İDO kamyonları denize kaydıracak

İDO kamyonları denize kaydıracak

İstanbul Deniz Otobüsleri, (İDO) halka açılıp yeterli kaynağa ulaşabilirse; İstanbul trafiğini rahatlatmak adına çok önemli bir projeye imza atmaya...

İstanbul Deniz Otobüsleri, (İDO) halka açılıp yeterli kaynağa ulaşabilirse; İstanbul trafiğini rahatlatmak adına çok önemli bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, dizaynlarını da kendilerinin kurguladığı ro-ro gemileriyle kamyon trafiğini denizi kaydırmayı amaçladıklarını söyledi.

Ro-ro denildiğinde, akla öncelikle Avrupa?ya TIR taşıyan gemilerin geldiğinin altını çizen Ahmet Paksoy, ?Bizim ro-ro projemiz Marmara içindeki bir taşımacılığı kapsamaktadır. İstanbul?un ulaşım çilesini hep birlikte yaşıyoruz. Büyükşehir belediyemiz, çözmek için kararlı adımlar atmaktadır. Biz de, deniz ayağında en önemlisi tek bilet uygulaması olmak üzere birçok projeyi hayata geçirdik. Ro-ro?yu da özellikle güney destinasyonlarından gelen ve İstanbul trafiğini tetikleyen kamyon trafiğini denize kaydırmak için düşünüyoruz. Bandırma ya da Bursa üzerinden Ambarlı ya da başka bir noktaya taşıyacak bir sistem kurmanın doğru yöntem olduğunu düşünüyoruz? diye konuştu.

 

Marmara?ya uygun gemiler

 

Amaçlarının şu an bu işi yapan şirketlerle rekabet etmek olmadığını özellikle vurgulayan Paksoy, ?Ancak onların gemileri, taşıdığı araç sayısına bakıldığında çok düşük seviyelerde kalıyor. O gemiler, bizim kurguladığımız ro-ro konseptine uygun gemiler değil. Biz, Büyükşehir Belediyemizle sıfırdan bir proje üzerinde çalışıyoruz. Biz, Marmara?ya uygun ro-ro gemisi yapacağız. Gemideki güverte sayısı, alabileceği araç sayısı, hızı gibi verileri toplayıp, çıkan modeli de inşa ettirmeyi düşünüyoruz. Şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz. Bunu yaparken, kara ayağında da çalışmalar yapılıyor; istif ve depolama alanları, gelen araçların bekleme alanları, insanların ihtiyaçlarının görülebileceği sosyal tesislerin de fizibiliteleri hazırlanıyor. İstanbul?un kurtuluşu için olması gereken model bu demek istiyoruz? dedi.

Projenin maliyeti için 250 milyon Euro gibi büyük rakamlara gereksinim olduğunu ifade eden İDO Genel Müdürü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi?nin de, bu kaynakları yaratmak amacıyla belediye şirketlerini halka açmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.  

 

Türk tersanelerini ihalelerimize bekliyoruz

 

?İDO, bu yıl aldığı modern feribotları, niçin Türk tersaneleri yerine, Singapur ve Avustralya?da inşa ettiriyor?? Eleştirilerini aktardığımızda ise Genel Müdür Paksoy?un yanıtı şöyle oldu: ?Kim istemez gemisini kendi ülkesinde yapmayı, her gün takip edebilme olanağının olduğu bir ortamı. İDO, Ticaret Kanunu?na göre kurulmuş bir işletme. Yaptığı işleri ihale etmek zorunda. İDO, gene bir feribot ihalesi yaptı. Türk tersanesi geldi, uygun teklifi verdi ve aldı. İDO?nun böyle bir politikası yok. Alüminyum gemi yapmak ayrı bir teknoloji. Kapalı bir ortam, farklı bir ihtisas gerektiriyor. Yoksa, Türk gemi inşa sanayi bu gemilerin en âlâsını yapar. Ama, farklı bir teknoloji, ayrı bir alan, personel ve know how?a ihtiyacı var. Bu da bir yatırım maliyeti demektir. Karlılık esasına göre çalışan bir işletme bunları göz önüne almalıdır. Yoksa, İDO?nun gemilerimizi dışarıda yaptıracağız diye bir kompleksi yok. Önümüzdeki günlerde vapur ihalemiz var. Türk tersanelerinin ayağına giderek sunumlar yaptık. Herkes, bu kapıyı çalar ve içeri girebilir. Biz onları hareketlendirmek istiyoruz. Gelin bütün ihalelerimize girin diyoruz.?

