Motorcular da İBB'ye isyan etti

Motorcular da İBB'ye isyan etti

Yapmış oldukları hizmetin parasını yediemin olarak görülen belediyeden alamadıklarını söyleyen Turyol Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Can, ?Bizden esirgedikleri...

Yapmış oldukları hizmetin parasını yediemin olarak görülen belediyeden alamadıklarını söyleyen Turyol Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Can, ?Bizden esirgedikleri meblağın çok daha fazlasıyla bize rekabet yaratacak ve hiç lüzumu olmayan gemiler yapıyorlar. Ve bunu da zaten çalıştığımız Haliç-Üsküdar hattı için planlıyorlar. Madem çok paran var, önce benim paramı öde!? diye konuştu.

İMEAK Deniz Ticaret Odası?nın Büyük Kulüp?te düzenlediği meslek komitesi toplantısında, sektörün tüm birimleri sorunlarını dile getirdi. Ancak, en fazla yankı bulan sektör denizde yolcu taşımacılığı oldu.

Uzun zamandır işlerin düzenli ve modern bir şekilde yürüyebileceğini ispat ettiklerini ifade eden Yunus Can, günlük olarak yadsınmayacak oranda yolcu taşıdıklarına dikkat çekti. Atıl kapasitelerini kullanmaları için İDO?ya arz ettiklerini söyleyen Can, bu yatırımın kullanılmadığını ve fazladan yapılmış, heba edilmiş bir yatırım olarak beklediğini kaydetti.

Yunus Can?ın belediyeden alamadıkları ödemeler konusunda söyledikleri ise ortamı biraz gerdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi?nin yolcudan gelen parayı toplayarak, protokol çerçevesinde her 15 günde bir ödeme yaptığını belirten Can, ?Ancak, üç aydır paralarımızı düzenli alamıyoruz. Akbil?e yolcunun ödemiş olduğu paralar, bizim vereceğimiz hizmet adına peşinen alınan paralardır. Bu paralar da yediemin vasfı taşıyan belediyenin kasasında beklemektedir. Hizmetlerimizi düzenli bir şekilde verdiğimiz halde yediemin vasfı taşıyan belediyeden paralarımızı alamamaktayız. Yalnızca bizim değil, Avrasya Dentur?un da, hatta bizden çok daha büyük kapasiteye sahip olan özel halk otobüslerinin de parasını vermiyorlar. Hatlarla ilgili çektiğimiz sıkıntıları bir yana koyduk, atıl kapasitemizin kullanılabilmesi meselesini, vermiş olduğumuz hizmetin; belediyeye değil, halka vermiş olduğumuz hizmetin parasını alamama durumuyla karşı karşıya bırakılıyoruz. Sen yedi-emin?sin niye paramı vermiyorsun? Aynı belediye, bizden esirgediği devede kulak denilen meblağın çok daha fazlasıyla bize rekabet yaratacak ve hiç lüzumu olmayan gemiler yapıyor. Ve bunu da Haliç-Üsküdar hattında yapıyor. Biz, zaten bu hatta çalışıyoruz. Madem çok paran var, benim paramı öde! Paramı vermiyor, gemi yapıyor. Niye yapıyorsun? Ben Yunus Can?a kızdım onun için. Cebinden mi veriyorsun parayı?? ifadelerini kullandı.

 

?Her taraf su iken otobüse trilyonlar döküldü?

?Turyol karşısında İDO?nun kendini sübvanse edeceğine zerre kadar inanmıyorum? diyen Yunus Can, ?Ancak, canımız yanıyor, bunu söylerken dahi tepki topluyoruz? açıklamasından sonra şöyle devam etti: ?İstanbul?un altı tarafı su diyorsak, altı tarafına da hizmet verilmesinin önemi ve gereğinden söz ediyorsak, bunun çözüm önerileri de vardır. Biz, Moskova metrosu iddiasında olamayız. Kaldı ki, orada da su var. Ve fevkalade de kullanıyorlar. Çözüm, denizin payının artırılmasıdır. Senin her tarafında su varken otobüse trilyonlar döküldü. Tercihli yol yapıldı, şimdi de köprüden geçiriyorlar. Yeri geldiğinde de ben deniz taşımacılığını önemsiyorum deniyor. Nasıl önemsiyorsun? Üstüne bir de 3. köprüyü yapıyorlar. Bu kadar su ile çevrili bir şehri kullanmıyor, ama denizi kullanmalıyız diyorsunuz, sonra da her tarafa otobüsle ulaşıyorsunuz. Bu yolcu zaten toplu taşımacılığı kullanıyordu, ben taşıyordum. Sen onu da aldın karaya taşıdın. Diğer yandan da denizdeki yolcu taşımacılığını artıracağım diyorsun. Artıramazsın, yalan! Ben söylenene değil, sonuca bakarım. Sonuçta özel sektör deniz taşımacılığını öldürmek için her şey yapılmaktadır.?

