• BIST 101.849
  • Altın 259,169
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

Kruvaziyer restoranları ve damar sağlığı

Dr. Güntürk Üstün

Dünya kruvaziyer endüstrisi filosundaki gemilerin tonajıyla yarışırcasına hız kesmeden büyümesini sürdürüyor. Özgüveni tavan yapmış ve vizyonu gerçekçi beklentilerle sağlamlaştırılmış söz konusu sektörün ileri gelen isimlerinin yakın zamanda yaptıkları açıklamalara göre, yeryüzü denizlerinde şu an 404 adet olan değişik boyutlardaki kruvaziyer gemisi sayısı 2027 yılında 500 rakamını aşacak! Bu arada, bir yandan yeni kruvaziyer şirketleri denizyolu ulaşımına dahil olurken (örneğin “Virgin Voyages” ilk dev gezi gemisini [Scarlet Lady] 2020 senesi içinde sularla buluşturmayı planlıyor), bir yandan da var olan şirketler kruvaziyerlerinin mutfaklarına en yetenekli ve karizmatik şeflerin transferini gerçekleştirebilmek amacıyla kıyasıya bir rekabet içine girmiş durumdalar.

karpuz-hosgeldiniz.jpgDiyelim hem deniz ve denizcilik tutkunusunuz, hem de olanaklarınız el verdiğinden ötürü tek başınıza veya sevgili eşinizle birlikte her sene en az 5-7 gün süren bir kruvaziyer gezisine çıkabilmenin harika şansına sahipsiniz. Peki, hiç düşündünüz mü; yaşınız 40 ve üzeri ise ve söz konusu deniz yolculuklarına çıkmayı mümkün olduğunca uzun süre sorunsuz devam ettirebilmek niyetindeyseniz, sizin ve eşinizin en fazla gereksinim duyacağınız nedir? Popüler LOJİPORT sitesinin henüz yeterince popülerleşmediğine inandığım tıp doktoru kökenli gemisever köşe yazarı sıfatıyla bendenizin yani “Güntürk Üstün”ün sizlere duraksamadan vereceği yanıt şu olacaktır: “Sağlıklı ve aksamayan bir atardamar (arter) sistemiyle donanmış dinç bir beden!” Seneler boyunca değişik not defterlerime aktardığım bilgiler toplamının yardımıyla gerek karadaki günlük yaşantınızda, gerekse de kruvaziyer gezilerinizde yemek masanızdan hiç ama hiç eksik etmemenizde büyük yarar olacağını düşündüğüm en temel yiyecek ve içeceklerden oluşan aşağıdaki listeyi bugünkü köşe yazım aracılığıyla birazdan sizlerle paylaşacağım. Vücudunuzdaki hücre, doku ve organlara temiz kan taşıyan, tıp dilinde “arter” denilen damarlarınızın (ve dolayısıyla beyniniz, kalbiniz ve böbreklerinizin) sağlamlık halinin mümkün olduğunca uzun bir zaman devam ederek, sizleri tutkuyla çıktığınız kruvaziyer gezilerinden üzücü birtakım sağlık sorunları nedeniyle alıkoymasını engellemek amacıyla yaptığım bu liste, umarım köşemin takipçisi okurlardan önemli bir bölümünün ilgisini çeker [Ne de olsa, arter sağlığının bozulmasına bağlı kalp hastalıkları (ve “inme”) halen bütün dünyada “1 numaralı ölüm nedeni”]. Elbette söz konusu listeye şu 3 önemli “olmazsa olmaz” öneriyi de mutlaka eklemem gerekecek: “1) Kesinlikle tütün kullanmamak - 2) Her gün 45 ila 60 dakika tempolu yürüyüş yapmak - 3) Her gece 6 saatten az uyumamak”. Günümüzün koca kruvaziyer gemilerinin göz kamaştırıcı nitelikteki güverteleri yolculuklar sırasında kilo koruyucu diyetinizi azıcık bozduğunuzda, en keyif verici uzun açık hava yürüyüşlerine çıkmanız için inanın biçilmiş spor kıyafetiniz olacaktır. Diğer yandan, arzu edenleriniz, diyet düşmanı son lokmayı ağzına atıp yuttuktan 3 saat sonra geminin metropollerdekilerini kesinkes aratmayan spor merkezine uğrayıp, bir güzel ter de atabilirler tabii ki!

