• BIST 1.210
  • Altın 483,820
  • Dolar 7,8553
  • Euro 9,2901
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Lojistik Sektöründe Kalıcı ve Güçlü İş İlişkileri

Dr. Güntürk Üstün

Yeryüzü insansız düşünülemeyeceği gibi, taşımacılık dünyası da lojistiksiz düşünülemez! İnsan nasıl ki sosyal bir canlıysa, insansız düşünülemeyecek lojistik sektörü de sosyal bir bileşenler bütünüdür. Söz konusu sektörde faaliyetlerin gereği gibi yürütülebilmesinin olmazsa olmazı denilebilecek başarılı bir “takım/ekip çalışması”nın ise hayli dikkat ve sosyal beceri gerektirdiği realitesi taşımacılık dünyasında artık önemi iyi bilinen noktalar arasında hak ettiği yeri almıştır.

İnsanlar arası günlük iş ilişkilerindeki kalıcı verimlilik, lojistik sektöründe herhangi bir firmanın rakiplerinin önüne aşırı zorlanmadan geçebilmesine giden süreçteki âdeta paha biçilmez stratejilerdendir. Bu strateji, iş yaşamındaki en sıradan anları bile pozitif biçimde etkileyebilecek bir güce sahiptir ve ilgili lojistik kuruluşunu başarı-güven-huzur dolu bir geleceğe doğru ilerletecek geçitleri aralayıp sürekli açık kalmasını sağlayabilir. Arzu ederseniz, gelin işte o geçitlerin önce aralanıp sonra da devamlı açık tutulabilmesinin başlıca yöntemlerini beraberce gözden geçirelim.

lojistik-gunturk1.jpg

* Şirket ve çalışanlarının dalga boylarındaki uyuşmazlık olasılığı:

Sektörün en gözde ya da en büyük lojistik firmasında çalışıyor olmak, orada kişinin kendisini her zaman kariyer ve/veya maaş açısından çok daha emin ve rahat hissedeceği anlamına gelmez! Belki daha küçük fakat daha kariyer odaklı ve daha dolgun ücretli bir lojistik şirketinde çalışmak, kişiyi daha huzurlu kılıp daha kısa sürede daha yüksek iş pozisyonlarına ulaşmasına yardımcı olabilir. İşinin ehli “yetenek avcıları”na göre, “yeni başlanılan bir çalışma ortamında kişinin kalıcı olmayı isteyip istemediği ilk 6 ayın bitiminde belli olur. Eğer kişi görev yaptığı firmadan hoşnut değilse, gelecek 6 ayı iş performansını asla düşürmeksizin çeşitli kaynaklar aracılığıyla kendine daha uygun bir çalışma ortamı aramakla değerlendirebilir.” Bilmem, bilir misiniz ama “İş, işte iken bulunur” deyişinin doğruluğu sayısız kereler kanıtlanmıştır. Aksini savunanlara kulak verip de, aman geri kazanılamayacak değerli zamanınızı boşuna harcamayın!

* İş ilişkilerinde şirket çalışanlarının esas beklentilerinin iyi hissetmek olması:

Bir lojistik kuruluşunda çalışanlar, kademe ve yetki düzeyi ne olursa olsun, tüm ekipdaşlarıyla ilişkilerini gözden geçirirken ne kadar çok kişi tanıdıklarından çok, onların  kendilerini nasıl tanıdıklarına odaklanmalı ve sık empati kurmaya yönelmelidirler. Anımsanacağı üzere, insanlar üzerinde oluşturulacak en etkili izlenim, içtenliktir. Ancak burada abartıya kaçılmamalı, örneğin prim veya mevki elde etmek ve çıkar sağlamak için sarf edilen tanışma çabalarının kişiye uzun vadede saygınlık kaybettirebileceği unutulmamalıdır. Ekipdaşlara daima samimi davranmak ve onlarla olan iletişimde bir çıkar beklentisi içine girmemek, kurulan ilişkinin sağlığı ve sürekliliği açısından müthiş önemlidir.

* Gerektiğinde etrafta akıl danışılabilecek birilerinin bulunması:

Lojistik sektörünün günümüzdeki baş döndürücü süratle iç içe faaliyet temposunda genellikle hızlı ama doğru kararlar alınması bir tür zorunluluğa dönüşmüştür. Böylesi bir süreç ise kimileyin şirket çalışanlarını hemen her mesleksel konuda orijinal fikir üretmek veya fikir sahibi olmak gibi güç bir görevle karşı karşıya bırakmaktadır. Gerek bu tür anlarda gerekse de kişisel dönüm noktalarında akıl danışılabilinecek, gönül rahatlığıyla aranılabilinecek, “guru veya üstat” şeklinde nitelendirilebilecek nadir kimselerin her bir ekipdaşın etrafında bulunmasının önemi yadsınamaz!

