Brokerine göre muamele mi?

Türk denizcilik sektöründe özellikle gemi işletmeciliğinde üç yıl önce başlayan kabuk değişimi tepe seviyelerde gezen navlunların da etkisiyle devam...

Türk denizcilik sektöründe özellikle gemi işletmeciliğinde üç yıl önce başlayan kabuk değişimi tepe seviyelerde gezen navlunların da etkisiyle devam ediyor. Bu değişimi tetikleyen en büyük iki unsur ise ISM (Uluslararası Emniyetli Gemi Yönetimi) ve PSC (Liman Devleti Kontrolleri). PSC ve İdarenin başlattığı Bayrak Devleti Kontrolleri?nin yaptırımları yüksek markette gün kaybetmek istemeyen armatörün gemisine daha iyi bakmasını sağlarken, gemi personelini de daha dikkatli çalışmaya itti. Gemi işletmeciliğindeki değişimi hızlandıran diğer bir unsur ise genç jenerasyonun, almış oldukları iyi eğitim ile şirket yönetiminde söz sahibi olmaya başlamaları. Gelenekçiliği ile bilinen Türk armatörünün yeni inşada olduğu gibi ikinci el gemi piyasasında da Avrupalı armatörler kadar aktif olması bu değişimin en büyük göstergesi olarak kabul ediliyor.

Türk gemi iletmeciliğindeki hızlı değişim devam ederken sektörün bir kısmı Türk armatörünün hala Batılı operatör, trader ve brokerler tarafından farklı muamele gördüğünü düşünüyor. Böyle bir düşüncenin oluşma nedenini sektördeki armatör ve brokerlere sorduğumuzda kimi armatör ve brokerler böyle bir tutumun var olduğunu belirtirken, kimisi de böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade ettiler.

Bu yargının oluşmasının nedenleri arasında, Türkiye?de armatör ile kiracı arasında köprü konumunda olan brokerlik sistemin oturmaması ve armatörün de, yurtdışında yanlış brokerlerle çalışması gösteriliyor. Diğer bir neden olarak ise, dünya deniz ticaret filosuna oranla daha yaşlı bir filo işleten yerli şirketlerin, uluslararası piyasaya cevap verebilecek şekilde doğru yönetilememeleri gösteriliyor.         

 

Sonay Denizcilik Genel Müdürü Nuri Sonay: Türkiye?deki brokerlerin çoğu hala Avrupalı brokerler üzerinden yük bağlıyorlar.  Akdeniz çanağında Türk armatör ve brokerlerine ikinci sınıf muamele edildiği maalesef doğru.

 

?İkinci sınıf muamele
edildiği doğru?

Köklü denizcilik şirketlerinden biri olan Hacıoğulları Şirketler Grubu?na bağlı Sonay Denizcilik?in Genel Müdürü Nuri Sonay, Türk bayraklı gemilerin bu yıla kadar kara listede olmasından ve Türkiye?deki brokerlerin Avrupalı brokerler üzerinden yük bağlantıları yapmalarından dolayı, böyle bir durumun kaynaklandığını kabul ediyor. Sonay: ?Evet bayrağımızın kara listede olmasından dolayı düşük navlunlu yükleri taşımak zorunda kalıyorduk. Aynı yüke kuzeyli armatör fiyat verdiği zaman, kiracı yükünü Türk armatörüne taşıtmak istiyorsa % 25 daha düşük navlunla taşıtmaya çalışıyor. Yabancı armatör gemisinde çalıştırdığı bir Avrupalı kaptana şu kadar maaş veriyor onların bakım tutum maliyetleri daha yüksek, sanki onlar biraz daha yüksek navlunu hak ediyorlarmış gibi bir düşünce var. Avrupalı armatör ve brokerler birlik içinde hareket edebiliyor. Türkiye?deki brokerlerin çoğu hala Avrupalı brokerler üzerinden yük bağlıyorlar.  Akdeniz çanağında Türk armatör ve brokerlerine ikinci sınıf muamele edildiği maalesef doğru? diyor.

