Soli Gemi Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Başak, Kocaeli'nde 30 ayda 102 bin metrekareyle Türkiye'nin en büyük tersanesini kurduklarını ve 20 bin deight weight ton (DWT) ile Türkiye'de en büyük kimyasal tankeri ürettiklerini bildirdi.
Başak, yaptığı açıklamada, Kocaeli Serbest Bölgesi'ndeki tersane inşaatına yer tahsisinin ardından 2005 yılının eylül ayında başladıklarını, araziye, bataklık olduğu için uzunlukları 18 ile 60 metre arasında değişen 2 bin 700'ün üzerinde kazık çaktıklarını söyledi.
Tersanenin, 2006 yılının mayıs ayında yüzde 30-40 oranında tamamlandığını ve ilk geminin sac kesimine başladıklarını anlatan Başak, ''Bir yandan tersanemizi inşa ettik, diğer yandan da gemi ürettik. 30 ayda 25 bin metrekaresi kapalı, 102 bin metrekare ile Türkiye'nin en büyük tersanesini kurduk. 29 Eylül 2007'de 150 metre boyunda, 23 metre genişliğinde, 20 bin DWT ile Türkiye'de üretilen en büyük kimyasal tanker 'Letizia Effe'yi denize indirdik. Şu anda 'Letizia Effe' ile birlikte denize indirilmiş 'LS Enn' adlı 5 bin 800 DWT'luk bir kimyasal tankerimiz daha var'' dedi.
Başak, Letizia Effe'yi İtalyanlara, LS Enn'i ise Hollandalı bir firmaya sattıklarını, tankerleri bir süre sonra teslim edeceklerini belirtti.
Kızakta ve üretim bandında 4'ü büyük, 2'si küçük geminin yapımının sürdüğünü ifade eden Başak, ''Tersanemizin bir farklılığı da Güney Kore, Japonya'daki dev tersaneler gibi seri halde, sipariş beklemeksizin üretim yapmasıdır. Gemilerin tamamını grubumuz finanse ediyor. Satamadığımız gemileri filomuza katacağız'' diye konuştu.
Başak, kızaktaki 20 bin DWT'lik iki gemi ve bunlardan sonra üretilecek iki 20 bin DWT'lik bir gemi için Yunanlı bir firma ile görüşmelerinin devam ettiğini bildirdi.
''TÜRKİYE'DE DE BÜYÜK GEMİ ÜRETİMİNE BAŞLANDI''
Türkiye'de şimdiye kadar, Tuzla'daki tersanelerin yapısı nedeniyle genellikle 3, 5, 7 bin DWT'luk küçük tankerler üretildiğini, Kocaeli Serbest Bölgesi'ndeki tersanelerin kurulmasıyla üretimin bir anda 20 bin DWT'lara çekildiğini dile getiren Başak, ''Tersanemizin 15 numaralı gemiye kadar yapacakları belirlenmiş durumda. Kimyasal tanker serisinin ardından 32 bin DWT'lik kuru yük gemilerinin yapımına başlayacağız. Bu seride de 4 kuru yük gemisi üreteceğiz'' dedi.
Gemilerin dizaynının önceden yurt dışında yapıldığını, bunun teknolojinin gelişmesiyle son yıllarda tersine döndüğünü dile getiren Başak, kendi gemilerinin bütün projelerini Türk mühendislerin hazırladığını ve Türk işçiler tarafından üretildiğini söyledi.
Yalnızca gemilerde kullanılan ana makine, jenaratör, dümen makinesi gibi panellerin Türkiye'de üretimi olmadığı için ithal edildiğini anlatan Başak, tersanelerinde 350'si kadrolu, geriye kalanı taşeron işçi olmak üzere bin 500 işçinin çalıştığını, kadrolarında 30'u mühendis bulunduğunu kaydetti.
''SEKTÖR CİDDİ BİR DEĞİŞİM GEÇİRDİ''
Türkiye'de gemi sanayinin ciddi bir değişim geçirdiğini vurgulayan Başak, şunları kaydetti:
''Bize artık 3 bin, 5 bin DWT'lik tanker üreten tersaneler gözüyle bakılmıyor. Biz ve komşularımız 15 bin ve üzeri DWT'lik tanker üretiyoruz. Metin Kalkavan, 180 bin DWT'lik bir geminin hazırlığını yapıyor. Türkiye'de bunlar lafı edilemeyecek işlerdi.
Gemi sanayimiz dünyada 5. sırada. Kalite olarak da hiçbir ülkenin altında değiliz. Kalitemiz, Çin'de üretilen gemilerle kıyaslanamaz bile, Kore ile eşit durumdayız, Japonya teknolojiyi çok daha yoğun kullandığı için bizden biraz daha iyi durumda.''
''KOCAELİ'NDEKİ TERSANELERDE ÖLÜMLÜ İŞ KAZASI YAŞANMADI''
Başak, son dönemlerde Tuzla'daki tersanelerde yaşanan ve gündemi meşgul eden iş kazalarını da değerlendirdi.
İş kazalarında yasa gereği firma sahiplerinin de sorumlu olduğunu ifade eden Başak, şöyle devam etti:
''Tersanemde taşeron işçisine de bir şey olsa bunun sorumlusu benim, yargıda ben hesap veririm. Bu nedenle her türlü önlemi almaya çalışıyoruz, iş kazalarında hepimiz sorumluyuz. Ama genel bir mantık problemimiz var. İşçilerin çoğunluğu, 'kaza olur, ama benim başıma gelmez' düşüncesinde. Henüz bu düşünceyi kıramadık.
KOSBAŞ'da bulunan 7 tersanede 4-5 bin işçi çalışıyor. Tersanelerin kurulmaya başladığı yaklaşık 35 aylık sürede ölümlü iş kazası olmadı. Bu riski sıfıra indiremeyiz ama tedbir alabiliriz, böyle de yapıyoruz.''
LOJİPORT