“Ben de UND’de ‘mobbing’ yaşadım!"

6 yılı İcra Kurulu Başkanı olmak üzere, 12 yıldır Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nde görev yapan Mine Kaya, dernekteki görevinden sessiz sedasız...

6 yılı İcra Kurulu Başkanı olmak üzere, 12 yıldır Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nde görev yapan Mine Kaya, dernekteki görevinden sessiz sedasız ayrıldı. UND, sektörel bir sivil toplum örgütü; iç tasarrufları tabi ki dernek yönetimini bağlar. Ancak, niçin ayrıldığını sorduğumuz Kaya, son 1.5 yılda özellikle icra kuruluna bağlı birimlerde çalışan 69 kişiden 15’inin görevden ayrıldığını belirtince duyduklarımızı okurlarımızla paylaşmadan edemedik.

Başkana gidip ‘artık beni gönderin’ demek zorunda kaldığını ifade eden Mine Kaya, “Çünkü, 1.5 yıldır sistemi korumak adına büyük çabalar sarf ediyordum.  Ben başkaları ile bunun mücadelesini vermemeliydim. Doğrusu tüm bu işlevleri başkanla paylaşmaktı.  Yokken yerinize vekaleten bakacak icra kurulu başkan vekilini dahi belirleyemiyorsanız sizin bir anlamınız kalmaz” diye konuştu.

UND’nin haziran ayına kadar resmi İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapan Mine Kaya’nın istifa ettiğini sanıyordum ama durum pek de istifa gibi değilmiş. Dernekten istifa etmek zorunda bırakıldığını söyleyen Kaya, tüm sosyal haklarını da almış. Ama, 12 yıl hizmet verdiği kurumdan gönderiliş şekli için biraz kırgın.

Gerisini Mine Kaya’nın kendi ifadelerinden aktaralım:

- İster istifa, ister görevden alınma olarak nitelendirin bir tek gerçek var. O da, UND’de asaleten görev yapan son icra kurulu başkanı sizdiniz. Niye ayrıldınız?

UND’deki sistemin doğru olduğu 2004 yılında tescillenmişti. O yıl ilk kez bir sivil toplum örgütü kalitede büyük ödüle layık görülmüştü. Avrupa’da da finale kaldık. Başkanlar değişti ama sistem devam etti. Sistem tabi ki revize oldu, düzeltici-önleyici faaliyetler adı altında değişiklikler yaşadık. Bunlar da zaten sistemin gereğidir. Doğal olarak aksayan yönler geliştirilmelidir. Değişen tüm yönetimlerde, yöneten farklı da olsa, sistem değişmez. Bu, tüm kurumsal yapılarda böyledir. Biz de, her gelen yönetime kalite el kitabımızı dağıtır ve işlem hakkında brifingimizi veririz. Derneğin içinde de iki ayrı yapı bulunur. UND’de yönetim kurulunun aldığı stratejik kararları uygulamakla görevli profesyonel  bir icra kurulu vardır. Bu kurulun başında da icra kurulu başkanı yer alır. İcra kurulu başkanı, yönetim kurulunun aldığı kararları uygulama doğrultusunda, yönetim kurulu başkanı ile teati halindedir. Birden fazla yöneticiyle paylaşım sizin yetkinliğinizi de, işleyişi de bozar, zedeler.  Benim de, icra kurulu başkanı olarak görevim sistemin yürümesini ve korunmasını sağlamaktır. Ben de ekibimle birlikte sorunları tespit edip, neler yapılması gerektiğini ortaya koyarım. Yönetim kurulu da, nasıl bir strateji yürüteceğine karar verir. Ama, herkes bir tarafından çekiştirirse bu iş yürümez.

YÖNETİM, İCRANIN ARKASINDA DURMALIYDI

- Yaşadıklarınızı başkan ile paylaştınız mı?