* Kapalı değil, açık arterler için hem karada hem de kruvaziyer yolculuklarında düzenli biçimde “ekmeksiz olarak” tüketilmesi sayısız fayda sağlayıcı yiyecek ve içecekler [Aşağıdaki listede yer alan yiyecek ve içecekler kişisel deneyim ve görüşlerim doğrultusunda önem sırasına göre dizilmiştir ve doğruluğu “tartışmasız yüzde yüz kesindir” şeklinde asla değerlendirilmemelidir. Unutmayın ki, tıp alanında “yüzde yüz kesinlik” araştırmacı-sorgulayıcı bilimsellikle hiç bağdaşmayan bir durumdur! Bununla birlikte, farklı hekim ve/veya diyetisyenlerin benzer listelerinde gözünüze çarpacak sıralama değişikliklerine de benim siz okuyucularıma “mütevazi tavsiyem” fazla takılıp kalmamanızdır!].

thy-lokanta.jpg1) Kaliteli İçme Suyu [Tıp insanları erişkinlerin günde 2 litre pH değeri 7.5-8 arasında olan içme suyu tüketmesini önermekteler. Yeterince içildiğinde su hem arterlerde akan kanı sıvılaştırıcı hem de tüm vücutta bir tür “detoks” yapıcı etkiye sahip.]

2) Elma [İngilizlerin o meşhur ve antika sözü, “Günde bir elma yemek, insanı doktordan uzak tutar” artık günümüz modern tıbbı tarafından da kabul görüyor. Hatta bugünün tıp insanları eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, her öğünde dilediğiniz miktarda elma tüketebileceğinizi belirtiyorlar. Bileşimindeki “flavonoidler” elmayı bilinen en güçlü doğal antioksidanlardan biri yapıyor. Önemli bir C vitamini kaynağı olan elma, kandaki yüksek “kötü kolesterol/LDL” düzeyini de düşürebiliyor. Farklı tip ve tatlarda olması sebebiyle de onu yemekten bıkmak neredeyse imkânsız gibi.]

3) Portakal [Arter sağlığı için önemli bir başka güçlü doğal antioksidan, C vitamini ve potasyum kaynağı. Üstelik kandaki yükselmiş “kötü kolesterol/LDL” düzeyini de düşürebiliyor. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet ve/veya böbrek taşı gibi bir probleminiz yoksa, her öğünde dilediğiniz miktarda tüketebilirsiniz.]

4) Nar [Biliyorum ayıklaması hayli zahmetli ama inanın buna değer. Neden mi? Kendisi çok çok güçlü bir doğal antioksidan da ondan! Tıp dünyası her nedense nar meyvesinin yararlarını hayli geç keşfetti sayılır. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, her öğünde dilediğiniz miktarda tüketebilirsiniz.]

5) Avokado [Tıp dünyası nar gibi onun da arter dostları arasında yer aldığı sonucuna hemen varamadı. Bir potasyum deposu olmakla övünen avokado, kandaki yükselmiş “kötü kolesterol/LDL”  düzeyini azaltmasıyla da ününü pekiştirdi. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, her öğünde dilediğiniz miktarda tüketebilirsiniz.]

6) Domates [Aynen portakal gibi önemli bir C vitamini ve potasyum kaynağı olduğundan, kendisi damar sağlığının vazgeçilmez bekçilerindendir. Bileşimindeki mucizevi antioksidan maddenin adı ise “likopen”dir. Ayrıca azımsanmayacak oranda A vitamini öncül maddesi olan “beta-karoten” içerir. Kandaki yükselmiş “kötü kolesterol/LDL” düzeyini düşürebilen ve meyvelerle sebzeler âleminin aralarında paylaşamadığı domatesin bizzat kendisiyle barışık değilseniz, taze sıkılmış suyunu, taze hazırlanmış püresini hatta “şeker ilavesiz” ketçabını bile tüketmenizdeki sayısız yararları habire vurguluyor tıp insanları!]