 

Yeni gemiler haziranda seferde

 

Yeni gelecek gemilerle, deniz otobüsü  kapasitelerini yüzde 25 artıracaklarını vurgulayan Ahmet Paksoy, ?Yeni faaliyete girecek feribotlarımızda yok yok. Panoramik bir görüntüsü var. Bagaj kısmını çok geniş tuttuk. Yolcuların rahatı için her türlü konforu düşündük. Özellikle Avşa, Marmara Adası gibi uzun mesafelerde yeni gemilerden çok istifade edeceğiz.

Yeni gemiler martın ortalarında burada olacaklar. Nisanda bir, haziranda da iki adet gemi daha gelecek. Haziran 15 itibariyle 5 deniz otobüsümüz de İstanbul?da olacak? şeklinde konuştu.

 

?Biz olmasaydık vapurlar yoktu?

 

İDO, Büyükşehir Belediyesi?ne devri esnasında en fazla eleştiriyi vapurların kalması noktasında almıştı. Uzun bir süre vapurlara dokunulmayacağını anlatmaya çalışmaktan, yorulduğuna şahit olduğumuz, Paksoy?un şu sözlerinde ise, hem rahatlama hem de gizli gurur sezdik: ?Bütün vapurlara çok kalıcı bakımlar yaptık. Bazılarını rehabilite ettik.Hurdaya ayrılması gerekenleri dahi yeniden sefere çıkacak hale getirdik. Yani İDO olmasaydı, vapurların da hiçbiri olmayacaktı. Ancak, resimlerde görecektik vapurları. Çünkü, işletme destek verirseniz, beslerseniz yaşar. Dış cephesi, büfesinden; makine dairesi, pervanesine kadar A?dan Z?ye kalıcı bakımlar yaptık. Bunlar, aslında büyük bir bütçe kalemini oluşturuyor. İskele ve gemi bakımı için 150 trilyon bütçe ayırdık. İşte bu değişimin sonucu olarak 130 binlerden 250 binlere geldik. İDO, kamu yararına bir işletme. Bizim ana amacımız kar etmek değil. Gelinen noktada bu hizmetleri yerine getirip, çoğu hatları sübvanse etmesine rağmen, işletme kendini çevirebilir konuma gelmiştir.?

 

İstanbul-Bursa 75 dakika

 

Nisan ayı sonunda Bursa Güzelyalı?ya  başlatmayı planladıkları feribot seferlerinin Marmara?nın çehresini değiştireceğini belirten İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, ?Bursa, Türkiye?nin dördüncü büyük kenti. Bu kentle İstanbul?u 75 dakikada ulaşılabilir hale getireceğiz. Ve bu seyahati de, son model gemilerle 5 yıldızlı otel konforunda yapılır halde sunacağız. Artık, Bursa?ya gitmek İstanbul?un bir ilçesine gitmekle eşdeğer olacak. Bunun ötesinde kazanımlar da gelecek. Ticaret, turizm, eğitim ve sanayi alanında gelişmeler olacak. Bu hat yalnız Bursa?ya hizmet etmeyecek. Oradan Eskişehir?e, Kütahya?ya, Afyon?a  gitmek daha yakın olacak. Yani bir atardamar daha açıyoruz. İskelede her türlü donanım ve aktarma aracı mevcut. Güzelyalı?da iniyorsunuz, 15 kilometre sonra Bursa?dasınız? diye konuştu.   

 

?Pulman koltukta 10 saat oturulmaz?

 

?Haritaya bakıp, ?İzmir?e niye feribot gelmiyor? diyorlar. Oysa, bunun hesapları yapıldı. Feribot, minimum 10 saatte İzmir?e ulaşır. Pullman koltuklarda insanları 10 saat boyunca oturtamazsınız. Ekonomik bir maliyet de çıkarmak mümkün olamıyor. Gemiler amaca uygun inşa edilir. Bu tip hatlarda doğru gemi, kruvaziyer gemidir.?

 

İyi önerilere ödül var !

 

İDO, Öneri Değerlendirme Kurulu diye bir oluşumla çalışanlarından gelen ilginç fikirleri hayata geçiriyor. Uygulanan projelerin bir çeyrek altınla ödüllendirildiği projeler arasında ilgimizi en çok çeken, martı dışkısından kurtulmak için yapılandı: Sistem, teybe alınan şahin sesinin,  yüksek volümde martılara dinletilmesi ilkesine dayanıyor. Sesi duyan martılar, soluğu gökyüzünde alıyor.


Selçuk ONUR

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.