Başkana gidip ‘artık beni gönderin’ dedim. Çünkü, 1.5 yıldır sistemi korumak adına büyük çabalar sarf ediyorum.  Ben başkaları ile bunun mücadelesini vermemeliydim. Doğrusu tüm bu işlevleri başkanla paylaşmaktı.  Ben yokken yerime vekaleten bakacak icra kurulu başkan vekilini dahi belirleyemiyorsam sizin bir anlamınız kalmaz. Bu dernek, çok badireler atlattı ama hala bir gücü var. Derneğin icra kurulu başkanının mali işler, iç sorunlar konularında her şeyi bilmesi gerek. Ben bunlara müdahale edemezsem, bana bağlı personel beni aşıp, başkasına raporlama yaparsa, sistemin sorgulanması lazımdır. Bunları düzeltmek için 1.5 yıldır çabalıyorum. En sonunda da bu işin daha fazla yürümeyeceğine ve istenmediğime karar verdim. Ben sistemi korumak adına bir duruş sergiliyorsam, yönetimin de icra kurulu başkanının arkasında olması lazım.

- Sizin bürokrasiden geldiğiniz için işleri yavaşlattığınız yönünde de eleştiriler vardı, bu eleştiriyi nasıl yorumlarsınız?

Ben dernekte 12 yıldır çalışıyorum. Bürokratik bir yapıdan geldiğim halde, işleri bürokratik bir kafa yapısıyla sürdürmeye çalışsam Ankara temsilciliğinden icra kurulu başkanlığına yükselmezdim. Bu, aynı zamanda dernek geçmişinde de bir ilktir. Eskiden bu dernekte haftanın 5 günü çalışma grubu toplantıları olurdu. Genel sekreter, yönetim kurulu üyeleri işlerini bırakıp toplantılarda yer alırdı. Nakliyecilerin sorunlarına çözüm için sinerji üretirlerdi. Çünkü, dernek yöneticiliği fedakarlık demektir. Beni üzecek, şahsıma yönelik birtakım uygulamalar oldu. Ben, sistemi koruma adına kalan son kişi olduğumu düşünüyorum. Eski dönemden kimse kalmadı. Gidenlerin birçoğu bu derneğe emeği geçmiş, kıymetli insanlardı. Vefa diye bir olgunun olması gerektiğini düşünüyorum.

EN ÇOK UND DENİZ’İN KURULUŞUNDA YORULDUK

- İcra, tabi ki yalnızca sizin yaptığınız işleri kapsamıyor, ekibinizle birlikte yol aldığınız gerçeğini unutmuyoruz ama sizin döneminizde başlayan ve ağırlıklı olarak emeğinizin geçtiğini düşündüğünüz hangi projeler var?

30 Nisan’dan 30 Haziran’a kadar izinliydim. İzinlerimi kullanmak zorunda bırakıldım diyebilirim. Benim dönemimde başladığımız projelerin en büyüğü UND Deniz idi. Başarılı olabilecek bir projeydi, yeterince desteklenmediğine inanıyorum. O dönemde küçük bir kadroyla büyük işler başardık. Yönetiminden en alt kadrosuna kadar uyum içindeydik. UND Deniz, sıfır sermayeyle başladı, bunu bile başarmak büyük bir olaydı. Gemiler bir dönem yüzde 70-75 doluluk oranıyla kalktı. Öte yandan, çok güçlü bir rakibiniz var;  o dönemde sektörden yeterli desteği alamadık.

Eğitim konusunda çok önemli adımlar attık. Eğitim merkezimiz bambaşka bir eğitim merkezi haline geldi. Biraz daha kalsaydım, eğitim vizyonunu geliştirip, illere yaygınlaştırmak için gerekli adımların atılması için çalışacaktım. IRU’nun dijital takograf uygulaması gündeme geldiğinde iki arkadaşıma talimat vermiştim. IRU’nun dijital takograf eğitmenliğini aldılar. Bugün ikisi de, dijital takograf eğitmeni olarak görev yapıyor. Bürokratik bir kafa yapısından geliyor olsam bunları yapabilir miyim?

Biz, sektöre hizmet veriyorsak, bu işi bir tek ADR uzmanına bırakmamalıyız diyerek sistemli bir arayıştan sonra Burak Bey’i ikinci ADR eğitmeni olarak bünyemize aldık. O  da çok başarılı çıktı ve ilk sınavda ehliyetini aldı, eğitim vermeye başladı. Mersin’de de bu uygulamanın başlaması için adımlar benim zamanımda atıldı. Eğitim konusunda sektörün önünü açacak projelerin önderliğini UND’nin yapması gerektiğine hep inandım.

