Hollanda'nın geçen yıl Türkiye'ye sattığı, ancak yapısındaki asbest miktarını yanlış bildirdiği için Türkiye karasularına sokulmayan eski yük gemisi Otapan'ın, sanıldığı gibi 55 ton değil, 77 ton asbest içerdiği bildirildi.
Çevre Bakanı Pieter van Geel, parlamentoya gönderdiği yazıda, gemideki asbest miktarıyla ilgili yapılan son araştırmada, Otapan'ın yapısında, 77 ton dolayında asbest bulunduğunun belirlendiğini belirtti.
Otapan'ın yapısında 77 ton asbest bulunduğu, Hollanda Teknik Araştırma Kurumu TNO gözetiminde Oesterbaai adlı bir kuruluş tarafından yapılan araştırmayla ortaya çıkarıldı.
Çevre Bakanının verdiği bilgiye göre, halen Amsterdam limanında demirli olan geminin söküm ve temizleme işlemlerinin hangi firma tarafından yapılacağı, maliyetin ne olacağı ve kim tarafından ödeneceği kesinlik kazanmadı. Bakana göre, yalnızca geminin Akdeniz'deki çekim masrafları 500 bin avronun üzerinde tuttu. Verilen bilgiye göre, hükümet gemiyle ilgili yapacağı masrafları, Meksikalı eski sahibinden tahsil etmek istiyor. Çevre Bakanı daha önce bu masrafların Türkiye'den de isteneceğini belirtmişti, ancak bu defaki yazısında bundan söz etmedi.
"TÜRKİYE HAKLIYDI"
Öte yandan ana muhalefetteki Sosyal Demokrat İşçi Partisi, Otapan konusundaki tutumu dolayısıyla hükümeti sert şekilde eleştirdi. Partinin çevre sorunları sözcüsü milletvekili Diederik Samsom, sorunun büyük ölçüde hükümetin tutumundan kaynaklandığını belirterek, son gelişmenin hükümetin bu olaya yaklaşımındaki ciddiyeti açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
"Türkiye gemiyi kabul etmemekte sonuna kadar haklıydı" diyen Samsom, geminin temizleme işlemleri konusunda da kaygı duyduğunu, muhtemelen 2 milyon avroyu aşacak temizlik maliyetinin devletin üstüne kalacağını kaydetti. 1965 yılında Rotterdam'da inşa edilen Otapan adlı yük gemisine, yapısındaki asbestin çevreye ve insan sağlığına verebileceği zarar nedeniyle 1999 yılında Amsterdam limanında el konulmuştu.
Bir Meksika şirketine ait olan gemi uzun süre Amsterdam limanında demirli kaldıktan sonra geçen yıl İzmir Aliağa'da özel bir şirkete satılmış ve Temmuz ayı sonunda Türkiye'ye hareket etmişti. Ancak resmi belgelerde geminin yapısında bir ton asbest bulunduğunun bildirilmesine karşılık, gerçekte bu rakamın, 55 ton dolayında olduğu sonradan öğrenilmişti.
Yapısındaki asbest miktarının bildirilenden fazla olduğunun anlaşılması üzerine, çevre örgütlerinin de desteği ile gemi, hükümet tarafından Türk kara sularına sokulmamış ve gemi Akdeniz'de beklemeye başlamıştı. Gemi, Türkiye'den sonra hiçbir ülke tarafından temizlenmek ya da satın alınmak üzere kabul edilmeyince geri dönmek zorunda kalmış ve Eylül ayının sonunda Amsterdam limanına dönmüştü.