Gemi İnşa Sanayindeki İş Güvenliği ve Çalışma Şartlarının Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna bilgi veren Nalbantoğlu, son 5 yılda kendi işlevselliğinin üzerine çıkan sektörde çalışan sayısının 5 binden 30-35 bine çıktığını söyledi.
Tuzla'daki tersanelerde kadrolu çalışanların 5-6 katının alt yüklenicilerde görev yaptığını, sorunun da bundan kaynaklandığını anlatan Nalbantoğlu, ''Son 10 yılda 61 ölümle sonuçlanan iş kazası olmuş. Ölenlerin 60'ı taşeron çalışanı'' dedi.
Nalbantoğlu, Tuzla'da 33 iş yerinde akitli olduklarını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının kayıtlarına göre 5 bin, son zamanlarda yapılan kayıtlarla birlikte üye sayılarının 7 bine çıktığını ifade ederek, örgütlü oldukları tersanelerde istedikleri zaman denetim yapabildiklerini belirtti.
Akitli olmayan iş yerlerinde ise kapıdan içeri alınmadıklarını, görüşülen işçilerin ise işten çıkartıldığını vurgulayan Nalbantoğlu, bugüne kadar sendikalı olan tek bir işçinin dahi işten atılmadığını bildirdi.
Tuzla'da yaşanan son 20 olayın da alt yüklenicilerin üstlendiği işlerde olduğuna dikkati çeken Nalbantoğlu, taşeronla ilgili önlem alınmaması durumunda üzücü kazaların bundan sonra da süreceğini söyledi.
Tuzla'da çalışan taşeronların belli bir standardının bulunmadığını dile getiren Nalbantoğlu, şöyle devam etti:
''Tuzla'daki herhangi bir işle ilgili 15-20 elemana ihtiyaç olunduğunda, kahvede bulunan en akıllı adam kendini taşeron ilan ediyor. Herhangi bir şekilde kahvede bu işi bilen 5 kişiyi de yanına alarak şirket kuruyor. Köyüne telefon açıyor. Hiç denizi görmemiş, hiç gemi görmemiş, hatta gemiyi tahtadan zanneden insanları telefonla çağırıp, 25-30 kişilik bir ekip kuruyor, işe başlıyor. Genellikle kazaya maruz kalan işçiler de köyden gelen insanlar. Anadolu'dan gelen insanlar, tarlada, bağda koşturan bu insanlar İstanbul'a geliyor. Ertesi gün herhangi bir tersaneye götürüyorlar. Sigorta girişi yapılıyor. Gemiyi de denizi de Tuzla'da görüyor. Bu insanlar daha sonra 15 metre yüksekte çalışmaya başlıyor, patlayıcı ortama giriyor veya elektrik çarpıyor. Elektrik çarpmalarında hep genç işçiler hayatını kaybediyor.''
''KAYITLI 17 BİN 500 İŞÇİ VAR''
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre tersanelerde çalışan işçi sayısının 17 bin 500 olduğunu, ama Tuzla'da çalışan işçi sayısının 35 bini bulduğuna dikkati çeken Nalbantoğlu, ''Bu fark nereden kaynaklanıyor? 'Tuzla'da sigortasız işçi yok' deniyor. Doğru, Tuzla'da kadroda çalışan sigortasız işçi yok. Tersaneler sigortalarını hiç eksik göstermeyorlar. Eğer taşeronlara 35 bin kişi çalışıp da 17 bin 500 kişi gösteriliyorsa, her iki kişiden biri sigortasız veya herkesin 2 gününden birinin sigortasız olduğu ortaya çıkıyor'' diye konuştu.
Milletvekillerinin ''Sigortasız işçinin tersaneden içeri alınmadığı'' yönündeki ifadeleri sorması üzerine Nalbantoğlu, ''Evet işe girdikleri birinci gün sigorta yapıyorlar. Ya ikinci gün? Bir taşeron 'Birinci gün 20 işçiyle işe başlıyorum' der, ya bir gün sonra! Ayın birinde eleman girmiş 5'inde çıkıyorsa, bu adamın 5 günlük sigortası kesinlikle yatmıyor. İşten çıkmış adamın sigortası kesinlikle yatmıyor. Yatırıyorum diyen taşeron varsa ben onun elini öperim'' dedi.
PARAYI ALIP KAÇAN TAŞERONLAR
Nalbantoğlu, her hafta sonu iş bitimi parayı alıp kaçan taşeronlar olduğunu, işçinin parasını tersaneciden almak zorunda kaldığını dile getirerek, tüm bu sorunların yaşanmaması için taşeron kuruluşlarda da sendikal örgütlenmenin yapılması gerektiğini vurguladı.
Bunun üzerine söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Kemal Yardımcı, parayı alıp işçiye ödeme yapmayan taşeronların daha çok ucuz iş alanlar arasından çıktığını söyledi.
Tersanecilerin ucuza iş alan alt yüklenicilere itibar etmemesini isteyen Yardımcı, bu tür alt yüklenici sayısının da azaldığını bildirdi.
Sendikaların tersanelerde pay kapma yarışına girmemesi gerektiğini de vurgulayan Yardımcı, ölümlerin sıfırlanması durumunda sektörün yaşamasının sağlanacağını belirtti.
Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç da ölümlerin herkesi rahatsız ettiğini, komisyon olarak bunları önlemek için çaba harcadıklarını vurgulayarak, bu işin üzerine daha hızlı giderek sorunun çözülmesine katkı yapmak istediklerini kaydetti.
LOJİPORT