İkinci el makine alırken dikkat!

İkinci el makine alırken dikkat!

İkinci el bir araba alıyorsunuz, noterden satış ve devir işlemlerini yaptırmanız gerektiğini biliyorsunuz. Peki, aynı zorunluluğun satın aldığınız...

İkinci el bir araba alıyorsunuz, noterden satış ve devir işlemlerini yaptırmanız gerektiğini biliyorsunuz. Peki, aynı zorunluluğun satın aldığınız ikinci el makineler için de şart olduğunu biliyor muydunuz?
 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 18-07 tarih ve 23053 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmış olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri uyarınca, İş Makinelerinin (forklift dahil) 2. el satış ve devir işlemlerinin noterlerce ya da tescile yetkili kuruluşlarca yapılması zorunlu. Aksi halde ?Gerek satıcıya/iş makinelerini satan ve devredene karşı, gerek gerçek veya tüzel 3. kişilere, gerekse tüm resmi-özel kurum, kuruluş, mercii ve dairelere karşı her türlü sorumluluklar (hukuki, cezai, idari, mali vs.) alıcıya/iş makinelerini satan ve devir alanlara ait olacaktır? hükmü yazılı. Bu yaptırım 1.000 TL?ye kadar para cezası olabildiği gibi, makinenin bağlanmasına kadar varabiliyor. 
İşte, sektörün lokomotif örgütlerinden İSDER-İMDER?in Genel Sekreterliği?ni yürüten Faruk Aksoy, üyelerine bu önemli hukuki düzenlemeyi göz ardı etmemeleri gerektiğini anımsatarak başlıyor sözlerine?

İş makineleri sektörü yatırıma yönelik olduğu için ekonominin nabzını en doğru tutan sektör olarak öne çıkıyor. Aksoy?un aktardığı rakamlar da, ülkemiz açısından oldukça iyimser bir tabloyu gözler önüne seriyor. Özellikle istif makinelerinde, üreticinin talebi karşılayamayacak düzeye geldiğini ifade eden Faruk Aksoy, ?Üyelerimiz şu an çok şaşırmış durumda. Üç aylık verilere baktığınızda yüzde 91 oranında bir büyüme görüyorsunuz. İlk 3 ayda Türkiye?ye gelen siparişlerde ise, yüzde 300 artış var. Üç aylık büyümenin toplam verilere yansımasının da yüzde 41-42 oranında değiştiğini görüyoruz. Yine sevindirici bir unsur da, dördüncü ay büyüme rakamlarının yüzde 58?lere çıkabileceği yönünde bir gidişatın olması. Şu andaki verilere bakıldığında 2007 yılını yakalayamazsak da, Türkiye?nin 5 yıllık ortalamasını geçmiş olacağız? diyor.

 

Kiralama sektörü hala emekleme döneminde

Krizde yeni makine almayan firmalar, kiralama sektörüne ve ikinci ele yönelmişler. Şu anda piyasada masrafı az, kaliteli ikinci ellerin çoğu da o dönemde bitmiş. Ancak, KDV oranlarının yüzde 1?den yüzde 18?e çıkarılarak leasing avantajının da ortadan kalkması sektöre kısa süreli bir darbe vurmuş ama, 2009?da 3 aylık bir kararla yüzde 8?e indirilmesiyle nispeten leasing krizi aşılmış. 5 yıllık istif makinesi satış ortalaması 7.750 seviyelerinde.