* İş stresinin aslında her çalışanın en tehlikeli kariyer rakibi sayılması:

Ne iş hayatında ne de özel yaşamda, kişinin stresten tamamen arınmış şekilde varlığını sürdürebilmesinin olanaksızlığı hep anımsanmalıdır. Kaçı(nı)lamayacak stresli anlarla başa çıkabilme ustalığı, bir lojistik kuruluşundaki her çalışanın zamanla kendisine mutlaka kazandırması gerekli niteliklerdendir. Söz konusu anlarda durumun-olan bitenin, ekipdaşların varlığının ve ortamın aniden yaydığı yıpratıcı-yıkıcı enerjinin farkında olmak, stresin kötücül akımına kapılmayıp, örneğin geçmiş dönemlere ait keyifli anların zihinde canlandırılması, birden beliren iş gerginliğiyle baş edebilmek adına kişiye büyük avantajlar sağlayabilecektir. Kısaca toparlanacak olursa; stres sizi yönetmesin, siz stresi yönetin!

* Hem dinlemenin hem de dinlenilmenin başarılması:

Lojistik sektörünün de dahil olduğu çalışma hayatında, kişinin karşısına insanlar hep ya yüksek ya da düşük statülerle çıkar ve bu durum emeklilik dönemine kadar böyle sürüp gider. İşte bu uzun ve hareketli süreçte dinlemekten çok konuşmaya yeltenenlerin şirket içi gidişatı genelde çıkmazlara girmekten hiç mi hiç kurtul(a)mayacaktır. Kronik çıkmazların bir sonraki aşaması şaşmaz şekilde işten çıkarılmaya varacağından ötürü, şirket içi iş ortamlarında hangi durumda hangi biçimde ve hangi sürede konuşulması gerektiğinin önemi yeterince anlaşılacaktır. Yeri ve zamanı geldiğinde, kişinin kendi görüş ve düşüncelerini her statüden ekipdaşlarının karşısında çekinmeden dile getirebilmesi de “iletişim madalyonu”nun öteki yüzüdür doğallıkla.

* Çalışma ortamında ego ve içsel enerjinin dengelenebilmesi:

Unsuru olunan bir lojistik kuruluşunda üstlenilen farklı pozisyonların sağladığı ayrıcalık ve güç farklı kişilik yapısındaki insanlarda farklı duygulanımlarla davranışlara dönüşebilmektedir. Örneğin aşırı rekabetçi ve benmerkezci kişiliği olanlarda çalışma ortamlarında zaman zaman içsel enerjinin kontrol dışı kalması neticesinde “ego kabarmaları-yükselmeleri hatta patlamaları” gözlemlenebilir. Pek tabii ki söz konusu istenilmeyen durumlar ilgili kişi hakkında kesinlikle olumsuz bir izlenim doğmasına yol açacağı gibi, onun şirket bünyesindeki kariyer seferini de negatif biçimde etkileyebilecektir. Sözün özü, otokontrol ve serinkanlılık da en az verimlilik ve paylaşımcılık kadar çalışma ortamlarındaki sağlıklı sosyal ilişkilerin vazgeçilmezlerindendir!

lojistik-gunturk2.jpg

* Mümkünse bazen açık havaya çıkılıp, derin soluk alıp-verme egzersizleri yapılması:

Konu lojistik sektörü olsun olmasın, çalışma hayatında mutlak verimliliğin anahtarını bulmaya kendini adamış uzmanların genel görüşüne göre, “yaptığınız işe 45 ila 48 dakikadan daha fazla süreyle kendinizi deyim yerindeyse ‘adayabilmeniz’ mümkün değil!” Mümkün diyenleriniz lütfen bir daha ve sonra bir defa daha düşünsünler! Peki, bu çarpıcı uzmanlar yorumu ne anlama mı geliyor? Yapılan iş her ne ise, yapmaya başladıktan    minimum 45, maksimum 48 dakika sonra 10 - 20 dakikalık bir soluklanma molası vermeniz şart! Söz konusu molayı, eğer olanak varsa, açık havaya çıkarak ve orada derin soluk alıp-verme egzersizleri eşliğinde değerlendirmek kişiye harika bir dinlenme deneyimi yaşattırabilir. Aynı uzman gruplarının “yapılan herhangi bir iş aktivitesine ilk 15 ila 18 dakika içinde tam anlamıyla odaklanılamaması durumunda, mutlaka iş ile ilgili farklı bir etkinliğe yönelinmesini” önerdiklerini de bu satırlara eklemekte yarar görüyorum.

