Kriz Mersin Limanı'nı da vurdu

Türkiye'nin en geniş limanı olarak öne çıkan Mersin Limanı da global krizden nasibini aldı. 3 aylık zaman diliminde limandaki konteyner hareketleri yüzde...

Türkiye'nin en geniş limanı olarak öne çıkan Mersin Limanı da global krizden nasibini aldı. 3 aylık zaman diliminde limandaki konteyner hareketleri yüzde 20 azalırken, toplam kargodaki düşüşün de yüzde 23.4'e ulaştığı açıklandı.

Gelişmeleri değerlendiren Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Genel Sekreter Yardımcısı Halil Delibaş, kent açısından denizciliğin temel ve odak noktasının Mersin Limanı olduğuna dikkat çekerek, uzun yıllar TCDD Genel Müdürlüğü tarafından işletilen limanın 11 Mayıs 2007 tarihinde 36 yıllığına özelleştirildiğini, açılan ihaleyi de 755 milyon dolarla Akfen/PSA ortaklığının kazandığını hatırlattı. Özelleştirmeden beklentilerin yüksek olduğunu vurgulayan Halil Delibaş, açılan davalar ve bu süreçte yaşanan zorluklara, devir sonrası ilk dönemde yaşanan sıkışıklıklara rağmen limandaki ilk 1 yıllık değerlendirmelerde TCDD tarafından işletilen son 1 yıl ile karşılaştırıldığında önemli artışlar tespit edildiğini anlattı.

Delibaş, "Limanı devraldığında olumlu bir trend yakalayan Mersin Limanı işleticisi, ülkemizde ve dünyada geçen yaz başlayan ekonomik krizden de doğal olarak etkilendi. Limandaki konteyner hareketlerinde 2008 yılı Ekim ve Kasım aylarında önceki aylara istinaden önemli düşüşler görülmüştür. Bu kısa vadeli değerlendirme bile Mersin Limanı'nın krizden etkilendiğini ve bu etkinin devam edeceğini gösteriyor. Eylül ve Kasım ayı arasındaki konteyner miktarları kıyaslandığında; 3 aylık zaman diliminde limanda yüklenen konteynerde yüzde 15, boşaltılan konteynerde de yüzde 25.4'lük bir azalma meydana geldi. Toplam konteyner hareketindeyse yüzde 20'lik bir azalma görülmektedir" dedi.

2008 yılı Ekim ve Kasım aylarındaki düşüşlerin dikkat çekici olduğunu kaydeden Delibaş, belirtilen dönemde Mersin Limanı'nda yüklenen malda yüzde 26.2, boşaltılan kargo miktarında da yüzde 21.3'lük bir düşüş yaşanırken, toplam kargodaki düşüşün de yüzde 23.4 olduğu bilgisini verdi. 2008 yılının söz konusu döneminde toplam kargonun 4'te 1'lik bir bölümünde çok ciddi bir azalış olduğunu anlatan Halil Delibaş, "Bir önceki eylül-ekim-kasım aylarının verileriyle 2008 yılının aynı dönemini kıyasladığımızda da yine toplamda bir yıl öncesinin verilerine ancak yaklaşıldığı görülecektir. Burada özellikle ekim ve kasım aylarındaki düşüşler dikkat çekicidir" diye konuştu.

Mersin Limanı'nda elleçlenen öncelikli mal grupları incelendiğinde de önemli düşüşlerin göze çarptığını belirten Delibaş, söz konusu malları ihraç ve ithal edenlerin de global krizden doğrudan etkilendiğini vurguladı. Delibaş, elde edilen verilerin de Mersin Limanı'nı dolayısıyla limanla iş yapan nakliyeci, acente, gümrükçü, kumanyacı, stivedor gibi sektörleri olumsuz etkilediğini savundu. Delibaş, limandaki konteyner ve kargo hareketleriyle ilgili olarak; 2007 ile 2008 yılı karşılaştırıldığında 2008yılının Mayıs ayında başlayan artışın bir sonraki haziran ayında düşüşe geçtiğini, kasım ayı itibarıyla da önceki yılın verilerine kadar gerilediğini dile getirdi.

36 yıllığına özelleştirilerek bir plan dahilinde yatırımlara devam edilen Mersin Limanı'nın, kısa vadede global krizden önemli bir oranda etkilendiğini tekrarlayan Halil Delibaş, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bu anlamda limandaki kargo ve konteyner adetlerindeki gerileme yüzde 20-25'lere varmış durumda. Kriz psikolojik mi ya da ülkemizi teğet mi geçiyor bilinmez ama tamamen uluslararası çalışan ve artık global dünyada içe kapanık bir ülke-ekonomi düşünülemeyeceğine göre, krizden ülkemizin ve bölgemizin etkilenmemesi düşünülemez. İhracatçılarımız ve dolayısıyla tüketiciler olarak bizler de krizden etkileniyoruz."

Krizle birlikte daha az hammadde işlendiğini, bir başka ifadeyle de daha az üretim yapıldığını, bu durumun da daha az malın satılması ve ticaretin daralması anlamına geleceğine işaret eden Delibaş, krizin kimseyi teğet geçmesinin de mümkün olamayacağının altını çizdi. Mersin Limanı'nın kriz döneminde gerek tarife ayarlamalarıyla gerekse de yeni pazar arayışlarıyla krizi fırsata dönüştürebileceğini açıklayan Delibaş, limanda devam eden otomasyon, insan kaynaklarının gözden geçirilmesi, personel eğitimleri, liman saha ve yol düzenlemeleri ve diğer yatırıma yönelik çalışmaların Mersin Limanı'nı kriz sonrasında güçlü ve rekabetçi bir yapıyla çıkarabileceğini söyledi.

Halil Delibaş, "Bu anlamda mutlaka MIP her türlü tedbirlerini alarak krizden güçlü çıkmanın yollarını hesaplıyordur. Ama limana bağımlı olarak çalışan diğer sektörlerin ihracat, ithalat, nakliye ve gümrük gibi firmalarının iş hacmindeki daralma, tabii ki kendilerini olumsuz etkileyecektir. Başta üyemiz firmalar olmak üzere onların kriz dönemini fırsata çevirecek pek alternatifleri de yok ne yazık ki. Onların beklentisi; krizin kısa sürmesi ve limandaki operasyonların yeniden artış trendine girmesi"dedi.

LOJİPORT

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Deniz Ticareti Haberleri

Jeopolitik belirsizlik tanker navlunlarına yansıdı
Türkiye limanlarında Cumhuriyet tarihinin yük elleçleme rekoru kırıldı
Denizciler, belirsizliklere rağmen küresel piyasalardan umutlu
Beşiktaş Denizcilik, 99 milyon dolara 3 gemi aldı
DP World Evyap’ta uzaktan kumandalı vinçler devrede