Ulaştırma ve lojistik sektörünün 2007 değerlendirmesi ve 2008 beklentileri ile ilgili olarak düzenlenen basın toplantısında konuşan Tamer Dinçşahin, Dünya Bankasının ''Küresel Lojistik Performans Endeksi ve Göstergeleri'' unsurunu içeren bir araştırmada Türkiye'nin 34. sırada yer aldığını, buna karşın yurt içi lojistik maliyetler konusunda 112. sırada bulunduğunu aktardı.
Geçtiğimiz sene sonu itibariyle karayoluyla uluslararası taşımacılık yapmak için C2 yetki belgesine sahip firma sayısının bin 400'e ulaştığını ve bunların sahip olduğu özmal taşıt filosunun ise 2 milyar tonu geçtiğini aktaran Dinçşahin, sektörün, Türkiye toplam ihracatının değer olarak yüzde 53'ünü, ithalatının ise yüzde 24'ünü taşımakta olduğunu, 2007 yılında Avrupa ülkelerine ihracat yüzde 30 artış gösterirken, bu dönemde Avrupa ülkelerine yönelik ihraç taşımalarının yüzde 16 arttığını kaydetti.
Dinçşahin, 2008 yılında lojistik sektöründe beklenen gelişmelere de değinerek, 2008 yılı planları arasında Bulgaristan ile ikili transit taşımalarda liberalizasyon sağlanması, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri ile ilgili kota ve vize sorunlarının çözümü, sürücü belgelerinin AB ile uyumlu hale getirilmesi gibi başlıkların yer aldığını bildirdi.
''TAŞIMACILARIN GERÇEK SAHİBİ OLACAĞI
YENİ RO-RO HATTI''
Dinçşahin, UN Ro-Ro şirketinin elden çıkarılmasının sektöre zarar vereceği itirazlarına karşın ABD'li fon kuruluşu KKR'ye satıldığını hatırlatarak, yeni bir Ro-Ro hattının oluşturulması için çalışmaların yürütüldüğünü aktardı.
Taşımacıların gerçek sahibi olacağı bir oluşum içinde bulunduklarını söyleyen Dinçşahın, kimsenin belli hissenin dışına çıkmayacağını, ticari beklenti dışında kullanıcı beklentisinin ön planda olacağını belirtti.
Dinçşahin, ilk taşımanın Marmara-Trieste arasında yapılmasının planlandığını, Marmara'daki limanın Tekirdağ ya da Ambarlı olacağını, Marmara Denizinin otoban şeklinde kullanılmasının gündemde olması nedeniyle Tekirdağ'ın uygun bir alternatif olarak görüldüğünü kaydederek, Tekirdağ'a gelecek aracın uygun tarifelerle deniz üzerinden hızlı bir şekilde Bandırma ve Gemlik'e gidebilmesini sağlayacak seferler üzerinde çalıştıklarını aktardı.
Daha önce denenen Ro-La taşımacılığında nerede sorun yaşandığına ilişkin bir soru üzerine Dinçşahin, Bulgaristan ve güzergahtaki ülkelerin fiyatlandırmadaki yüksekliğinin sorun çıkardığını ancak akaryakıt zamları sonrasında bu hattın artık pahalı olmadığını belirterek, ''En kısa zamanda bu hattın hayata geçirilmesi bizim için kaçınılmazdır'' dedi.
''HADIMKÖY'ÜN LOJİSTİK ÜSSÜ OLMASI ÖNEMLİ''
Dinçşahin, ''İstanbul Metropolitan Planlama Merkezinin çalışmaları sonucunda lojistik ihtisas bölgelerinin kurulması için uygun bölgeler İstanbul'un Avrupa yakasında Hadımköy, Anadolu yakasında ise Tuzla-Orhanlı olarak belirlenmiştir. 10 yıllık hedeflerimizin en başında yer alan ülkemizin lojistik üs olması için lojistik ihtisas bölgelerinin kurulması olmazsa olmazlar içinde yer almaktadır'' diye konuştu.
Dinçşahin, Hadımköy'ün lojistik üssü olması projesinde sanayicilerle bazı çelişkiler yaşandığına işaret ederek, aynı zamanda bir su havzası olan bölgenin sanayiye elverişli olmadığını, buradaki sorunun kısa sürede çözülmesini beklediklerini, Hadımköy'ün, çeşitli karayollarının kesiştiği, demiryolunun geçtiği bir bölge olarak kendileri için çok önem taşıdığını aktardı.
Toplantı sonunda UND'nin sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında TEMA Vakfı yetkililerine 1 treyler değerinde 40 bin YTL'lik sembolik çek teslim edildi.
LOJİPORT