7) Eti Yağlı Balıklar [Yani, soğuk denizlerin sularında yaşam sürerken avlanmış SOMON, ORKİNOS, MEZGİT ve SARDALYA’dan söz ediyorum. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, öğlen veya akşam yemeklerinde dilediğiniz miktarda tüketebilirsiniz. Arter dostu olan ve düzenli yenildiğinde kandaki yükselmiş “trigliserid” düzeyini düşüren bu balıkların etleri doğanın en büyük mucizelerinden sayılan Omega-3 yağ asitlerinden ve tabii ki proteinden müthiş zengindir. Ancak lütfen şu noktaya dikkat! Sözünü ettiğim balıklar üzerlerine tuz eklenmeden mutlaka ya buğulama tarzında, ya ızgarada, ya da fırında pişirilerek masanıza gelmiş olmalıdır. Etleri hayli yağlı olduğundan, pişirme işlemleri sırasında ek yağ kullanılmasına gerek yoktur. Ancak mutlaka yağ eklenmek isteniyorsa, zeytinyağı dışında başka bir yemeklik yağ çeşidi kullanılmamalıdır. Öte yandan, doktor kontrolü altında “kan sulandırıcı” ilaç tedavisi gören kimselerin, hekimlerine danışmadan bu lezzetli balıklardan devamlı olarak bol miktarda tüketmemeleri gerekir.]

8) Kırmızı Şarap [Ama düzenli biçimde günde sadece bir kadeh içmek koşuluyla. “Benim alkolle işim olmaz” diyenlerdenseniz, geminin mutfak robotlarından birinde kabuğu ve çekirdeği ile birlikte sıkılarak hazırlanmış kırmızı-siyah üzüm suyundan da günde bir bardak içmek, arterlerinizin “kötü kolesterol/LDL” parçacıklarıyla tıkanmasını önlemede benzer bir etki gösterebilecektir. Kırmızı şarap ve kırmızı üzüm suyunun deyim yerindeyse “sihirli maddesi” bileşimlerindeki süper güçlü bir antioksidan olan “resveratrol”dür.]
9) Badem-Ceviz-Fındık [Bu süper kuruyemiş üçlüsü de arterlerin vazgeçilmez dostu besin maddeleri arasındadır. Üçü birlikte tuzsuz ve kavrulmamış, “çiğ” şekilde düzenli tüketildiklerinde, kandaki yüksek “kötü kolesterol/LDL” düzeyini düşürebilmektedirler. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, öğlen veya akşam yemeklerinde her birinden birer avuç dolusu tüketebilirsiniz.]

10) Yabanmersini [İşte arter dostu bir diğer çok güçlü antioksidan. Üstelik düzenli tüketildiğinde, kandaki yüksek “kötü kolesterol/LDL” düzeyini de düşürebiliyor. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, öğlen veya akşam yemeklerinde bir avuç dolusu yiyebilirsiniz. Yaş meyve olarak bulunması pek kolay olmadığından, kurusu da güvenle aynı miktarda tüketilebilir.]

11) Sarımsak [Bir de şu nefesimize ve terimize karışan keskin kokusu olmasa! Düzenli biçimde pişirilmemiş “çiğ” sarımsak tüketmenin arter sağlığı ve kandaki yükselmiş “kötü kolesterol/LDL”  düzeyini düşürme üzerindeki adeta mucizevi etkileri çok uzun zamandan beri gayet iyi biliniyor. Eğer düşük tansiyon ve/veya mide-duodenum ülseri gibi bir probleminiz yoksa, öğlen veya akşam yemekleri sırasında  1-2 diş “çiğ” sarımsağı iyice çiğneyerek tüketebilirsiniz. Elbette dişlerinizi sık fırçalamayı ve sık deodorant kullanmayı ihmal etmeyerek! Sarımsak epeydir tıp dünyasında bir tür “doğal aspirin” olarak değerlendirildiğinden, doktor kontrolü altında “kan sulandırıcı” ilaç tedavisi gören kimselerin, hekimlerine danışmadan bu lezzetli bitkiyi devamlı tüketmemeleri gerekir. Son bir bilgi daha! Sarımsağın “uzak kuzeni” sayılan soğanın da arter sağlığı üzerinde “çiğ” olarak yenildiğinde benzer etkilerinden söz edilebilirse de, kendisi henüz “sarımsağın alternatifi” sayılma şerefine erişmiş değildir!]

12) Pancar [Tıpkı nar ve avokado gibi arter sağlığı üzerindeki olumlu etkisi hayli geç keşfedilmiş bir gıda maddesi daha. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, öğlen ve akşam yemeklerinde dilediğiniz miktarda haşlanmış pancarı üzerine az miktarda zeytinyağı ve elma sirkesi ezdirmek suretiyle tüketebilirsiniz.]

