Türkiye?deki en önemli yeminli mali müşavirlik ve bağımsız denetleme firmalarından olan Moore Stephens Turkey, 450?ye yakın şirketin danışmanlığını ve bağımsız denetimini yapıyor. İngiltere?de kurulan Moore Stephens?ın Türkiye ayağı olan firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Çakır: Yabancı yatırımcıların yıllardır farkında olduğu denizcilik sektörünü artık Türkiyeli bankaların da keşfettiğini söyledi ve şöyle devam etti: ?Türkiye?de denizcilikten para kaybeden yabancı yatırımcı yoktur.?
?Kredilerin yarıdan çoğunu şirketimiz denetler?
Müşterilerinin yüzde 20 kadarının denizcilerden oluştuğunu söyleyen Çakır, ?Hemen hemen bütün denizciler, sanayici veya armatör bizim müşterilerimizdir. Denizcilikte ihtisaslaştık. Denizcilikle ilgili kredilerin yarıdan çoğunun denetimini şirketimiz yürütür. Yabancı kredi kurumları da bizi ihtisas sahibi görürler. HSH Nordbank denizciliğe en fazla finansmanı sağlayan bankalardandır. Şimdi bütün yabancı bankalar, hatta son bir - iki yıldır Türk bankaları da amiyane tabirle uyandılar. Başkalarına para kazandırmak yerine onlar da giriyorlar sektöre. Hem gemi finansmanına hem sanayiine girdiler büyük kredilerle, doğru da yapıyorlar? diye konuştu.
Çakır, şimdiye kadar yabancı bankaların uzak görüşlülüğü ve ya ihtisaslaşmalarıyla denizdeki yatırım avantajını gördüklerini söyleyerek, ?Biraz iddialıdır ama doğrudur da, Türk denizcisinde para kaybeden yabancı yatırımcı yoktur? dedi.
1983?ten beri denizcilik sektöründe olduğunu belirten Çakır, bu dönem içinde hemen hemen bütün hükümetlerin sektöre önem verdiğini ancak en somut adımların son dönemde yapıldığını ifade etti. Hükümetin sektör tercihi yaptığını söyleyen Moore Stephens Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Çakır, ?Bunları bütün teşvikleri kaldırdığı bir dönemde söylüyorum; rakip teşvikler, yatırım indirimi kalktı ama buna rağmen sektörün ve Türkiye?nin gelişimini gören bir iktidar var. En azından Ulaştırma Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı bu bilinç içinde? diye konuştu.
Moore Stephens?ın Türkiye ayağı olan firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Çakır
Veysel Çakır sektörün şikayetlerini ise şöyle anlattı: ?Tersaneciliği son derece destekliyorlar. Denizciler para kazanıyor diye klasik vergi konularında tamahkarlıklara gidiliyor. Kamu arazilerinin kullandırılması, fiyatlandırılması yönünde iyi konjonktürde sektör gelişirken, devlet pay kapmaya çalışıyor. Bence bunlar eski devlet anlayışının uzantıları. Genel olarak deniz sektörünün Türkiye?de geliştiğini ve dünyada marka olma yolunda olduğunu söyleyebiliriz. Bu çok önemli, çünkü orta çapta bir gemi imalatından doğrudan o tersanede bin kişi çalışır. Ne kadar tersaneniz varsa, sizin tezgahlarınız da siparişle doluysa onu çok kestirmeden biner kişiyle çarpın bir o kadar kişiyi istihdamda tutuyorsunuz demektir. Denizciliğin katma değer yaratan bir sektör olması Türkiye açısından çok önemli.?
?Armatörlerimizin kredisi Türkiye?den yüksek?
Türkiye?de armatörlüğün geliştiğini sözlerine ekleyen Çakır şöyle devam etti: ?Sermaye yoğun bir sektör olduğu için tıkanıklar armatörlükte. Türk armatörünün ve deniz sanayicisinin kredisi son derece yüksek. Hatta Türkiye?den yüksek. Bazı bankalar tabi hoşunuza gitmese bile Türk armatörüne yabancı bayrakta her an kredi açmaya hazır. Bunu Türk bayrağında tercih ediyor tabi Türk armatörleri. Doğru sonuçları elde ettikçe bu zorluklar da açılıyor. Devlet ne yapabilir? Arkasında dursa o bile yetiyor. Ama devletin tamahkar olmaması ve olaya sadece vergi diye odaklanmaması lazım. Yani katma değer yaratıcı yatırımların önünü kesmemesi, onları pahalandırmaması lazım. Biraz gelişmekte olan her iş koluna, devlet gelirini oradan nasıl alırım diye eski anlayışla bakmamak lazım.?
?Dünyada denizciliğin vergisi yoktur?
Dünyada denizcilikten gelen ülkelerin armatörlükten vergi almadığını belirten Veysel Çakır, ?Uluslararası işleyişi vergiye dönük olarak bütün dünyada denizciliğin vergisi yoktur. Kazançları üzerinden hemen hemen hiç vergi vermezler. Ama buna mukabil yaptıkları hizmetle kamu düzenine yardımcı olurlar. Taşıma maliyetleri vergiden dolayı artmaz, çok zor olduğu için belki öyledir. Ama dünya rekabeti içinde vergi bizde aleyhte bir unsur olarak devrededir. Orada da haksızlık yapmayalım ikinci sicilden sonra o da dünyaya ayak uydurdu. Gerçi ikinci sicil uygulamalarında vergisizlik kanunu olarak çıkmasına rağmen yine bir yerinden nasıl vergi alırız diye düşünüyorlar? dedi.
Denizin uluslararası kendi şartları olduğuna da değinen Çakır, rekabet şartları yerine gelmedikçe denizciliğin sürdürülemeyeceğini söyledi ve devam etti: ?Denizciliğin katma değerinin de yüksek olduğu ve bunun ülkeye yansıdığı anlaşıldıkça daha klasik devlet geliri elde etme çabalarından vazgeçilecektir. Bugün tüm ülkeler teşvik ediyor bu açısından denizcileri. Bırakın armatörü direkt teşvik etmeyi mesela, Almanya bir sistem geliştirdi. Tıpkı gayri menkul yatırım ortaklıkları gibi gemi işletme şirketleri kurulursa, işletmesini de Almanya?da bir şirket yapıyorsa, o şirketin hisse senetlerinden dağıtılan karları da vergilemiyor. Bunlar Türkiye?de konuşuluyor ama yapılmıyor. Ama en fazla uluslararası sektörümüz denizcilik, dolayısıyla onlarda uygulama bulacaktır. Ne kadar önce bulursa o kadar da ülke kazançlı çıkacak.?
Handan KAZANCI ? DÜNYA / PERŞEMBE ROTASI