İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Denizcilik Kulübü ve İstanbul Ticaret Odası işbirliğiyle düzenlenen ve moderatörlüğünü Prof. Dr. Necmettin Akten?in üstlendiği ?Küresel Krizin Taşımacılık Sektörüne Etkileri? başlıklı sempozyuma öğrencilerin ilgisi büyüktü.
Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oral Erdoğan sempozyumda, krizin iktisadi açıdan değerlendirmesini yaptı. Bugünkü krizin sinyallerini 2006?da vermeye başladığını söyleyen Erdoğan, ancak bu konuda bir önlem alınmadığını, hükümetin krizin kendisini hissettirdiği bir dönemde teğet geçecek açıklaması yaptığını ifade etti. Erdoğan, ?Kamu özel sektörün yaşadığı sıkıntıları kolaylıkla ekonomik sıkıntı olarak kabul etmiyor. Sıkıntı kamu kesiminde hissedildiğinde ekonomik sıkıntı var deniliyor. Önlemler yetmezse tedbirler alınmazsa dolar 4 TL olabilir" dedi.
Krizle ilgili tahminlerde bulunan Erdoğan, 40 güne kadar Türkiye ekonomisinde sıkıntıların artacağını, temmuz başında hafif bir iyileşme yaşanabileceğini, ancak kasımdan itibaren yine büyük bir sıkıntı beklendiğini açıkladı.
Kaya: Tersine küreselleşme kapasite fazlası yarattı
Uluslararası Nakliyeciler Derneği İcra Kurulu Başkanı Mine Kaya, taşımacılık sektörünün 2008 yılından beri değil, 2007 yılından beri krizin içinde olduğunu ifade ederek, ?2008 yılında meydana gelen küresel kriz zaten sıkıntı içinde olan sektörü daha da büyük bir sıkıntı içine soktu. Küresel ekonomi nedeniyle Avrupa?da veya ABD?de yaşanan ekonomik sıkıntılar dalga dalga yayılarak tüm ülkeleri aynı oranda olmasa bile etkilenmeye başladı. Gelişmiş ekonomilerdeki ithalat talebinin azalması, akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar lojistik sektörüne önemli maliyetler getirdi. Batıyla Çin arasındaki mal alışverişi başta olmak üzere küresel ticaretteki daralmalar çok uluslu şirketleri sıkıntılara soktu. Bu da tersine küreselleşme dediğimiz olguyu doğurdu. Bu nedenle de kapasite fazlaları ortaya çıktı. Bundan da en çok zarar gören sektörlerden bir tanesi lojistik sektörü oldu? diye konuştu.
Demirtaş: Gemi inşa desteksiz yürüyor
Gemi İnşa Genel Sekreteri Süheyl Demirtaş, ?Dünya gemi inşa sanayindeki rekabet koşulları, ekonomik belirsizlikler, yeni inşa navlun fiyatlarındaki radikal düşüş, rekabet koşullarını etkileyen destek ve teşvikler, teknolojik gelişmeler ve verimlilik artırma zorunluluğu, ülkemize özgü koşullar ve global kriz bir araya geldi ve gemi inşa sanayimiz bugünkü konumuna ulaştı. Gemi siparişleri alınamamaktadır. Alınan siparişlerin bir bölümü de iptal edilmiştir. Bir kısım tersanemiz kapanma noktasındadır. Ama devletten destek bulamıyoruz, geldiğimiz noktaya kadar devletin hiçbir desteğini görmedik? dedi.
Kazalar konusuna da değinen Demirtaş, ?Gemi inşa, ağır sanayidir. Kazaların olmasını istemesek de oluyor. Üstelik sadece bizim ülkemizde olmuyor. Ama medyanın saldırısına uğradık. Sektöre sahip çıkılmadı? diye konuştu.
Sarıoğlu: 3. Dünya Savaşı?nı parayla yaptılar
Sarıoğlu Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Sarıoğlu da; denizdeki navlun krizinin sadece Türkiye?ye bağımlı olmadığını söyleyerek, ?Armatörlerin yaşamakta olduğu krizin en büyük nedeni aldıkları ikinci el gemilerin yaşlı olmasıdır. Oysa bugün artık yük sahipleri yüklerini yeni gemilerle taşıtmak istiyorlar? şeklinde konuştu.
3. Dünya savaşının bu kez parayla yapıldığını savunan Sarıoğlu, ?Denizciler ve armatörler ancak taşınacak yük olursa iş yapabiliyorlar. Bu krizden en çok dökme yük gemileri etkilendi. Armatörler para kazandıkları 2003-2007 döneminde gemilerini yenilemeye giriştiler. Finansal kriz bunların hepsini durdurdu. Şu anda Türkiye?de 29 Mart seçimleri gündemde ve her şey seçime endeksli oldu. Biz kendi yağımızla kavrulmak istiyoruz? dedi.