 

Armatör Baki Akar: Avrupalı kiracı veya broker, menfaati olduktan sonra kapıdan kovsan bacadan girer. Yükü tek elden bağlamada Avrupalılar pazara hakim. Çünkü, brokerlikte oldukça eskiler. Biz, yeni yeni öğreniyoruz.

 

 

?Brokerliği yeni öğreniyoruz?

Armatör Baki Akar da, böyle bir olumsuz yargının olduğunu kabul ediyor ve daha farklı düşüncesini şöyle dile getiriyor: ?Rekabet ortamında kiracı yükünü ucuza taşıtmak isterken sen de armatör olarak yüksek navluna taşımak istersin. Avrupalı kiracı veya brokerin menfaati olduktan sonra kapıdan kovsan bacadan girer. Yükü tek elden bağlamada Avrupalılar pazara hakim. Çünkü adamlar brokerlik mesleğinde oldukça eski. Biz daha yeni yeni öğreniyoruz. Kiracı yükünü vereceği zaman sana güvenmek istiyor ve doğal olarak yüklerini güvendiği kişilere veriyor, biz de onlardan alıyoruz. Çünkü brokerin charter party yaparken yapacağı en küçük hata armatörü veya kiracıya büyük zarar verebiliyor. Zaman içinde filomuzun büyümesiyle, brokerlerimizin güven kazanmasıyla tek elden yük bağlamaya da başlayabiliriz. Türkiye?de kaptanlık veya makinist eğitiminin yanında brokerlik eğitimi gibi çeşitli alanlarda da eğitimin olması gerektiğine inanıyorum. Bugün sektördeki brokerlerin çoğu pratikten öğrenmişler ya da İngilizce bilen insanlar yurtdışında brokerlik kursuna giderek bu işi öğreniyor.?

 

Canbaz Denizcilik?in genç Yöneticisi Obahan Canbaz: İşletmeler bir tane açıkta gemileri olduğu zaman düşünemeyeceğiniz rakamlara navlunlar veriyor. Özellikle yaşlı gemileri olan firmalar her navluna gemi bağlayabiliyor.

 

?Piyasayı düşürüyoruz?

Canbaz Denizcilik?in genç Yöneticisi Obahan Canbaz ile yaptığımız söyleşi sırasında;

Türk armatörünün Avrupalı armatörlere nazaran piyasayı düşürdüğüne inandığını belirtiyor. Bunun nedeni de Türk armatörünün yaşlı bir filo işletmesine bağlıyor. Türkiye?de büyük bir firmayla uzun süreli kontrata bağladıkları gemilerin dışındakileri spotta çalıştırmayı tercih ettiklerini söyleyen Canbaz, ?İşletmeler bir tane açıkta gemileri olduğu zaman düşünemeyeceğiniz rakamlara navlunlar veriyor. Özellikle yaşlı gemileri olan firmalar her navluna gemi bağlayabiliyor? diyor.

 

RS Platou Türkiye direktörü Yahya Karahasan: Türk firmalarının dünyaya açıldığı brokerler, eğer firmalarına değer katamıyorsa, bunu onlara sormak lazım. Bizim ile iş yapan şirketler dünyada saygın bir yere gelmiştir.

 

?Çalışılan brokerden kaynaklanıyor?

Dünyanın en büyük brokerlik şirketi Norveçli RS Platou Türkiye direktörü Yahya Karahasan, Türk armatörün veya brokerin çalıştığı yabancı brokerlik şirketlerinden kaynaklandığını düşünüyor. Doğru kişilerle çalışılması gerektiğine dikkat çeken Karahasan: ?Türk firmalarının dünyaya açıldığı brokerler Türk firmalarına değer verdirtmiyorsa bunu onlara sormak lazım.

