Uzun süredir gündemde olan ve yerli-yabancı işletmelerin yakından izlediği İzmir Limanı'nın özelleştirilmesinde geri sayım sürüyor. İzmir Limanı için 30 Mart'a kadar ihale şartnamesi alan firmaların, 2005 yılında dünya çapında en az 100 milyon dolar ciro elde etmiş olması ve öz sermayesinin 30 milyon dolar olması gerekecek. Ancak limanın özelleştirme sürecinde, Danıştay'ın Mersin Limanı kararı belirleyici olacak.
Türkiye'nin en büyük konteyner limanı konumundaki izmir Limanı'na Mersin ve İskenderun liman ihalelerindeki tecrübeyle hazırlanan Özelleştirme İdaresi 30 Mart'tan itibaren ilk teklifleri kabul etmeye başlayacak. Ege'deki tarih? mekanlara yakınlığı nedeniyle önemli bir yolcu trafiğine sahip olan izmir Limanı özelleştirmesi için 5 firmanın ihale şartnamesi aldığı belirtildi. İhalesini, aralarında uluslararası işletmelerin yanı sıra yerli firmaların da yakından takip ettiği İzmir Limanında, şirketlerde 2005 yılında 100 milyon dolar ciro elde etmiş olma şartı aranacak.
İhaleye yerli ve yabancı tüzel kişiler ile ortak girişim grupları katılabilirken, gerçek kişiler ancak Ortak Girişim Grubu'na dahil olarak ihaleye katılabilecek. Özelleştirme İdaresi İzmir Limanı özelleştirmesi için Danıştay'ın Mersin Limanı kararını bekliyor. İzmir Limanı özelleştirmesi ancak Mersin Limanı'nın PSA-Akfen'e verilip verilmeyeceğini gösteren Danıştay kararının ardından yapılacak.
"Kapasite 2 katına çıkacak"
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedeflediğini belirterek, bütün bu özelleştirme süreçlerinin hesap edilmesi gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin yeni limanlara ihtiyacı olduğunu söyleyen Taşkın, "Bu limanları verimli kullanmalıyız. İzmir Limanı'nın özelleştirilmesinin yeni işletmecilik anlayışıyla yapılacağını düşünüyorum ve böylece limanın kapasitesi 2 katına çıkacaktır" diye konuştu. İzmir Limanı'nı, bir konteyner limanı olmasının yanında kruvaziyer gemilerin geldiği bir yer olarak tanımlayan Taşkın, gemilerin her geldiğinde 4 bin kişiyi getirdiğini ve bunun da dövizi artırdığını kaydetti.
İzmir Limanı'nı ihalesinin bir an önce bitirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, Türkiye'de enerji, demiryolu ve liman konularının bir bütün halinde bitirilmesini isteyerek, böyle bir durumda Türkiye'nin kapasitesini 3'e katlayacağını söyledi.
"Süreç dikkatle incelenmeli"
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ise İzmir Limanı özelleştirmesinde tarihin yine ertelenebileceğini belirterek, "Özelleştirme sürecine giren kamu işletmelerinin hazin sonuçlarını herkes biliyor" dedi. Bu sürecin dikkatli geçirilmesi gerektiğini kaydeden Demirtaş, "Bu süreçte artık limanın tarama konusunun devam etmesi gerekir. Ekipman yatırımının yapılması lazım. Bu liman özelleştirme sürecine girdi diye bürokratlar suçlanır. Bürokratları koruyan bir tavır içinde olunmalı. Hizmetin kaliteli sürdürülmesinden yanayım" diye konuştu. Kamunun işlettiği bir tesisin, özel sektör tarafından işletilmesinin ardından daha verimli ve hızlı çalışacağını savunan Demirtaş, özelleştikten sonra limanın yükleme ve boşaltma işlemini daha hızlı gerçekleştireceğinin altını çizdi.
Lİman-İş: AİHM'de dava açtık
Liman İş Sendikası Başkanı Raif Kılıç, İzmir Limanı'nın Mersin Limanı'na endeksli olduğunu ve böylece birkaç ertelendiğini belirterek, kanun gereği Mersin ihalesine girenlerin İzmir Limanı ihalesine giremeyeceğini kaydetti. Limanların yeniden Deniz İşletmelerine devredilmesi gerektiğini ifade eden Kılıç, "Biz bu konuda Türkiye'de ilk olarak AİHM'ye dava açtık. AİHM'de dava kabul edildi. Biz 10 limanın 10'unu da kazandık" dedi. Mersin Limanı'nın özelleştirmesinin devam ettiğini, Tekirdağ, Ordu, Hopa, Antalya davalarını kazandıklarını kaydeden Kılıç, "Yasalara kimse saygı göstermiyor. 'Hata yaptınız yeniden düzenleyin' deniyor" şeklinde konuştu. Bütün limanların aynı şartnameyle devredildiğini belirten Kılıç, bunun 4046 sayılı kanuna tamamen aykırı olduğunu kaydetti.
Meltem GÜNDÜZ ? DÜNYA