13) Mercimek [Nar, avokado ve pancardan sonra tıp dünyasının arter dostu olduğunu geç ilan ettiği bir başka faydalı besin maddesi. Tam bir protein, magnezyum ve potasyum deposu. Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, öğlen ve akşam yemeklerinde dilediğiniz miktarda haşlanmış mercimeği üzerine az miktarda zeytinyağı gezdirmek suretiyle tüketebilirsiniz.]

14) Brokoli [Tıp dünyasının nar, avokado, pancar ve mercimek örneğindeki gibi, arter dostu olduğunun bilincine geç vardığı bir başka yararlı gıda maddesi. Güçlü antioksidan ve kandaki yükselmiş “kötü kolesterol/LDL” düzeyini azaltıcı özelliğe sahip, C vitamini ve potasyumdan zengin brokoliyi haşlanmış haliyle öğlen ve akşam yemeklerinde üzerine az miktarda zeytinyağı gezdirmek suretiyle tüketebilirsiniz.]

15) Karpuz [Bu son derece sulu, kalorisi görece düşük ve “soğuk” tüketildiğinde müthiş serinletici özelliğe sahip meyve de kadim arter dostları arasında bulunuyor. Bir C vitamini, beta-karoten, potasyum ve magnezyum deposu olmakla övünen karpuz, kandaki yükselmiş “kötü kolesterol/LDL” düzeyini azaltabilmesiyle de tanınıyor. Aynen domates gibi, onun da bileşimindeki mucizevi antioksidan maddenin adı “likopen”. Uzun süreli bir tokluk hissi yarattığından, kimi kilo verme diyetlerinin âdeta baş tacı! Eğer diyabet gibi bir probleminiz yoksa, her öğünde dilediğiniz miktarda tüketebilirsiniz. Sadece, akşam yemeği sırasında ya çok az yiyin ya da hiç yemeyin ki, tatlı ve derin gece uykunuz sık idrara çıkma nedeniyle bozulmasın!]

16) Bitter Çikolata [Evet, doğru okudunuz. Ancak şeker ilavesiz olması ve en az %70 oranında kakao içermesi koşuluyla! Eğer fazla kilo ve/veya diyabet gibi bir probleminiz yoksa, öğlen veya akşam yemeklerinden sonra günde 50 gram tüketebilirsiniz. Bitter çikolata, arter dostu olmasını bileşimindeki “flavonoid” adı verilen maddelere borçlu. Kruvaziyer büfesinden sadece bitter çikolata ile ayrılmayı amatör ya da profesyonel gurmeliğe yediremeyenlerdenseniz, o zaman abartıya kaçmadan sütlü tatlıların bulunduğu bölüme doğru ağır ağır rotanızı çevirebilirsiniz. O da ne? Gözlerinizi çeşit çeşit pastanın sergilendiği o rengârenk noktadan ayıramıyor musunuz? 

O takdirde, eğer gemi mutfağının pasta şefinden tümünün tereyağı kullanılarak hazırlandığının onayını aldıktan sonra, sadece bir öğünde, 1 veya 2 dilim pasta ile damak zevkinizi şımartabilirsiniz.  Unutmayınız ki, Fransız Mutfağı’na pastacılık sanatında “yenilmez armada” unvanını kazandıran unsurların ilk sırasında daima “tereyağı” gelir!]

17) Siyah Çay [Şekersiz ve orta demli içmek koşuluyla arter sağlığı için su ve kırmızı şarap (ya da kırmızı üzüm suyu) kadar gerekli bir başka doğal içecek maddesi. Eğer aritmi-çarpıntı ve/veya böbrek taşı ve/veya kabızlık gibi bir probleminiz yoksa, her öğünde dilediğiniz miktarda içebilirsiniz. Siyah çay, arter dostu olmasını, tıpkı bitter çikolata gibi, bileşimindeki “flavonoid” denilen maddelere borçlu. Akşam saat 18:00’den sonra fazlaca tüketildiğinde, kimi bünyelerde uykusuzluk yapabileceğini hatırlatmakta yarar var.]

yemekler.jpg

Şu an bu satırlara ister modern bir kruvaziyer kabininde, ister evinizin ferah oturma odasında mideniz açlığın zilleriyle çınlarken göz gezdiriyor olun, hepinize keyifli okumalar ve önceden “Afiyet olsun” dileklerimi göndermek istiyorum.

Verimli günler ve gelecek pazar yine bu sütunda görüşmek üzere.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096