Davran: Devlet izleyici olmaya devam ediyor
TOBB Deniz Meclis Üyesi Arif Davran ise şunları söyledi: ?Dünyada yaşanan bir kriz mutlaka Türkiye?yi de etkiler. Devlet sadece izleyici olmaya devam ediyor. Türkiye?nin 3 tarafı denizle çevrili. Ama denizciliğe hiç devlet desteği yok. Türk armatörleri de, dünya armatörleri de krize çok kötü yakalandı. Bu ortamdan çıkmanın yegane yolu devletin ulaştırma sektörüne destek vermesidir. Karayolunda uygulanan hurda indirimi, denizcilik sektörü için de düşünülebilir. Çünkü, özellikle kosterde yaşlı gemilerin sayısı oldukça fazla.?
Esin: Marmara limanları transit hareketleri kaybedebilir
GİSAŞ Genel Müdürü Gökhan Esin kriz öncesinde talebe yönelik önemli bir yük hareketi olduğuna dikkat çekerek, kriz sonrasında talebin azalmasının özellikle konteyner taşımacılığını etkilediğini kaydetti. Esin, ?Özellikle Avrupa ülkelerinde tüketime yönelik teşviklere rağmen bir ilerleme yok. Geleceğe yönelik iyimser bir tablo çizemiyoruz. Ama 2010?un ilk yarısında bir iyileşme olabilir? dedi
?Tonajların artması ve taşımacılık şirketlerinin elindeki gemi sayısının çoğalması işletmecilere ekonomik bir gerçeği göstermiştir? diyerek sözlerine devam eden Gökhan Esin, ?Limanlara daha az uğramak, zaman tasarrufu ve maliyet açısından ekonomik bir avantaj. Az sayıda ve büyük limanlara uğrak yapılması daha etkili oluyor. Dolayısıyla Karadeniz limanlarına yapılacak bazı yatırımlarla Marmara Limanları transit hareketleri kaybedebilir? açıklamasında bulundu.
Onur: GİSBİR ve DTO?nun kriz politikası yok
Perşembe Rotası Editörü ve Lojiport Genel Yönetmeni Selçuk Onur da, sempozyumda yer alarak taşımacılık sektöründeki krizin medyaya yansımasını değerlendirdi. Onur; meydana gelen tersane kazalarında GİSBİR?in krizi iyi yönetemediğini ve medyanın da, sessizliği ?suçluluk? belirtisi olarak algıladığını söyledi. Denizcilik konusunda yetkin olmayan ulusal medyanın, eksik enformasyonlara dayalı haber yapmak durumunda kaldığına değinen Onur, bunun da bilgi kirliliği sonucunu doğurduğunu açıkladı.. Deniz Ticaret Odası?nın da meydana gelen filika kazasını, üzerinden 1 ay geçtikten sonra gündemine aldığını ifade eden Selçuk Onur, Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan?ın ancak 1 ay sonra ?3 kişinin katili hatalı imal edilmiş filikadır? açıklaması yaptığını dile getirerek, ?Fakat, o bir ay içinde dünyada önemli bir yeri olan gemi inşa sektörümüz, medya tarafından şamar oğlanına çevrilmiştir? diye konuştu.
Global kriz ?geliyorum? işaretleri verirken Adana Yumurtalık bölgesinde 5 tersane, Yalova Altınova?da yeni bir Tuzla yaratma girişimlerinin sorgulanması gerektiğini belirten Selçuk Onur; dünyada arz fazlalığı olduğunu ve yeni tersanelerin müşteri bulmakta sıkıntı yaşayabileceklerine dikkat çekti. Çok doğru bir proje olarak başlayan UN Ro-Ro?nun satılmasını da olumlu bir adım olarak nitelendiren Onur; ?UN Ro-Ro 900 milyon Euro?ya satıldı. Bu ortamda o fiyatı bulması mümkün değildi. Türkiye, bu satıştan kazançlı çıkmıştır? diye konuştu.
Prof. Erdoğan: Dolar, füze gibi fırlayıp 4 TL?yi bulabilir
Sempozyumda söz alan Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oral Erdoğan, kendi geliştirdiği bu yöntemle Türkiye ekonomisinin geleceğine yönelik ilginç tahminlerde bulundu. İşte Erdoğan?ın tahminleri:
- 40 güne kadar Türkiye ekonomisinde sıkıntılar artacak.
- Haziran ayının ikinci yarısında önemli bir sıkıntı görülüyor.
- Temmuz başında hafif bir iyileşme var, bu iyileşme 1-1,5 ay sürebilir.
- Önlemler yetmeyip tedbirler alınmazsa Dolar 4 TL olabilir.
İlhan DUMAN ? PERŞEMBE ROTASI