 

 

 

?Metrobüsün karşıya geçmesi bizi 8-10 bin yolcudan etti?
İDO?nun Üsküdar ile Haliç arası yolcu taşımacılığı için 9.3 milyon Euro?luk bir yatırıma giriştiğini ifade eden Dentur Avrasya Yönetim Kurulu Başkanı Recep Kaymaz da, ?Bu olmayabilirdi, çünkü burada zaten bir hizmet veriliyor. ÖTV?siz yakıtla ciddi bir mazot indirimi aldık ve İDO da, Turyol da, Dentur Avrasya da bunu halka yansıttı. Bizler entegrasyona karşı değiliz. Akbil kullanılmadan önce ?akıllı bilet? sistemini kullanıyorduk. Bizim itirazımız, belediyenin kendi kurumları arasındaki entegrasyonun dışında bırakılmamızaydı. Entegrasyon, bize yolcu artışı ve kapasitemizi daha rantabl kullanma imkanı sağladı. Bununla birlikte vatandaşa çok ucuza seyahat ve beklemeden karşıya geçiş imkanı da sağladı. Biletimiz entegrasyondan önce 1.1 TL idi. Entegrasyondan sonra öğrenci, yaşlı indirimleri, aktarma indirimleri vb?den birçok vatandaşımız da faydalanır hale geldi. Bilet fiyatlarımız ise yine 1.1 TL?de kaldı? dedi.

Toplu ulaşımı rahatlatacak modların olmazsa olmazlardan olduğunu vurgulayan Kaymaz, ?Ancak, metrobüs karşıya çalışmaya başladıktan sonra yolcu sayımız 8-10 bin civarında azaldı. Mevcudu koruyacak tedbirler alınmasını bekliyoruz. Dikkate alınmak istiyoruz? diye konuştu. 

 

Paksoy: İBB ulaşımı bir bütün olarak ele alır

Eleştirileri çok ağır bulan İDO Genel Müdürü Dr. Ahmet Paksoy da, ?5 yıl önce ve 5 yıl sonrayı değerlendirdiğimiz zaman rakamlarla yapılanlar net olarak ortaya çıkar. İstanbul Belediyesi, ulaşımı bir bütün olarak ele alır. Ulaşımda kara, deniz, hava ayrımı yoktur. Denizde başka birçok aktör var. İDO aynı zamanda araç taşımacılığı da yapmaktadır. Senede 7 milyon araç taşıyan bir işletmedir. Ulaşımın sorunu tartışmak, Turyol?un sorununu tartışmak değil. Marmara?da daha birçok kooperatif çalışmaktadır. Kimse kendi içinde mutlu değil. Ben yöneticiyim, İDO?yu kötü yönetsem ?devletin kurumunu niye yanlış yönetiyorsun? demez misiniz? Biz, iyi yönetmekle suç işliyoruz. İyi yönettiğimizde, sen özel sektörü öldürüyorsun diyorlar. İskelelerimizi verdik, entegrasyonu sağladık. Birçok noktada motor kiraladık; biz, dün yapılmayan her şeyi yaptık. Ancak, yine de mutlu edemedik; demek ki, mutlu olmanın bir ölçüsü yok. İstanbul?da toplu ulaşımı kullanan 11 milyon insan var. Deniz, ara ulaşımdır, payı da maksimum 400-500 bindir. Bunun 650 bin olma şansı var mı? İstanbul?da sorunu çözmek, ulaşımı denize kaydırmak için yolları kapatıp, raylı sistemi çalıştırmamamız mı isteniyor? açıklamasını yaptı.


?Neler olduğunu 5-6 yıl sonra daha net göreceğiz?

Geçtiğimiz günlerde denizcilerin TOBB?deki Türkiye Sektör Meclis Başkanlığı?na getirilen Erol Yücel de, ?Göremiyor, anlayamıyoruz. Aradan 5-6 yıl geçtikten sonra İstanbul'a neler yapıldığı net olarak belli olacaktır. İstanbul Belediyesi'nin savunmasız kaldığı gibi bir izlenim edindim. Yapılan konuşma belediye için haksızlıktır. Deniz yoluyla yolcu taşıyalım ama metrobüsü tenkit edersek yanlış yapmış oluruz. Örneğin, ben akbili cebimde taşıyorum. Başkanla toplantıya yetişirken yolun ortasında kaldığımız için metrobüsle yetişebildik. Tenkit yapalım; gerekirse başbakanı da, bakanları da eleştirelim. Ama, onlar da eleştiriler haklı desinler? sözleriyle tartışmaya katıldı.


Selçuk ONUR - PERŞEMBE ROTASI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum