?Basit hata ve eksikliklerden dolayı yabancı limanlarda tutulan gemilerden yurtdışına transfer edilen paralar ile her yıl 2 yeni inşa Suezmax tanker alabiliriz? işte bu sözlerle anlatıyor tablonun ne kadar önemli olduğunu Fikret Hakgüden. Uzun yıllar Denizcilik Müsteşarlığı?nın IMO Türkiye Temsilciliği görevini yürüten Hakgüden, Londra?da NTC (Nautical Trade Company) adlı bir şirket kurdu. NTC, armatörlük ve denizcilik kuruluşlarına her türlü sorunda uluslararası açılımlar sunmayı hedefliyor.
İştigal alanı uluslararası denizcilik ve deniz hukuku olan NTC, tüm bayraklara gemiadamı arzeden ve gemiadamı yönetim (crew management) firmalarını teşvik eden devlet ve akademik destekli sistemle, Türk ve yabancı armatörlere tek seferde tüm hizmeti sunma (one stop shop) amacında.
Filipinler, Ukrayna gibi ülkelerin üst ve alt düzey gemi adamı eğitim ve belgelendirme faaliyetlerini organize etmeyi başardıklarını ifade eden Hakgüden, ?Artık tüm bayraklara gemiadamı arzeden ve gemiadamı yönetim (crew management) firmalarını teşvik eden devlet ve akademik destekli sistemler kuruluyor. Türkiye?de de böyle bir crew management firması olmadığı için, bu boşluğu doldurmak üzere firma kurma kararı aldım. Amacım, mevcut firmaların da bu şekilde çalışmasına olanak sağlayacak öncü altyapıyı oluşturmak. Kısaca, armatör hiçbir personeli tanımadan ve personel konularıyla uğraşmadan, gemisini adeta çıplak kira gibi donatabilecek. Ayrıca ülkemizde eksikliği hissedilen güncel İngilizce seminerleri düzenleyip, konularında uzman yabancıların katılmasını sağlayarak, Türk gemiadamlarının uluslararası alanda her zaman iş bulabileceği sertifikalara sahip olmasına yardımcı olacağım. Tabii ki bu konu sadece İngilizceyi akıcı konuşup yazabilen kişilere yonelik olacak? açıklamasını yaptı.
Tutulma ve kazaya karşı kriz yönetimi
Küçük ölçekli armatörlerin, tonaj ve gemi sayılarının azlığından kaynaklanan handikapla, uluslararası deneyime sahip firmaların network?ünden yararlanmaları oldukça güç. Çünkü, bu firmaların öne sürdükleri faturaların altından kalkmak kolay değil. Ayrıca, uluslararası deneyime sahip bu firmalar, küçük tonajlı ve yaşlı gemilerden oluşan filolarla da çalışmaya pek sıcak bakmıyor. İşte, Fikret Hakgüden?in NTC?sinin kuruluş nedenlerinden biri de bu. ?NTC?yi bu yönde teşkilatlandırdım? diyen Hakgüden, nasıl gerçekleştirdiğini de şöyle anlatıyor: ?Ülkemizdeki firmalar, büyük ölçekte ortaya çıkabilecek sorunları çözebilecek network?e sahip değil. Bu nedenle, tutulma, kaza vb. deniz rizikolarına karşı anında tepki verecek, en düşük maliyetle sorunları çözebilecek ve düşük ölçekli firmalara da kucak açabilecek bir yapı henüz oluşmadı. Kriz durumlarında, yönetime düşük bir meblağ karşılığında yardımcı olacak şekilde teşkilatlanmış ve uluslararası networku olan firmanın eksikliği çok hissediliyor. Bu nedenle, yeni bir açılım yapmak üzere kurduğum firmayı bu yönde teşkilatlandırdım. Armatörler, gemi tonajı ve adedi ne olursa olsun, kendi şirket personeliyle işbirliği içinde ve çok cüzi bir fiyatla her türlü kriz yönetimini ve kaza sonrası olabilecek tazminat ve çevre kirliliği cezalarını en asgari seviyede çözümleyecektir. Bir örnek vermek gerekirse, basit hata ve eksikliklerden dolayı yabancı limanlarda tutulan gemilerden yurtdışına transfer edilen paralar ile her yıl iki adet yeni inşa Suezmax tanker alınabileceğini söylemek olayın gerek gemi sahipleri gerek ülke açısından kaybını ortaya koyacaktır.?
Bayrak Devleti ve off-shore şirket temsilciliği
Uluslararası denizcilikte yaygın olan kolay bayrak sicili bilindiği üzere ülkemiz armatörleri tarafından yaygın olarak kullanılmakta ve hatta gemiler de, Off-shore şirketlere kaydedilmektedir. Bunun gemi sahiplerine sağladığı maddi yararların oldukça fazla olduğunu söyleyebiliriz. Fikret Hakgüden, bunca avantajının yanı sıra, gerek armatörün, gerekse de, Bayrak Devleti sicil memurunun bazı haklardan habersiz olduğunu savunuyor. Türk armatörlerin yabancı bayrağa kaydettikleri gemileriyle ilgili bir Liman Devleti Kontrolu sonucunda tutulma, kaza veya olumsuz bir durumla karşılaştıklarında Bayrak Devletinin kendilerine sağladığı olanaklardan yararlanmak için talepte bulunamadıklarını söyleyen Hakgüden, ?Çünkü Bayrak Devletlerinin bazılarının sicil memurları dahi hak ve yükümlülüklerini bilmemektedir. Benim yetki aldığım bayrak temsilciliklerinde sadece sicil kaydı ve ilgili belgelerin temini değil, olumsuz durumlarda Bayrak Devletinin yapması gereken başvuru ve yazışmaların dahi taslakları hazırlanarak ilgili Bayrak tasdikiyle muhataplara gönderilmekte ve böylece gerek gemi sahibinin bayrak devletine karşı tüm hak ve yetkileri güvence altına alınmakta, gerek Bayrak Devletinin liman devletinin haksız ve yersiz tutmalarına karşı bayrak devletinin saygınlığı korunarak, kara listeye girmesi önlenmektedir. Bu şekildeki bir çalışma yöntemi ülkemizdeki bayrak temsilciliklerinin yaygınlaşmasına ve yaygın bir kazanç kapısı olmasına yol açacaktır? diye konuşuyor.
Tekne ve Makine (H&M), Koruma ve Tazmin (P&I) sigortaları
Armatörlerimizin yurtdışına para transfer etmek zorunda kaldığı en önemli konulardan birisinin de, sigortalar olduğunu belirten Fikret Hakgüden, bu konuda da şunları söylüyor: ?Türkiye?deki brokerlerin türlü zahmetle ve yoğun çabaları sonucunda aldıkları %10?luk komisyonlar dışında primlerin tamamı yurtdışındaki sigorta şirketlerine ve klüplere gitmektedir. Bu arada gerek armatörlerimizin gerek gemicilik şirketlerinin poliçeleri irdeleyerek kendilerine düşen görevleri yerine getirmemeleri ve herhangi bir kaza durumunda yapması gereken faaliyetleri ve belgelendirmeyi gereken şekilde yapmamalarından dolayı, primler odenmesine rağmen söz konusu sigorta şirketlerinden tazminatlarını alamamalarına yol açmaktadır. Dolayısı ile yapılan sigortalar geminin seferi için alınması zorunlu belgeler olması haricinde esas fonksiyonunu yerine getirmemektedir. Bugüne kadar katıldığım örnek davalardan edindiğim tecrübeye göre durum içler acısıdır. Bu durum beni deniz sigortaları konusunda da Türkiye?deki uygulamalardan oldukça farklı ancak yabancılar tarafından uygulanan yöntemin ülkemizde tesis edilmesi gayretine yöneltmiştir.?
İngiltere?nin tüm deniz geliri hukuktan
Deniz ticaret hukukunun, hukukçular ve ülke açısından oldukça yüksek gelir getiren bir sektör olduğunu sözlerine ekleyen Fikret Hakgüden, ?Üzücü bir gerçektir ki ülkemizde deniz ticaret hukuku genel ticaret hukuku içinde bir alt dal olmaktan kurtulamamıştır. Yeni hazırlanan taslak Ticaret Kanununda da aynı hata devam etmektedir. Admiralty law gibi Turkiye?nin de Ticari Denizcilik Yasasını çıkarması özellikle genç yetenekli hukukçularımızın önünü açacak ve Türk meslekdaşlarımın uluslararası deniz hukuku firmalarında iş bulmalarını kolaylaştıracaktır. İngiltere?nin denizcilik alanındaki tüm gelirinin hakemlik ve mahkemeler sayesinde avukatlar tarafından yaratıldığını söylemek olayın boyutunu ortaya koyacaktır. Bu kapsamda, ülkemizde de seminer ve konferanslar ile deniz hukukuyla ilgilenen genç hukukçuların sayısını artırmak için tüm ilgili birimler üzerlerine düşeni yerine getirmelidir? diyerek sözlerini tamamlıyor.
Nautical Trade Company?nin faaliyetleri
- Tüm bayraklara gemiadamı arzı
- Konunun uzmanlarıyla Türkiye?de denizcilik seminerleri düzenlemek
- Tutulma ve kazalara karşı kriz yönetimi
- Siera Leone, Kiribati, Tuvalu bayrak devleti temsilcilikleri
- Deniz sigortaları hizmeti ve danışmanlığı
- Deniz hukuku hizmetleri
Selçuk ONUR ? PERŞEMBE ROTASI