Araçüstü ekipmanları sektöründe yer alan aktörlerin hep bir ağızdan dillendirdiği büyük bir sorun var: Merdiven altı üretim… Sektörün önde gelen kuruluşlarından biri olan Araçüstü Ekipmanları Derneği de, aynı konudan şikayetçi. ARÜS-DER olarak sorunun çözümü için gerekli resmi kuruluşlarla sürekli irtibat halinde olduklarını söyleyen Dernek Başkanı Burhan Fırat, ne yazık ki merdiven altı üretimin önüne geçmeyi bir türlü başaramadıklarını ifade etti. Lojistik Ekipmanlar Dergisi okuyucuları için sektörün genel bir değerlendirmesini yapan Fırat, ucuz malzeme ve iş gücüyle standart dışı imalat yapan firmaların sektörün gelişimini engellediğine dikkat çekti.
“YAPTIRIM GÜCÜMÜZ YOK”
ARÜSDER olarak merdiven altı üretim yapan firmaların önlenmesi için doğrudan bir yaptırımlarının olmadığını söyleyen Dernek Başkanı Burhan Fırat, çözümün, yasaların, yönetmeliklerin ve standartların gerektiği biçimde uygulanıp sıkı bir şekilde denetlenmesiyle mümkün olduğunu kaydetti. Bu doğrultuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TSE gibi kurumlarla sorunların çözülmesi adına sürekli bilgi alışverişi içinde bulunduklarını söyleyen Fırat, “Bunların yanı sıra, bu tür faaliyetler içerisinde bulunan firmalarımızı Türkiye ve dünya standartlarında üretim yapmalarının gerekliliği konusunda eğitici ve de bilgilendirici seminerler düzenlemekteyiz. Sektörümüzün en ciddi sorunu ucuz malzeme ve iş gücüyle standart dışı imalat yapan firmalardır. Bu tür firmalar her geçen gün sektörümüzdeki kaliteyi düşürmektedir ve haksız rekabete yol açmaktadır. Bunun yanı sıra, üretilen üstyapıların belgelendirilme konusunda üreticilerimizin ciddi sorunları bulunmaktadır. Fakat bunlar aşılamayacak sorunlar değildir. Dernek çatısı altında, resmi kurumlar ve araç üreticileriyle bir araya gelerek bu sorunları kolaylıkla çözebiliriz” diye konuştu.
“MERDİVEN ALTI ÜRETEN BİZDEN DEĞİLDİR”
Sektörel sivil toplum örgütü sıfatıyla sektörün tamamını kapsayacak çalışmalar yapmaya gayret ettiklerini söyleyen Burhan Fırat, ARÜSDER’in, bünyesinde oluşturduğu 16 teknik komite ile sektörün tamamına hitap eden hizmetler sürdürdüğünü söyledi. Belirli dönemlerde bir araya gelen teknik komisyonların, sektörün sorunlarını belirleyip çözümlendirmek adına çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Fırat, toplantılardan çıkan sonuçların dernek kanalıyla resmi ve özel kurumlara iletildiğini söyledi.
Türkiye’de yaklaşık 2 bin 500 civarında üretim yapan firma bulunduğunu hatırlatan Başkan Fırat, ARÜS-DER’in neden yalnızca 76 üyesinin bulunduğunu şu sözlerle açıklıyor: “Dikkatli bakıldığında bu firmaların birçoğunun gerekli standart ve kurumsallığı yakalayamadığını yani standartlara uygun üretim yapamadığını görmekteyiz. Bu hususta derneğimizin önceliği üye sayısının çok olmasından ziyade dünya standartlarını yakalamış, sivil toplum örgütü olma bilincinde ve kurumsal üyeleri olmasından yanadır. İlk hedefimiz sektör mensuplarını kaliteli üretim yapma, sivil toplum örgütü olma yönünde bilinçlendirmektir. Akabinde üye sayımızın çok kısa bir süre içerisinde artacağına inanıyoruz. Bunun en büyük göstergesi 2010 yılının Ekim ayında 18 olan üye sayımızın, 2012 yılı Şubat ayı itibariyle 76 üyeye yükselmesidir.”
“FUARLARIN GÜCÜNÜ KULLANIYORUZ”
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de ilk kez 2011 yılında düzenlenen ve bir ihtisas fuarı olan Araç Üstü Ekipmanlar Fuarı’na imza atan ARÜSDER, ulusal ve uluslararası platformda sektörün önünü açmak için çalışmalarını sürdürüyor. Geçen sene düzenlenen uluslararası fuarların birçoğuna katılarak kurulan stantlarda ülkemizi, sektörü tanıttıklarını söyleyen Burhan Fırat, “ARÜSDER olarak bu yıl ki hedefimiz ise 2. Araçüstü Ekipman Üreticileri Fuarı’nın geçen yıla göre daha başarılı geçeceğini umarak; Marmara Belediyeler Birliği ve İl Özel İdareleriyle yapılan protokollerle, belediye başkanları, yerel yönetimlerin idari amirlerinden oluşan yaklaşık 600 kişilik ziyaretçi ve Ekonomi Bakanlığı tarafından yurtdışı alım heyeti getirilerek derneğimizi ve sektörümüzü daha iyi tanıtıp ziyaretçi sayısında önemli bir artış yakalamaktır. Fuarların gücünü kullanıyoruz.Derneğimiz bunun yanı sıra 7-11 Mayıs 2012 tarihinde Almanya’ da düzenlenecek olan IFAT Münih 2012 Çevre Fuarına katılarak üyelerimiz için hazırlanacak olan çok dilli sektör tanıtım kataloğunun fuar süresince dağıtımını yapmayı planlıyor” diye konuştu.
“BİZ BİR BÜTÜNÜZ”
Sektördeki ticari araç ve lojistik firmalarıyla sürekli görüşerek fikir alışverişinde bulunduklarını söyleyen Burhan Fırat, araçüstü ekipman üretiminin tek başına düşünülemeyeceğine dikkat çekti. Bunun için zaman zaman firmalarla işbirliği yaptıklarını kaydeden Fırat, “Üretilen şasi araçlarının tamamlanabilmesi, adlandırılabilmesi için bir üstyapıya yani araç üstü ekipmana ve doğal olarak da ortaya çıkan ürünü sunmanız gereken bir tüketiciye ihtiyacınız olacaktır. Biz bir bütünüz. Bu bağlamda ne alt yapıcı ne üst yapıcı ne de tüketici birbirlerinden ayrı ve bağımsız düşünülemez. Üretim esnasında ortaya çıkabilecek sorunları asgariye indirebilmek amacıyla araç üreticileriyle sürekli temas halindeyiz. Bu yıl içerisinde Ford Otosan grubuyla sektör sorunlarını belirleyip çözümlendirmek adına ‘’ARÜSDER-Ford Otosan İşbirliği’’ çalışma komisyonu oluşturduk ve daha birçok araç üreticisiyle de bu tip işbirliği komisyonları oluşturmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“AVRUPA VE ASYA’NIN ÜRETİM ÜSSÜ HALİNE GELECEĞİZ”
Dernek Başkanı Fırat, araçüstü ekipmanları sektörünün geldiği noktayı ise şu şekilde özetledi: “Dernek olarak sektörümüzün şuan ki durumunu özetlemek istersek, üretim teknolojisi ve fiyat anlamında dünya ülkeleriyle rekabet edebilecek konumda bulunmaktayız ve yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapmaktayız. Dünya genelinde uluslararası standartlarda üretilen ürünleri aynı kaliteyle ve daha düşük maliyetle üretebilmekteyiz. Fakat düşük fiyatlı ve kaliteli üretim yapmak bir noktada yetersiz kalabiliyor. Bununla doğru orantılı olarak ürettiğiniz ürünleri dünya pazarına da arz etmeniz gerekiyor. Bu noktada, üretilen ürünleri dünya pazarına tanıtıp arz edebilirsek inanıyoruz ki araçüstü ekipman üretim sektörü büyümesini daha hızlı gerçekleştirecektir. Umut ediyoruz ki çalışmalarımız sonunda Türkiye üstyapı sektörü, Avrupa ve Asya’nın üretim üssü haline gelecektir.”
Burak GÜNER / LOJİPORT