatları aşağı çekmek olsa da otomotivciler pratikte bunun mümkün olmadığını belirtiyor. Üretici, bayi, servis vb. otomotivin her alanında şirket birleşmeleri yaşanabilir.
* Marka kimliğine zarar vermemek kaydıyla değişik üreticilerin modelleri aynı showroom içinde farklı alanlarda pazarlanabilecek. Satış ya da dağıtım merkezi kurmada uygulanan lokasyon klozunun kaldırılmasıyla, bayiler coğrafi sınırlama olmadan ilave satış ya da dağıtım merkezi kurabilecek.
* Servis zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla, bayiler satış sonrası hizmetlerini niteliksel kıstaslara uygun yetkili servislere devredebilecek. Ancak, böyle bir devirde tüketiciye aracını bakımını yaptırabileceği servis hakkında açıklayıcı bilgi verilecek. Buradaki en önemli nokta, satışın düşük olduğu zamanlarda servis gelirleriyle ayakta duran bayilerin (ya da tam tersi) yapacakları seçimin çok hassas olması.
* Bağımsız tamircileri, yetkili servislerle rekabet edebilen bir duruma getirebilmek için, üretici teknik bilgi, eğitim, donanım ve yedek parça sağlamakla yükümlü olacak. Ancak bu hizmet makul bir ücret karşılığında verilecek.
* Belirlenecek kriterlere uygunluğu gösteren sertifikasyonları alan yan sanayi firmaları kendi markalarıyla orijinal yedek parça üretip, pazarlayabilecek. Yetkili servisler söz konusu parçaların pazarlamasını yapabilecek.
* Satış ağlarında rakip markaları istemeyen üreticiler ise, 'çeşitliliği' ortak markalarıyla sağlayacak özel anlaşmalar düzenliyor. Satış noktalarındaki çeşitliliği kontrol altına almak isteyen üretici firmalar, bayileriyle, global ölçekte ortaklıkları bulunan markalar için sözleşme imzalıyorlar.
Mehmet ALi KANTARCI - DÜNYA