* Ekip arkadaşlarının adlarının doğru anımsanıp doğru dile getirilmesi:

Lojistik gibi, çok sayıda insanla değişik derecelerde iş iletişimi kurulmasını gerektiren bir sektörde yalnızca ekipdaşların değil, sıklıkla iş gereği karşılaşılan kişilerin de özellikle ilk adlarının süratli biçimde doğru anımsanıp doğru şekilde söylenilmesi tahmin edilen de fazla önem taşır. Çoğu üstün iş performanslı lojistik sektörü CEO’sunun (hemen hemen diğer tüm örnek CEO’lar gibi) inanılmaz sayıda şirket çalışanının ilk ismini kolaylıkla hatırlamayı âdeta asal bir kariyer göreviymiş gibi benimsediğini ve bu sürpriz gerçeği de öyle herkesle (en samimi iş arkadaşları ve bazen yakın aile bireyleri dahil) ulu orta paylaşmadığını unutmayın sakın!

* Ekipdaşlığın arada bir iş dışı ortamlara da taşınabilmesi:

Her tür sportif faaliyet, özellikle de olanaklar ölçüsünde gerçekleştirilebilen takım sporları kişilere bedensel ve zihinsel açıdan belirgin bir dinçlik kazandırdığı oranda, onların sağlıklı sosyal ilişkilere de sahip olmalarına katkıda bulunur. Basketbol, futbol tipi takım oyunlarından şaşırtıcı bir şaşmazlıkla edinilen sorumluluk alma, görev insanı olma, hataları kabullenme gibi farkındalık yaratıcı nitelikler bütün bireylere gerek iş gerekse de özel yaşamda göz ardı edilemeyecek kazanımlar sağlar. O nedenle, örneğin görev yapılan lojistik şirketinin arada bir düzenlediği ve ekipdaşlığı teşvik edici özellikteki sportif aktivitelerden durmamakta saymayı gerektirmeyecek kadar fayda var! Duruma göre, spor dışı satranç, tavla, briç gibi etkinliklere de gönüllü katılmak, kişinin firma içi popülerliğini yüksek seviyede tutucu parametrelerdendir.

* Kişisel kaoslarda ussal bütünlüğün korunabilmesi:

İster lojistik, ister başka bir sektörde kişinin sevdiği insanlarla sevdiği işi yapıyor olmasının baş döndürücü lüksünü kim inkâr edebilir ki? İşte geçirilen sürenin genelde özel hayata ayrılandan daha fazla olabileceği gerçeği, yapılan işten keyif almanın önemini insana daha bir derinden algılatıyor denebilir. Öte yandan, sevdiğiniz işi yapıyor ve iş yaptığınız ekipdaşlarınızı seviyor olsanız da, iş dışında size özel bir hayatınız kesinkes bulunmalı!   Öyle ki, varoluş serüveninizde kendinize zamanla birden fazla kimlik [çalışan, ekipdaş/meslektaş, arkadaş, eş, belki ebeveyn, evlat, sporcu, aşçı, gurme, ressam, şair-yazar vb.] kazandırabilmelisiniz. Niçin mi? Çünkü ancak bu sayede hepimiz bütün birer insan olabiliriz de ondan! Bu durum ayrıca işimizi kaybetme ve/veya boşanma gibi devasa bir kişisel kaos tablosuyla burun buruna gelmemiz olasılığında benliğimize tutunarak, ussal bütünlüğümüzü koruyabilmemize de paha biçil(e)mez bir destek sağlayacaktır.

lojistik-gunturk3.jpg

Bilerek, isteyerek, stratejik düşünüp çalışarak var olma amacı taşıyan her lojistik sektörü kuruluşunun ait olduğu son derece dinamik ticari evrene koşut oranda kalıcı ve güçlü iş ilişkileri gereksindiği artık günümüzde tartışma kabul etmez bir gerçekliğe dönüşmüştür ki bu durum, lojistiğin dolaysız-dolaylı iş ortağı konumundaki kurumlar için de aynen geçerlidir.

Yenilikçilik, şeffaflık, mükemmeliyetçilik ve elbette uyumluluk barındıran bir “takım/ekip çalışması” ile lojistiğin optimum hedeflerine bugünün ve yarının iş dünyasında ulaşamaması mümkün olabilir mi hiç?

Verimli günler ve gelecek pazar yine bu sütunda görüşmek üzere.

Bu yazı toplam 1827 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096