İzmir Limanı'nda iş çok

İzmir Limanı'nda iş çok

Özelleştirme İdaresi'nin 3 Mayıs'ta İzmir Limanı'nın 49 yıllığına işletme hakkını devretmek amacıyla düzenlediği ihalede bir milyar 275 milyon dolarla...

Özelleştirme İdaresi'nin 3 Mayıs'ta İzmir Limanı'nın 49 yıllığına işletme hakkını devretmek amacıyla düzenlediği ihalede bir milyar 275 milyon dolarla en yüksek teklifi veren Global-Hutchison Port-Ege İhracatçı Birlikleri Liman Hizmetleri ve Taşımacılık AŞ (EİB-LİMAŞ) konsorsiyumunun, liman ihale şartnamesinde yer alan yatırım koşullarını yerine getirmekte sıkıntı yaşayacağı ileri sürüldü. Konsorsiyumun özellikle dip taramasından çıkacak çamur için dökü alanı bulmakta sıkıntı yaşayacağı bildirildi.

 

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz işletmeciliği ve Yönetimi Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Ersel Zafer Oral, Özelleştirme İdaresi'nin İzmir Limanı'nın işletme hakkını devreden ihalede liman yanaşma yolunda deniz derinliğini 14 metreye çıkaracak deniz dibini tarama ve liman 2.kısım tevsi işlerinin 7 yıl içinde tamamlanması koşulunun yer aldığının bilgisini verdi. Oral, işletici firmanın özellikle dip taramasından çıkacak çamur için dökü alanı bulmakta sıkıntı yaşayacağını ileri sürdü. Japonya'da liman mühendisliği eğitimi aldığını hatırlatan Oral, İzmir Limanı'yla ilgili bir çok çalışmada yer aldığını belirterek, şu bilgileri verdi: "Geçmiş yıllarda dip taramasından çıkacak çamurun bazı bölgelerde yeniden denize dökülmesi gündeme gelmiş ancak Çevre Bakanlığı buna itiraz etmişti. Çözüm olarak, çıkacak çamurun limanın ikinci kısmında dolgu yoluyla oluşturulacak konteyner istifleme sahasına dökülmesine karar verilmişti. Japonlar tarafından 1998 yılında İzmir Limanı için yapılacak deniz dipi taramasıyla ilgili hazırlanan raporda 500 bin metrekarelik alanı olan yeni konteyner istifleme sahasının dolgusunda 4,5-5 milyon metreküp dolgu malzemesine ihtiyaç duyulurken, denizde yapılacak taramadan 6-6,5 milyon metreküp çamurun çıkacağı belirtiliyor. Dolayısıyla taramadan çıkacak 1,5 milyon metreküp çamur açıkta kalacak. Deniz dibinden çıkarılacak çamur çok gevşek bir malzeme olduğu için dolgu malzemesi olarak kullanılması için iyileştirme işleminden geçirilmesi gerekiyor. Arta kalan çamur da, yüksek oranda ağır metal ve evsel atık kalıntıları bulundurduğundan dökü alanı bulmakta sıkıntı çekilecek."

İzmir Limanı 2. Bölüm Tevsi Planı için ÇED raporu alındığını, ancak planda daha sonra değişiklik yapıldığı için yeniden rapor alınması gerektiğini söyleyen Oral, işleticisi firmanın bu konuda da sıkıntı yaşayabileceğini dile getirdi.

 

Mevcut iskeleler post panamax

gemilerin yanaşmasına uygun değil

 

Oral, İzmir Körfezi'nde draftın arttırılmasıyla limana yanaşma imkanı doğacak  post panamax gemilerin bu kez de iskelelerdeki derinlik sorunuyla karşılaşacağını, çünkü mevcut iskelelerdeki derinliğin yeterli olmadığını ileri sürdü. Mevcut iskelelerin konstrüksiyon sistemine zarar vereceği için bu bölgede dip taramasının da yapılamayacağını vurgulayan Oral, "İzmir Limanı'nda navlun fiyatlarını aşağıya çekecek post panamax gemiler ancak yapılması planlanan 700 metre uzunluğundaki rıhtıma yanaşabilecek. Mevcut iskelelerin kazık sistemleri 1954 yılında yapıldı. Bu kazıkların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Limandaki tüm ekipmanlar ekonomik ömrünü tamamladı. Konteyner elleçleyen  vinçler dolgu tabana fazla baskı yapmaması için özel olarak hafif üretilmiş vinçler. Bu nedenle bu vinçlerle post panamax gemiler seri şekilde elleçlenemez. Sonuç olarak İzmir Limanı'nı alan firmayı zor bir süreç bekliyor" şeklinde konuştu.

 

?Benzeri 500 milyon dolara inşa edilebilirdi?

 

Oral, 300 milyon dolar tutarında bir yatırımla İzmir Limanı'nın yıllık elleçleme kapasitesinin 2 milyon TEU'ya, yıllık karının da 5 yılda 70 milyon dolardan 140 milyon dolara çıkarılabileceğini dile getirdi. Global-Hutchison Port-EİB LİMAŞ konsorsiyumunun, yapılacak yatırım maliyetiyle birlikte İzmir Limanı'nı 1.5 milyar dolara mal etmiş olacağını söyleyen Oral, "İzmir Limanı'na 30 kilometre mesafede 500 milyon dolara benzer bir liman yapılma imkanı göz önüne alındığında liman çok yüksek fiyata gitti denebilir. Ama İzmir Limanı, hazır müşterisi, Türkiye ihracatının yüzde 30'unun çıkış kapısı olması, Ege ile Karadeniz pazarına yönelik 500 bin TEU aktarma yükü elleçleme imkanı bulunması ayrıca Karadeniz ve Doğu Akdeniz pazarlarına hakim bir liman olması gibi değerini arttıran özelliklere sahip" şeklinde konuştu.

İzmir Limanı'nın böylesinde alternatifsiz olmasından dolayı tekel oluşturduğunu vurgulayan Oral, bu durumun yaratacığı olumsuzluğu ortadan kaldırmak için Kuzey Ege Limanı'nın kısa sürede ihaleye çıkarılması gerektiğini ifade etti.

 

TCDD'nin sözleşmeleri karlılığı azaltacak

 

TCDD'nin Arkas'a 2012 yılına kadar İzmir Limanı'nda kendi vinciyle yükleme-boşaltma hakkı tanıdığını, aynı şekilde Radem firmasına ise 2009 yılına kadar çalışma hakkı verdiğini belirten Oral, Reha Denizcilik şirketinin ise limandaki yüklenici pozisyonunun sona erdirildiğini, firmanın hak talebi amacıyla TCDD aleyhine 1 milyon dolar tutarında tazminat davası açtığını söyledi. Oral, Reha Denizcilik'in ileriye dönük de hak talebinde bulunabileceğine işaret ederek, TCDD'nin İzmir Limanı'nında özel şirketlerle yaptığı sözleşmelerin limanı işletecek grubun karlılığını azaltacağını ileri sürdü.

Sedat ALP ? PERŞEMBE ROTASI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.