“GİSBİR ekonomik büyümenin ön habercisidir”

Son iki gün içinde açıklanan 2013 yılı Birinci Çeyrek Büyüme verileri ve Ödemeler Dengesi’ne ilişkin, GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran’ın...

Son iki gün içinde açıklanan 2013 yılı Birinci Çeyrek Büyüme verileri ve Ödemeler Dengesi’ne ilişkin, GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran’ın GİSBİR’in ekonomik büyümenin ön habercisi olduğunu belirtti.

Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran Birinci Çeyrek Büyüme ve Ödemeler Dengesi konusunda açıklamalarda bulundu. Kıran, “Türkiye’mizin  toplumsal uzlaşma anlamında karşılıklı anlayış gerektiren bir dönemden geçtiği bugünlerde, açıklanan 2013 yılı ilk üç aylık ekonomik büyüme verileri azda olsa yüreklerimize  su serpmiştir. Piyasa beklentisi olan yüzde 2’ler dolayındaki büyümenin tersine, açıklanan verinin yüzde 3 büyümeyi göstermesi, ekonomik belirsizlikten söz edilmeye başlanan bir dönemde son derece sevindirici olmuştur” dedi.

2013 Birinci Çeyreğinde yaşanan bu büyüme ile Türkiye ekonomisinin ardı ardına 14 çeyrektir (üç buçuk yıldır) büyüme gösterdiğini kaydeden Kıran, “Özellikle 2012 yılı için gerçekleşen (Batı ülkelerine göre aslında çok yüksek, ama bizim canlı ve diri ekonomimizin son on yıllık performansına göre) düşük kalan ekonomik büyüme verisinin ardından gelen bu büyüme oranı, 2013 yılında hedeflenen yüzde 4’lük yıllık büyüme oranının tutturulabileceği izlenimini yaratmaktadır” şeklinde konuştu.

Murat Kıran, “Türkiye  Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Derneği – GİSBİR olarak sanayinin tam içinde ve hatta en ortasında yer alan biz gemi inşa sanayicileri, ekonomik büyümenin ön habercisi gibiyizdir. Çünkü ekonomik büyüme (ya da küçülme) dönemlerinde öncelikle ticaret ve taşımacılık artar/azalır. Bu hareketlilik de hemen Tersanelerimize verilen yurt içi ve yurt dışı siparişlere yansır” ifadesinde bulundu.

Her ne kadar son aylarda sanayide dikkat çekici bir sipariş artışı gözlenmemiş olsa da, sipariş durumunun geçmiş son üç yıla göre toparlanmakta olduğu söyleyen Kıran, “Kaldı ki bütün dünya ile entegre olmuş sanayimiz, ABD Merkez Bankasının mesajlarından alınan “para politikasının artık bu kadar gevşek olmayacağı (yani her ay piyasaya 85 milyar dolar sürülmeyebileceği)” izleniminin belirsizlik yaratıcı etkilerini de hissetmektedir.  Her ne kadar 2013 yılı Birinci Çeyreğinde yaşanan ekonomik büyüme bizi umutlandırdıysa da, bu büyümenin ayrıntılarına bakınca bir parça da endişe duyduğumuzu da belirtmek isterim” şeklinde konuştu.

Murat Kıran, “Çünkü Birinci çeyrekte yaşanan ekonomik büyüme, nerede ise tamamen kamu harcamalarından ve yatırımlarından gelmiştir. Öyle ki yüzde 3,0 olarak gerçekleşen ekonomik büyümeye kamu harcamalarının katkısı yüzde 2,2’dir (hal bu ki son on yıl ortalamasında bu katkı sadece yüzde 0,1 olmuştur). Bir diğer deyiş ile, ekonomik büyümenin dörtte üçlük kısmı, yüzde 82 oranında artırılan kamu harcamaları ve yatırımları sayesinde olmuştur. Ya da eğer kamu harcamaları son on yıl ortalaması kadar artsa idi, ekonomik büyüme yüzde 3,0 yerine yüzde 0,9 olacaktı. Türkiye’nin özel sektör lokomotifi ile büyümesi gerektiğine inanan sanayiciler olarak bu istisnai durumun, yüksek büyüme döneminde (2010-2011 ve kısman 2012) enflasyonun artmaması için ertelenen kamu yatırımlarının hayata geçirilmesi olarak görmek istiyoruz. Umarız bu kamu harcama patlaması, Mart 2014’de başlayacak üçlü seçim süreci öncesinde alınan ekonomiyi yapay olarak büyütme önlemleri değildir ve her zaman gerçekleşmesi için çalışmalar yaptığımız ‘sürdürülebilir ekonomik büyüme’ ilkesine bir zarar gelmez” ifadelerini kullandı.

2013 Birinci Çeyreğinde gerçekleşen ekonomik büyüme verilerinin hemen ardından açıklanan Nisan ayı Ödemeler Dengesi (Cari Açık) sonuçları da aslından ekonomik büyüme verilerini desteklemiştir diyen Kıran, “Çünkü Türkiye’de lineer bir ilişki ile beklenen, ekonomik büyümenin hızlandığı dönemde Cari Açığın artmasıdır ki, ilk bakışta Nisan 2013’de böyle olduğu görülmektedir. Şöyle ki, bir yıl önce Nisan 2012’de dört aylık cari açık 20,8 milyar dolar iken, bu yılın ilk dört ayında bu açık 24,3 milyar dolara çıkmıştır (yüzde 17’lik artış). Bu durum, (özellikle Gezi Parkı olayları nedeni ile hassasiyeti artan yabancı yatırımcının ürkmesi ile) cari açığın finansmanı konusunda uyarıcı, ama ekonomik büyüme açısından da sevindirici bir haberdir. Yine de Nisan 2013 ödemeler dengesi verilerini inceleyen dikkatli bir göz, ödemeler dengesinin açık vermesinin nedeninin altın ticareti olduğunu düşünebilir. Çünkü Nisan ayında (özellikle İran’a yapılan) altın ithalatı çok yavaşlamış; ama (belki de Türk yatırımcılarının düşen uluslararası altın fiyatlarından istifade etmek istemesi nedeni ile) Türkiye’nin altın ihracatı çok artmıştır. Öyle ki sadece Nisan ayında altın ticaretinde yaşanan açık 2,1 milyar dolardır. Türkiye  Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Derneği – GİSBİR ’in önümüzdeki kısa dönemde beklentisi, güneydoğu sorununda sağlanan toplumsal uzlaşma ortamının diğer alanlara da taşınarak ülkemizin ekonomik alanda hakkı ile kazandığı “Yatırım Yapılabilir Ülke” unvanının yükselerek sürmesidir. Sanayileşmenin ilk ve tek refah artırıcı faaliyet olduğuna inanan GİSBİR, son aylarda ulaşılan düşük faizli uygun yatırım ortamının, ekonomi dışı gelişmelerle bozulmasının ülkemiz menfaatine bir husus olmadığı kanaatindedir” diye konuştu.

LOJİPORT

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Deniz Ticareti Haberleri

Beşiktaş Denizcilik, 99 milyon dolara 3 gemi aldı
DP World Evyap’ta uzaktan kumandalı vinçler devrede
Kılavuzluk, Römorkör ve Palamar Ücretleri Güncellendi
“Alsancak Limanı’nı bakkal kapatır gibi kapatamazsınız”
"İzmir Limanı'nda son sözü Varlık Fonu söyleyecek"