Dünyada iş makineleri kiralama sektörü inanılmaz boyutlara geldiğinin altını çizen Faruk Aksoy, dünya ve Türkiye kıyaslamasını da şu sözlerle açıklıyor: ?2007 yılında 1 milyon adet karşılığı 98 milyar dolarlık kiralama yapılmış. 2009 yılında ise 570 bin adede düşmüş, karşılığında da 56 milyar dolar ödenmiş. Avrupa?da, 2009 yılında 34.4 milyar Euro olarak gerçekleşmiş. Türkiye?de ise, 2009 yılında yüzde 5 bir daralma yaşamış. Yeni istif makinelerinin yüzde 22?si kiralama sektöründe faaliyet gösteren firmalara satılmış. Bu rakam, önceleri yüzde 5-6 civarındaydı. 2009?da 7.640 adet forkliftin kiralamaya verildiğini tahmin ediyoruz. Bu rakamda yüzde artı, eksi yanılma payı olabilir. Bu yıl da kiralama sektörüne satılacak forklift sayısının 8.500-8.600 civarında olacağını tahmin ediyoruz. Bunların da , yaklaşık 1.000 adedinin operatörlü kiraya verileceğini öngörüyoruz. Bu oran, Avrupa?da tam tersidir. Kiralama operatörlü ağırlıklı yapılır. 2009 yılında 24 milyar Euro operatörlü, 10 milyar Euro ise operatörsüz kiralanmış. Türkiye kiralama sektörü henüz Avrupa boyutlarına ulaşamadı. Bizim hala sahip olma güdümüz ?benim olsun, 3 kuruş fazla olsun? mantığımız devam ediyor. Avrupalı ise her şeyi kiralama yolunu seçiyor. Jeneratör, merdiven, kova bile Avrupa kiralama sektörünün içinde yer alıyor.?

 

Kiralamada dikkat edilecek unsurlar

Aksoy?un ekipman kiralama için de öneri ve görüşleri var. Kiralamada riskin büyüğünü kiralayıcının üstlendiğini belirten Faruk Aksoy, ?Öncelikle maliyet hesabını iyi yapmalıdır. Tam servis mi, operatörlü mü kiralayacaklarına karar vermeliler. Kiralama yapan firma iyi incelenmeli. Kiralanacak ürünün firmaya uygunluğunun test edilmesi gerekir. 8 saat kiralanmak için yola çıkan bir makine 20 saat kullanılabilir. Bunların da iyi hesaplanması şarttır. Yıl sonunda da bu makinenin ikinci el değerinin ne kadar olacağı hesaplanması gerekir. Satabilecek mi satamayacak mı iyi ölçülmelidir. Kiralama fiyatları maalesef çok düşük. Bu da aşırı rekabetten kaynaklanıyor. Avrupa?daki kiralama fiyatları ile kıyaslanamayacak ölçüde. Dernek olarak, kiralama sektörünün doğduğu ABD?yi inceliyoruz. Orada ne gibi sıkıntılar yaşamışlar. Sektör nasıl büyümüş sorularının yanıtlarını arıyoruz. Bu yüzden bir kiralama komitesi oluşturduk. Üyelerimizi yönlendiririz. Diyalog sağlarız, problemleri çözmelerine yardımcı oluruz. Pazarın takip edilmesi ve sektörde güçbirliği oluşturulması konusunda çalışmalar yaparız? sözleriyle hem üyelerini uyardı. Hem de yeni komite hakkında bilgi verdi.  

 


Ürünlere FEM logosu İSDER üyeliği ile mümkün

Dernek faaliyetleri hakkında da bilgi veren Genel Sekreter Faruk Aksoy, ?İSDER, sektörün kendi arasında ve devletle olan işbirliğini sağlar. Şu an 28 imalatçı ve distribütör üyemiz var. Platform sektöründe iki firma, biri üye oldu. Depo-raf sisteminden de görüşmelerimiz bulunuyor. Konveyör sektöründe de bir yapılanma planlıyoruz. Böylece FEM?deki yapılanmaya benzer komitelerin oluşturduğu bir dernek hüviyetine kavuşacağız. FEM üyeliğinin pazarlama stratejilerinde ciddi anlamda etkisi oluyor. Türk iş ve istif makineleri sektöründe faaliyet gösteren bir kurumun, ne kadar FEM standartlarında üretim yaparsa yapsın ürününe FEM logosu koyabilmesi için İSDER üyesi olması gerekir. Bu logoya sahip firmalar, logonun da prestijiyle ürünlerine katma değer sağlıyorlar? diye konuştu.


