Turgut Torunoğulları, Hollanda Türk İşadamları Derneğı HOTİAD?tan sonra, DTİK ( Dünya Türk İşadamları Konseyi) Yönetim Kurulu Üyeliği ile birlikte DTİK Avrupa 2. Başkanlığına getirildi.
Dile kolay, sen kalk rızkını kazanmak, karnını doyurmak için Kars?tan Hollanda?ya gel, işçilik yaptıktan sonra ev-ev dolaşarak tencere sat; sonra ekip kur ve tencere sattır, daha sonra çelik tencere fabrikası kur, sonra tatil cenneti ülkemize tatil köyü kur, memleketin Kars?a okullar yaptır, Hollanda?da oturduğun sokağı tüm ev ve dükkanlarıyla satın al ve dünya basınına başarılarınla konu ol; yirmi, otuz yıl öncesine kadar adlarını ve zenginliklerini şehir efsanesi gibi dinlediğin başta KOÇ?lar, SABANCI?lar olmak üzere Türkiye?nin sayılı işadamları ile aynı karede ol; hatta DTİK gibi bir konseyin yönetim kurulu üyesi ve Avrupa 2. Başkanı ol?
Az bir başarı değil bu.
Daha önceki bir yorumumda Turgut Torunoğulları?ndan söz ederken, ?Adam gibi adamlar? başlığını kullanmıştım.
Şöyle yazmıştım o zaman:
?Bazıları ?adam? olmuştur ama, ?sonradan görme? oldukları iddia edilir.
Sonradan görmek aslında ayıp değidir. Sonradan göreni aşağılamak da doğru değidir.
Sonuçta hepimiz bu dünyaya çıplak geldik ama sonradan giyindik.
Eee, sonradan giyinmek ayıp değilse, sonradan zengin olmak ve şöhret olmak da ayıp olmamalı.
Ama öyleleri var ki, tutum ve davranışları ile ?sonradan görme? aşağılanmasını hak ederler.
Babası veya annesi zengin de olsa, tutum ve davranışları kötü olanlara ?sonradan görme? denilmesinde bir sakınca yoktur.
Babası veya annesi şöhret de olsa, tutum ve davranışları kötü olanlara da ?sonradan görme? deme hakkımız doğar.
Buradaki amaç, kişinin sonradan görmüş olduğunu anlatmak değil, ukalâ bir tip olduğunu ortaya koymaktır.
Bu, zengin olmuş biri, eline kalem verilmiş biri veya cambazlık yapan biri olabilir.
Bu nedenle, sonradan görmüş birine ?sonradan görme? demek bir hak olmaya devam edecektir.
Yani ?görmemiş? demek.
Peki ya ?Adam gibi adam? lafı ?
Erkek de olsa, kadın da olsa, düzgün kişilere ?Adam gibi adam? denilir.
Yani karnı toktur.
Sakın ha, ?karnında çok yemek vardır? anlamında değil bu söz.
Karnı tok olmak, bonkör olmak, yiğit olmak, yardımsever olmak ve hatta ?kabadayı? olmak demektir. Kabadayı ile külhanbeyini karıştırmayalım lütfen. Külhanbeyi; külhandır, kabadayı ise yiğittir, cömerttir, cesurdur ve de ?Adam gibi adamdır?.
Kabadayı derken, sözcüğün başındaki ?kaba? kelimesine bakıp, kaba insanlardan söz edildiği anlaşılmasın. Sözcükteki kaba ve dayı kelimeleri arasında bir bağ yoktur.
?Adam gibi adam?, küçük hesap yapmaz
?Adam gibi adam?, yardımseverdir.
?Adam gibi adam?, yiğittir.
?Adam gibi adam?, kabadayıdır.
Ve Turgut Torunoğulları ?Adam gibi adam?dır.?
İşte, Hollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD?ın da başkanlığına seçilen Turgut Torunoğulları ile, başarılı geçen bir zirve toplantısından sonra, Rotterdam?ın banliyösü olan Capelle aan de İjssel?deki muhteşem binada çok samimi bir şekilde söyleşiyoruz:
-Turgut kardeş, seninle önceleri ?Tencereci Turgut? olarak söyleşiler yaptık. Sonra ?Fabrikatör Turgut?, daha sonra ?Turizmci Turgut? oldun bizim için?
Şimdi de, Bakanlarla, milletvekilleriyle, iş dünyasının büyük isimleri ile haşır neşir olan bir sanayici ve sanayi kuruluşlarının başkanı Torunoğulları oldun. Nasıl bir duygu bu?
-?Vallahi İlhan kardeş, bu duygunun nasıl olduğunu anlatmak çok zor. Ben kolayını söyleyeyim. Çok mutluyum ve bu mutluluğumu tüm insanlarla paylaşmak istiyorum. Her insan gibi, önce aileme, sonra da tüm insanlığa hizmet etmek istedim. Bunu gerçekleştirdiğim için mutluyum.?
-HOTİAD?a başkan olarak seçildikten sonra pek çok şey değişti. Bizim, öncelikle şahsımın ?Bu bir elitler kulübüdür? diye eleştirdiğimiz HOTİAD şimdi gerçekten işadamlarını temsil eden bir kuruluş haline gelmeye başladı. Şahsen ben, üye sayınıza bakarak, ?Bunlar Hollanda?daki Türk işadamlarını, girişimcileri ve esnafı temsil edemez? diyordum. Zira, üyelik kıstaslarınız frenleyiciydi. Ama şimdi bakıyorum üye sayınızda artma var.
-?Haklısınız. Derneğimize üye olmanın şartları biraz ağır olabilir. Ama biz esnafın değil, büyük iş imkânı sağlayan ve büyük cirolar yapan işdamları ile bir çatı altında toplanmak istedik. Siz de anlayışla karşılayacaksnız ki, bu kıstaslara uygun Türk işadamı sayıı da çok fazla değil. Kasabı, manavı ve kahvecisiyle esnafı küçk görme gibi bir yanlışımız olamaz. Onların da bir çatı altında toplanmaları çok güzel olur. Ama küçük esnaf ile büyük işadamlarının sorunları aynı değildir. Bu nedenle biz, öncelikle büyük çaptaki işyerlerinin sahiplerini bir araya getirdik. Bundan sonraki aşamalarda küçük esnafı da kanatlarımız altına almayı planlıyoruz.?
-Peki bunu nasıl yapacaksınız?
-?Öncelikle, kentlerdeki yerel Türk İşadamları Dernekleri ile temasa başladık. Bu dernekler ile işbirliği yapacağız. Belki de bu derneklerin başkanlarını üye yapacağız. O zaman her derneğin sorunu da bizim toplantılarda gündeme gelecek. Bu sorunlar ilgili makamlarda tartışılacak.?
-Maastricht?teki zirve toplantınız başarılı geçti. Bundan sonraki hedefiniz ne?
-?Benim şahsen en büyük emelim, Maastricht?i, Avrupa iş dünyasının Davos?u haline getirmektir. Bir kaç yıl sonra Maastricht zirvelerinde, gerek Türkiye?den ve gerekse tüm dünyadan büyük işadamlarını göreceksiniz.?
-Son söylemek istediğiniz nedir?
-?Girişimciliğe soyunacak her Türk yurttaşına başarı diliyorum. Onlara yardım etmek de boynumuzun borcudur. Yörelerindeki dernekler kanalıyla bize sorunlarını aktarabilirler.
Tüm yurttaşlarıma saygı ve selamlarımı iletiyorum. ?
İlhan KARAÇAY-AMSTERDAM