ABD ve İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği saldırı bir taraftan başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarının yükselmesine yol açarken, diğer taraftan lojistik maliyetlerini de olumsuz etkiledi. Savaşın sürmesi ile birlikte Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması ve izinsiz geçmeyi düşünen tankerlere yönelik
saldırıların yapılacağının açıklanmasıyla birlikte Körfez bölgesindeki deniz taşımacılığında riskler yükseldi. Buna paralel olarak enerji fiyatları ve savaş risk sigortalarında da artışlar yaşandı. Tüm bunlar da navlun fiyatlarının yükselmesine yol açtı.
Küresel konteyner taşımacılığındaki fiyat eğilimlerini gösteren Shanghai Containerized Freight Index (SCFI) verilerine göre, Orta Doğu hattında navlun fiyatları son haftada sert yükseldi. Endekste Orta Doğu rotasında konteyner başına fiyatların 1.327 dolardan 2 bin 287 dolara yükselerek yüzde 72’lik artış yaşandı. Uzmanlar bu yükselişin, bölgedeki güvenlik risklerinin navlun fiyatlarına hızlı yansıdığını belirtti.
Küresel konteyner piyasasını izleyen bir diğer önemli gösterge olan Drewry World Container Index, son haftada yüzde 3 artarak 1.958 dolar/40’ konteyner seviyesine çıktı. Artış sınırlı görünmesine rağmen enerji maliyeti yükselişi ve sigorta primlerindeki artış önümüzdeki haftalarda navlun piyasasında daha sert dalgalanmalara yol açabileceği ön görülüyor.
Uluslararası taşımacılık fiyatlarını izleyen Freightos Baltic Index verileri de navlun piyasasında oynaklığın arttığını gösteriyor. Endeks verileri, savaş öncesi dönemde daha yatay seyreden fiyatların özellikle Orta Doğu bağlantılı hatlarda hızlı şekilde yükselmeye başladığını ortaya koyuyor.
Sigorta ve yakıt maliyetleri navlunu yukarı çekiyor
Navlun fiyatlarındaki yükselişin arkasında iki temel unsur; savaş risk sigortası ve yakıt maliyetleri. Körfez ve çevresindeki rotalarda faaliyet gösteren gemiler için sigorta primleri hızla yükselirken, armatörler bu maliyetleri navlun fiyatlarına yansıtmaya başladı. Bazı hatlarda savaş risk primlerinin birkaç kat arttığı belirtiliyor. Buna ek olarak petrol fiyatlarındaki yükseliş, gemi yakıtı olarak kullanılan bunker maliyetlerini de artırıyor. Enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle armatörler taşıma ücretlerine ek yakıt ek ücreti uyguluyor. Bu durum navlun maliyetlerinin kısa sürede yukarı yönlü hareket etmesine yol açıyor.
Türkiye çıkışlı hatlarda fiyat artışı başladı
Küresel navlun piyasasındaki hareket Türkiye çıkışlı hatlara da yansıdı. Uzak Doğu ve Güney Asya hatlarında fiyatların son haftada belirgin şekilde yükseldi. Sektör verilerine göre, Türkiye’den Uzak Doğu’ya yapılan taşımada ortalama navlun fiyatı 2 bin 400-2 bin 500 dolar seviyesinden 3bin 500-3 bin 700 dolar bandına çıktı. Hindistan ve Pakistan hatlarında ise fiyatların 1.800 dolar seviyesinden 2.600 doların üzerine yükseldi. Avrupa hatlarında artış daha sınırlı olsa da burada da yüzde 10-15 seviyesinde bir yükseliş gözleniyor. Uzmanlar, Türkiye’nin özellikle enerji ve hammadde ithalatında Ortadoğu bağlantılı rotalara bağımlı olduğunu ve bölgedeki güvenlik risklerinin navlun maliyetlerini doğrudan etkilediğini vurguluyor.
"İhracatçının rekabetini etkileyecek"
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, küresel jeopolitik risklerin lojistik maliyetleri üzerindeki etkisinin giderek arttığını söyledi. Engin, “Eğer bölgedeki riskler büyür ve özellikle Hürmüz Boğazı krizi, navlun maliyetleri daha da artabilir. Bu durum Türk ihracatçısının uzak pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı oluşturabilir” dedi.
Navlun piyasasında görülen yükselişin yalnızca 'bölgesel kriz primi' olarak okunamayacağını belirten Engin, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün navlun artışlarını yalnızca arz-talep dengesiyle açıklamak yeterli değil. Üç temel maliyet kanalı aynı anda devreye girmiş durumda. Birincisi doğrudan savaş ve güvenlik riski, ikincisi enerji maliyetleri, üçüncüsü ise operasyonel düzensizliktir. Yaşanan gelişmeler Türkiye için aynı zamanda yeni bir stratejik fırsatı da ortaya koyabilir" diye konuştu.
Maliyet 4.500 doları aşabilir
Navlun fiyatlarındaki yükselişin ihracatçıya yansıması yapılan hesaplamalarla daha net ortaya çıkıyor. Türkiye’den Uzak Doğu’ya gönderilen 40’lık bir konteyner için normal koşullarda ortalama maliyet yaklaşık 2.700 dolar seviyesinde bulunurken, savaş döneminde konteyner başına 1.800 dolar ek maliyet ile 4.500 doların üzerine çıkabiliyor.
Bu farkı savaş dönemde maliyetleri artıran kalemleri ise şöyle:
-Deniz navlunu: 3.700 dolar
-Savaş risk ek ücreti: 300 dolar
-Yakıt ek ücreti: 350 dolar
-Sigorta maliyeti: 200 dolar
KAYNAK: Hayati ARIGAN - DÜNYA
LOJİPORT