UND tarafından 2008 yılı için belirlenen eylem planının açıklanması amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Dinçşahin, karayolu taşımacılarına AB üyesi ülkelerce uygulanan taşıma kotalarının Türkiye'deki ihracatçılar ve taşımacılar tarafından sıkça dile getirilen bir sorun olduğunu, bunun serbest ticareti engellediğini ve bu nedenle ticarete tarife dışı engel oluşturduğunu kaydetti.
Bu soruna karşı kalıcı çözüm geliştirme amacıyla oluşturdukları çalışma grubunun 2008 yılı için bir eylem planı hazırladığını aktaran Dinçşahin, ''Haksız taşıma kotaları sorununun çözümü için 2008 yılını 'Kotasız Avrupa İçin Eylem Yılı' olarak kabul ettik'' dedi.
Dinçşahin, ''10 AB ülkesinde 40 dava'' eylem planının hayata geçirilmesi için taşımacı firmaların 10 bin avroyu aşmamak kaydıyla cirolarının binde biriyle katkıda bulunacakları bir fon oluşturulduğunu bildirdi.
UND AB Danışmanı Can Baydarol da şu anda Türkiye'den nakledilen malların, kota uygulaması nedeniyle Gümrük Birliğine aykırı iki engelle karşılaştığını belirtti.
Baydarol, kota nedeniyle malın sevkıyatında fazladan katedilen mesafe için ödenen yakıt ücretinin gümrük vergisiyle eş anlamlı vergi, geçişine izin verilen araç sayısındaki sınırlama nedeniyle taşınabilecek malların miktarına getirilen sınırlamanın da miktar kısıtlamasıyla eş etkili önlem olduğunu aktardı.
Türkiye'nin ihracatı arttıkça Türkiye ekonomisinin kotalar nedeniyle uğradığı zararın da arttığına işaret eden Baydarol, ''Geçtiğimiz yıl Türkiye 106 milyar dolar ihracat yaptı. Bizim UND'de yaptığımız hesaplamalara göre maruz kaldığımız bu engellemelerden ötürü Türkiye ekonomisinin kaybı 5 milyar dolardır. Bu yıl için 120 milyar dolar toplam ihracat hedefi düşünüldüğünde, bu sene 6 milyar dolar kayıp ortaya çıkabilir'' diye konuştu.
''KOTALAR, YABANCI YATIRIM ÇEKME POTANSİYELİNİ DE OLUMSUZ ETKİLİYOR''
Can Baydarol, Türkiye gündeminin tam üyelik tartışmasına odaklanması nedeniyle, şu andaki ilişkileri belirleyen 1963 tarihli Ankara Anlaşmasının getirdiği düzenin göz ardı edildiğini ifade etti.
Baydarol, Türkiye'de yapılan yabancı yatırımın yüzde 70'den fazlasının AB ülkelerinden geldiğine ve kotaların zararının Türkiye'de yatırım yapan herkesi etkilediğine işaret ederek, ''Bu kotaların varlığı Türkiye'nin yabancı yatırım çekme potansiyelini de olumsuz etkilemektedir'' dedi.
Siyasi çözüm yolunun tıkalı olduğu ve asıl çözümün hukuk yolu ile elde edileceği görüşünde olduğunu kaydeden Baydarol, ''İçinde bulunduğumuz yıl itibariyle bir dizi dava sürecini başlatma niyetimiz var. Şu anda planladığımız, 10 farklı AB ülkesinde minimum 4'er tane olmak üzere toplam 40 dava açmak. Bu davaların iç hukuk yollarının tüketilmesi zaman alacaktır. Amacımız bunların bir an önce olmasını sağlamak suretiyle Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD) önüne çıkmasını sağlamaktır'' şeklinde konuştu.
Desteklenecek davaların, bu ticaretten zarar gören AB'de yerleşik firmalar tarafından açılacağını ifade eden Baydarol, davalara yönelik çalışmaların başladığını ve ilkinin büyük ihtimalle Almanya'da açılacağını söyledi.
Baydarol, bunun yanı sıra sorunla ilgili olarak yurt içinde ve yurt dışında bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunacaklarını, önümüzdeki aydan itibaren Londra, Düseldorf, Brüksel ve Strasburg'da seminerler düzenleyeceklerini, yurt içinde ve dışında pek çok kuruluşta lobi faaliyetleri yürüteceklerini dile getirdi.
''KOTALAR, ULAŞTIRMANIN DEĞİL TÜRKİYE İHRACATININ SORUNU''
Toplantı sonunda soruları yanıtlayan Baydarol, kota meselesinin tam üyelik süreci, bu sürece zarar verecek her türlü adımdan kaçınma düşüncesi, Güney Kıbrıs gemilerinin Türk limanlarına yanaşması meselesi gibi sorunlar nedeniyle karmaşık bir süreç olduğuna işaret ederek, Adalet Divanından alınacak 2 muhtemel çözüm bulunduğunu belirtti.
Baydarol, ''Ya bizim haklılığımızı reddeder. O zaman Türkiye'nin Kıbrıs'daki pozisyonunun haklılığını sonuna kadar teyit eder. Ya da içtihatlar doğrultusunda karar verdiğinde bu sektörün önü açılır ama çıkacak karar Türkiye'yi bağlamaz'' dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ulaştırma ve Lojistik Sektör Meclisi Başkanı Çetin Nuhoğlu da, 8-10 Kasım 2007 tarihleri arasında Adapazarı'nda yapılan Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) toplantısında kotaların haksız bir uygulama olduğu, ticareti engellediği ve Gümrük Birliği ile örtüşmediği konusunun AB resmi raporlarına girmiş olmasının önemli bir başarı olduğunu aktardı.
Nuhoğlu, kotaların ulaştırmanın değil, Türkiye'nin ve Türkiye ihracatının sorunu olduğunu vurguladı.
Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Eser Karakaş ise 2007 yılında dünyada üretilen mal ve hizmetlerin toplam 46 trilyon dolar düzeyinde bulunduğunu, bunun 16 trilyon dolarının AB ülkelerinde üretildiğini belirterek, Türkiye için bu bölgeyle ticaretin öneminin altını çizdi.
LOJİPORT