YDO ruhu, kurtulunması gereken bir illet midir?

Selçuk Onur

İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, yine gündem değiştirecek bir polemiğin fitilini ateşledi. Kalkavan, DTO’nun Mart ayı olağan meclis toplantısında yaptığı konuşmada mevcut Türk denizciliğinin temel taşlarını oluşturan bir kuruma; Yüksek Denizcilik Okulu’na “YDO ruhu her yerde dolaşıyor. Ne zaman kurtulacağız bu ruhtan” diye seslendi.

Öncelikle bu sözlerin sahibi, şu an Türkiye’deki en büyük özel denizcilik üniversitesi Piri Reis’in mütevelli heyeti başkanı, yani sahibidir. Yalnızca bu nedenle bile o sözlerin Sayın Kalkavan’ın ağzından çıkması etik olmadı. 

Sayın Kalkavan, medyaya yine gollük bir pas atmıştır ama keşke salona şöyle bir göz gezdirip, bir de daha önceki meclis üyelerini üstüne katıp, ne kadar çok kişinin hassas olduğu bir konuda nasıl bir gaf yaptığını anlardı.

Yüksek Denizcilik Okulu, adı ve statüsü İTÜ Denizcilik Fakültesi’ne dönüştürülmüş çok önemli bir bilim yuvasıdır. Okul mezunları, denizlerdeki birçok gemiye süvarilik etmiştir. Her ne kadar o atmosferde hiç bulunmasam bile gözlemlerim var: Mezunların birbirlerine bakış tarzları, ağabey-kardeş korumacılığı, rütbeden de öte mezuniyet sırasına göre adı konmamış hiyerarşik bir saygı kültürü… Daha birçok özellik sayabilirsiniz.  

Geçtiğimiz günlerde İlker Meşe, KOSDER tarafından düzenlenen Gemiadamları İstihdam çalıştayında tam da bunları söylüyordu.

“Üniversitelerde üniformasız, yatılı olmadan, disiplini olmadan bizim denizci zabit yetiştirmemiz mümkün değil. Bunun uluslararası örneklerine bakınız. Amerika’ya bakın, Norveç’e bakın, Japonya’ya bakın yetişen zabitler nasıl yetişiyor. Biz ısrarla 16 ayrı üniversiteden denizci yetiştirmeye çalışıyoruz ama olmuyor. Neden olmuyor? Çünkü birbiriyle uyum sağlayamıyorlar, eğitimler farklı. Biz nasıl bu hatayı yapıyoruz buna bakmamız lazım. Eskiden neydi biz ne yapıyoruz? Zabite ihtiyaç vardı çoğaltalım dedik çoğalttık. Peki neyi kaybettik? Gemilerdeki mutlu zabitlerimizi kaybettik. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok, YÖK’ün mühendislik eğitimleri bizim sektörümüze uymuyor. Orada yetişen mühendiste üniforma yok, orada yatılılık yok, orada disiplin yok. Onlar özgür mühendis peşindeler bizim öyle bir ihtiyacımız yok. Bizim gemide çalışacak, disiplinli, ihtiyacı olan insana ihtiyacımız var. YÖK’e uymadığımız için de bir türlü istediğimiz noktaya gelemiyoruz. Önceden Yüksek Denizcilik Okulu Ulaştırma Bakanlığı’na bağlıydı. Çünkü o dönemde Millî Eğitim Bakanlığı’na uymuyordu. Şimdi de YÖK’e uymuyor. Bütün belgeleri, bütün kuralları belirleyen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı belirliyor. O yüzden yeniden fakülteyi Ulaştırma Bakanlığı’na bağlamamız gerekiyor, yatılılığın adını koymamız gerekiyor bu işin çözümü bu kadar basit”

Sayın İlker Meşe’nin sözlerinin altına imzamı atarım.

Son olarak Metin Kalkavan’a bir anımsatma yapmak zorundayım. Bakın sadece bir çırpıda aklıma gelen YDO mezunu ve aynı zamanda eski –yeni DTO üyesi denizci listesi:

  • Binali Yıldırım
  • İsmet Yılmaz
  • Salih Orakçı
  • Cemalettin Şevli
  • Olcay Özgürce
  • Özkan Poyraz
  • Hamza Taşkeser
  • Barış Tozar
  • Mehdi Gönülalçak
  • Yılmaz Onur
  • İlker Meşe
  • Feramuz Aşkın
  • İsmail Akpınar
  • Bülent Dandin
  • Levent Karaçelik
  • Levent Akson
  • Erkan Dereli
  • Tahir Sarıoğlu
  • Saim Oğuzülgen
  • Salih Zeki Çakır
  • Bülend Temur

Bakın gördünüz mü Sayın Kalkavan, meğer etrafınızda ne çok YDO mezunu varmış. Şuna da inanabilirsiniz, emin olun onlar, okuldaki günlerinde olduğu gibi hala o tahammül edemediğiniz ruhu gururla taşıyorlardır. Saygılarımla. 

Metin Kalkavan ne demişti?

https://www.lojiport.com/kalkavan-ydo-ruhundan-kurtulamadik-97599h.htm

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.