RS Platou olarak dünyada aklınıza gelebilecek en büyük armatörler ve operatörlerle çalışıyoruz. Bizim ile iş yapan Türk firmaları da piyasa da kiracılar ve traderlar karşısında saygın bir yere gelmiştir. Yabancı kiracı ve armatörler çalışacakları şirketin sahip olduğu gemi sayısına bakmıyor, işletim sistemine bakıyor. Ciddi firmalarla ve onları da dünya denizciliğinde bir yerlere getirmek için çalışırız ve bunu Türkiye?deki ofisimizle de büyüteceğiz. Bizimle çalışanların kazanacaklarını tüm samimiyetimle söyleyebilirim? şeklinde görüşlerini dile getiriyor.

Türkiye?de hala brokerlik mesleğinin ve sisteminin oturmadığını ifade eden Karahasan, ?Türkiye?de firmalarda çalışan çok broker arkadaşım var ve kimseye de saygısızlık etmek istemem ama profesyonel anlamda Türkiye?de brokerliğin olduğuna inanmıyorum? diyor. Karahasan genç jenerasyondan da oldukça umutlu: ?İyi eğitimli ve profesyonelce iş yapıyorlar. Babaları gibi hal hatır için yakın çevresiyle değil de daha profesyonel firmaları tercih ediyorlar.?

 

Polaris Denizcilik Genel Müdürü Levent Akson: Gemilerimizin iyi navlunları alamamasının nedeni, kara veya gri listede olması değil, arz-talep dengesidir. Doğru zamanda doğru yerde olursanız istediğiniz navlunu alırsınız.

 

?Genelleme yapmak yanlış?

Polaris Denizcilik Genel Müdürü Levent Akson ve Bora Gemi Kiralama Departmanından Broker Handan Çınar, böylesine genel bir yargı yapılarak Türk armatör ve brokerine haksızlık yapıldığını düşünüyorlar. Akson, Türkiye?de de brokerlik mesleğinin çok ciddi şekilde oturmaya başladığını ve iyi gittiğini söyledi. Avrupalı broker ile çalışmak konusuna da değinen Akson ?Yük Avrupa yüküyse veya kiracı Avrupalıysa bunu önce Avrupa?daki kendi brokerine çıkıyor ve bizimkiler de onlardan alıyor. Bu brokerin beceriksizliğinden veya konuyu bilmezliğinden kaynaklanmıyor. Avrupa?nın sistemi budur. 

Türk gemilerinin iyi navlunları alamamasının nedeni kara veya gri listede olmasıyla ilgili değil ve hiçbir zaman da olmadı. Bu tamamen arz talep dengesiyle olan bir şey. Doğru zamanda doğru yerde olursanız istediğiniz navlunu alırsınız. Bu tamamen işletmenin mesleki bilgisine ve sistemine bağlı bir şey? diyerek haksız eleştirilere cevap verdi.

Çınar ise tüm dünyada brokerlik sisteminin tek elden yapılmadığını ve tüm dünya brokerlerinin birbiriyle ortak çalıştığını söyledi. Çınar ?Türk armatör veya brokerlerinin tamamına böyle bir yargıda bulunmak doğru değil. Bora Denizcilik olarak brokerlik de yapıyoruz ve bu tür sorunlar yaşamıyoruz ama mutlaka yaşayanlar vardır. Bu biraz da brokerin tecrübesi, tanınmışlığı ve armatörün bilgi birikimine bağlı. Genelleme yapmak yanlış olur. Türkiye?de bu işin yapılanlar tarafından gayet iyi bir şekilde yapıldığını da biliyorum. Avrupalının aldığı navlunu biz de alıyoruz. Türkiye?deki brokerin ne kadar güçlü olduğuyla alakalı bir şey ki Türkiye?de bu güçte brokerlerin olduğunu biliyorum? şeklinde konuştu.


Murat ERDOĞAN - PERŞEMBE ROTASI

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Deniz Ticareti Haberleri

Jeopolitik belirsizlik tanker navlunlarına yansıdı
Türkiye limanlarında Cumhuriyet tarihinin yük elleçleme rekoru kırıldı
Denizciler, belirsizliklere rağmen küresel piyasalardan umutlu
Beşiktaş Denizcilik, 99 milyon dolara 3 gemi aldı
DP World Evyap’ta uzaktan kumandalı vinçler devrede