Bizde üretilebilene ikinci el ithal izni yok

İkinci elde Türkiye?ye ithalatı yapılacak malların Dış Ticaret Müsteşarlığı?nın iznine tabi olduğunu anımsatan Faruk Aksoy, burada önemli bir ayrıntının altını çiziyor. ?Türkiye?de üretimi yapılan ve ülke talebini karşılamaya sahip olan ürünler İMDER ve İSDER?in talepleri doğrultusunda ikinci el ithalatı yasak ürünler kapsamındadır? diyen Aksoy, bunları da şöyle sıralıyor: ?Forklift, bekoloader, ekskavatör ve yükleyiciler. Türkiye?de imalatı gerçekleştirilen 90 tona kadar vinçlerin de ithalatı yasaktır. Sektörden ayrı bir talep gelmediği için diğer vinçlerin ithalatı ise serbesttir. Dış Ticaret Müsteşarlığımız ile bu konuda çok iyi ilişkiler içindeyiz. Diğer gruplar için de yine sektörel dernek olan İSDER?e danışarak karar alınır. Dış Ticaret Müsteşarlığı da, o mala izin verip vermeme yetkisini kullanmış olur? ifadelerini aktardı.


Forklift yok satıyor, leasing firmalarına çok ekmek var

2011 yılında forklift satışının 7 bin adet seviyelerinde gerçekleşmesini beklediklerini söyleyen Aksoy, ?Kriz nedeniyle imalatçı firmalar da kendilerini yavaşlattı. Haftada 5-6 gün çalışan imalatçı firmalar haftada bir güne düştü. Dünya imalat sektöründe yüzde 50?ye yakın işçi işinden oldu. Şu an elinde forklift olan ciddi anlamda satıyor. Olmayan da, öteye satış yapıyor. Bir firma ile konuştum. ?Haziran ayına 45 adet sattım? dedi. Geldiği zaman verecekmiş, faturalar hazır bekliyor. Yani ortada makine yok. İş makinelerinde de durum aynı. Çünkü, imalatçı firmalar şu an talepleri karşılayacak durumda değil. Mayıs ayında da büyüme sürecek. Müşteriye satış konusunda da firmalar tedirgin. Sağlam müşteri arayışındalar. Burada leasing firmalarına çok iş düşüyor. Güzel argümanlarla gelen leasing firmalarına bu sektörde çok ekmek var. 2007 yılında bütün leasing operasyonlarının yüzde 25?ini iş ve istif makineleri oluşturdu. Krizden dolayı büyük düşüş var. Leasing firmaları, müşterilerine güvenselerdi, şimdi bu büyüme %100 boyutlarındaydı? sözleriyle hem büyümenin hacmini, hem de leasing firmalarına sitemini dile getirdi.

 

 

FEM Kongresi Türkiye?de yapılıyor

eylülde 150 üst düzey yönetici gelecek

 

FEM Komitesi, Avrupa?da iş makineleri sektöründeki ulusal derneklerden oluşuyor. Komite, Avrupa Birliği üyesi ülkelerden oluşuyor.  Ancak, Türkiye?yi istisnai bir durumla kabul etmişler. İşte bu dünya çapındaki örgütlenmenin üyeleri Türkiye?ye gelme hazırlığında.  ?Tüzüklerini değiştirerek tek kabul ettikleri ve henüz AB üyesi olmayan ülke biziz? diye Türkiye farkının altını çizen Aksoy,  ?Yaklaşık 1.000 firma, 160 bin çalışan ve 45 milyar Euro?luk bir gücü temsil ediyorlar. İçinde 7 komite ve 7 federasyon bulunuyor. Bu yapının içinde İSDER de yürütme kurulu üyesi. Bütün komiteler, bu yürütme kurulunda temsil ediliyor. İki yılda bir de FEM Kongresi oluyor. Yaklaşık 150 civarında üst düzey yöneticinin katılacağı bu yılki kongrenin de İstanbul?da yapılmasına talibiz. 29 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında bu kongreyi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Üyelerimiz, dünyadan, son gelişme ve trendlerden haberdar olmak istiyorlarsa; bunları pazarlama stratejilerinde kullanmak istiyorlarsa; ürün ithalat ve ihracatında kullanılacak teknik prosedürleri öğrenmek; son olarak da dünyada bu işi yönetenlerle tanışmak istiyorlarsa bu kongreye katılmalarında yarar var? sözleriyle açık davette bulundu.


LOJİSTİK EKİPMANLAR

 

 

 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.