UNDNET konusunda da 1 Temmuz’daki beyan zorunluluğu geldiğinde arkadaşlarımızın yoğun çalışmasıyla sektörün sıkıntısız sorunu aşmasını sağladık. Sektörün önündeki engelleri aşacak her türlü projeyi canla başla uygulamaya koyduk.

İKİ ŞİRKETE DANIŞMANLIK HİZMETİ VERECEĞİM

- Taşımacılık camiası ve üyeler ayrılmanızı nasıl değerlendirdi? Bundan sonra ne gibi projeleriniz olacak?

Ayrılma sürecinde hem üyelerden, hem de kamudan çok önemli mesajlar aldım, üzüntülerini benimle paylaştılar. Yeni dönemde doğal olarak kamu deneyimimi, burada edindiğim bilgileri sektörümle paylaşmak istiyorum. Sektörden ayrılmayı düşünmüyorum, iki şirkete danışmanlık hizmeti vereceğim. Bu sektör gerçekten çok meşakkatli bir sektör. Hiçbir destek olmadan ömürlerini yollarda geçiren bu insanlar Türk ekonomisine büyük katkı sağlıyor. İhracatta yüzde 42’lik pay, az bir pay değildir. Şirketler, iş körlüğünden oluşan nedenlerden dolayı verimliliklerini artırma çalışmaları yapamayabiliyorlar. Karlılıklarını tespit etmek, yeni yönlendirmeler yaparak mevzuata uygun hale getirmeye ihtiyaç olabiliyor. Bu nedenle talep eden firmalara bu yönde hizmet vermek istiyorum. Şu an iki şirkete danışmanlık yapıyorum ama şimdi isimlerini veremem. Hala benzeri talepler de geliyor. İhtiyaç doğrultusunda bu işi kurumsal bir yapıya da dönüştürebilirim. Öte yandan, hala lojistik öğrencilerine destek veriyorum. Üniversiteye de dönebilirim. Sahip olduğum donanım ve bilgiyi paylaşmak niyetindeyim. Gelen görüşler de bu şekilde. Ben daha sektörde uzun süre olacağım.

- UND yönetimine kırgın mısınız?

Biraz kırgınım. İnsanların işten ayrılışı da sistem dahilinde ve kırmadan olmalı. Maddi anlamda hiçbir mağduriyetim yok. Bütün alacaklarımı tahsil ettim. 12 yıl hizmet verdim, 6 yıl icra kurulu başkanlığı yaptım. Genel koordinatörümüz Nejat Yardımcı’ya da, bana da layıkıyla bir veda yapılmalıydı. Bu makama, emeğe saygıdır. Eskiden bu işler böyle yürürdü. Örneğin, Melda Onur emekliye ayrılacağı zaman yönetimle birlikte kendisine bir veda yemeği vermiştik. Son 1.5-2 yıldır UND’nin uğraştığı sorunlar farklılık göstermeye başladı. .

- Yönetimde olumsuz yönde değişen ne var?

Bire bir görüşmelerin yaşandığı fuarlara katılım eskisi gibi teşvik edilmiyor. Leipzig’teki ITF Uluslararası Ulaştırma Formu’na bu yıl UND’den katılım olmadı. Oysa, dernek bu organizasyonlara hem katılmalı, hem de teşvik etmelidir. Bundan bir süre önce Türkiye’nin IRU’daki gururu İzzet Selah IRU tarafından yeniden aday gösterilecekti. IRU toplantılarına öteden beri hep geniş katılımlı organizasyonlar yapardık. Bunu hem adayımızı desteklemek, hem de yüzden fazla dernekle bir araya gelebilmenin şartı olarak gerçekleştirirdik. Bütün sorunları birebir görüşebiliyordunuz. Bulgaristan ya da Rusya ile yaşanan bir sorunu yerine gidip aktarırsanız farklı, orada ayak üstü konuşursanız farklı olur.

Selçuk ONUR / LOJİPORT

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Deniz Ticareti Haberleri

Beşiktaş Denizcilik, 99 milyon dolara 3 gemi aldı
DP World Evyap’ta uzaktan kumandalı vinçler devrede
Kılavuzluk, Römorkör ve Palamar Ücretleri Güncellendi
“Alsancak Limanı’nı bakkal kapatır gibi kapatamazsınız”
"İzmir Limanı'nda son sözü Varlık Fonu söyleyecek"