Hala kılavuzluğu tartışıyoruz
Kılavuzluk ve römorkaj konusu, geçmişteki kadar sert tartışmalara sahne olmasa da, Deniz Ticaret Odası?nın Kasım ayı olağan meclis toplantısının yine...
Kılavuzluk ve römorkaj konusu, geçmişteki kadar sert tartışmalara sahne olmasa da, Deniz Ticaret Odası?nın Kasım ayı olağan meclis toplantısının yine gündeminde yerini aldı. Almanya?nın 350 yıl önce yayımladığı kılavuzluk yönetmeliği en son 1980?de güncellenmiş. TC Denizcilik Müsteşarlığı ise, her geçen gün tartışmaya farklı yüzlerin katıldığı kılavuzluk yönetmeliğini hala yayımlamadı.
Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Ruhi Duman, rekabetin bilim, bilgi, teknoloji ve kaliteyle yapılacağını, fiyat indirimiyle rekabetin yapılamayacağını ifade etti. Duman şunları söyledi: ?Fiyat indirimiyle yapılan rekabette karşı taraftakini kazandırırsınız. Tıpkı iki güzide limanımızda kılavuzluk ve römorkör teşkilatının iki yıldır yaptığı fiyat indirimi rekabetinde olduğu gibi. Bu rekabetten yabancı armatörler kazandı, kaybedense ülke ekonomisi oldu. . Tarifelerde yüzde 50?den yüzde 70?e kadar varan fiyat indiriminden dolayı yabancı armatörlerin kazançlarına kazanç katıldı. Devletin de büyük kayıbı oldu. Kılavuzluk ve römorkör hizmetleri bugünün meselesi değil. 10 yılı aşkın süredir yüce meclisimizin gündemindedir. Özel kılavuzluk hizmetleri başladığında Dernek olarak karşı çıktık. Özel kılavuzluk hizmetine değil sistemin yanlış uygulamasına karşı çıktık. Bu kılavuz teşkilatının başlamasıyla ortaya bir bina çıktı ama bina temelsizdi. İki yıl sonra kılavuzluk ve römorkör teşkilatı yönetmeliği yayınlandı, atılan temel sağlam değildi ve 2002 yılında yönetmelik yeniden değişti, aradan birkaç ay geçtikten sonra yönetmeliğin bazı maddeleri yine değiştirildi
Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Ruhi Duman:
İzinleri iptal edilsin
Türk denizciliğinin onurunu kimsenin zedelemeye hakkı olmadığını vurgulayan Duman,
?Devletten izin alarak limanlarımızda kılavuzluk ve römorkör hizmeti yapan kuruluşlar eğer devletten aldıkları izin şartlarına uymuyorlarsa, eğer tarifeden indirim yapmak suretiyle devlete zarar veriyorlarsa, eğer çıkar uğruna gizli anlaşmalarla tarife dışına çıkarak indirim yapıyorlarsa, eğer bu icraatlarından dolayı Türk denizciliğinin ve Türk devletinin onuru ve saygınlığı zedeleniyorsa bu kuruluşların izinleri derhal iptal edilmelidir. Hiçbir kimse devletin ve Türk denizciliğinin onur ve saygınlığını zedelemeye hakkı yoktur. Denizciliği ülkemizin parlayan yıldızı haline getirdik ve bunu yaşatacağız? dedi.
Ruhi Duman?ın konuşmasının ardından bir açıklama yapan DTO Meclis Başkanı Erol Yücel, ?Meclisimizin kararından sonra Yönetim Kurulumuz, Denizcilik Müsteşarlığı nezdinde her türlü girişimlerini yaptı ama hiçbir sonuç elde edemedi. Her mecliste başımızı ağırtan bu konunun ortadan kaldırılması için Müsteşarlıkta sürekli toplantılar yaptık. Ama nedense mutabık kalınmış bir yönetmelik bir yıldır yayımlanmıyor.
Arpaş Yönetim Kurulu Başkanı Altan Köseoğlu: İsteyen kılavuzluk yapsın
?Hem pilotaj ve römorkaj şirketinin yönetim kurulu başkanıyım hem de bu işlerin düzenlenmesinde başlangıçta rol almış bir kişiyim? diyen Köseoğlu, Ruhi Duman?ın konuşmasını taktirle karşıladığını ancak Devletin kaybı konusunda hem fikir olmadığını ifade etti. Köseoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: ?Devletin bu işin tarifesine de karışmasına karşıyım. Özel sektör olarak kurulmuş bu şirketlerin kendi insiyatifinde belirlenmiş ücretlerle bu geliri yapmasına imkan yok. Çünkü 1998?den sonra gelen uygulamalar sizi bağlıyor. Devlet yaptığınız her işi rakamıyla takip ediyor. İşlemlerinizi aynı anda Ankara?ya bildirmek ve bunun yüzde 6,5?ini Devlete ödemek zorundasınız. Artık bundan sonra hiç kimse bu işten bir kuruş fedakârlık yapmaz. Çünkü yaptığı zaman hesap soruyorlar, niye indirimli tarife uyguladın diye.
Öbür tarafta ne yapıldığında bir bakalım. Türkiye?de özel olarak pilotaj ve römorkaj hizmeti 1998 yönetmeliğiyle gelmedi. 1980?li yıllarda Çanakkale Çimento?da TDİ hizmet veremediği için özel pilotaj ve römorkaj hizmeti verildi. Burada devlet kuralları koydu bıraktı. Daha sonra Bartın?da liman kılavuzu ve Gökçeada kılavuzluğu verildi. Gemlikte gemi hareketi artınca tamamen özel kılavuzluk izni verildi. Bu işin başlangıcı Çolakoğlu şirketinin pilotaj ve römorkaj hizmeti iyi alamadığından dolayı 2 milyon dolar kayıbım var bunu nasıl yapacağız diye bize başvurduklarında, biz de siz istiyorsanız kendiniz kurabilirisiniz dedik. Çünkü devlet hizmeti değildi. TDİ?nin de orada yasa ile kurulmuş bir hakkı yoktu. Kim istiyorsa yapsın, siz sadece devlet olarak kuralları koyacaktınız. Önümüzdeki yönetmelikte çare olmayacak ve büyük sıkıntılara gebe olan bir yönetmelikle karşı karşıya olacağımızı biliyorum. Bu hizmet liman bazlı bir hizmettir. Kim ne derse desin bundan ayrıldığınız zaman yıllar sonra da kavga olacaktır.?
DEKAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Aykut Erol: AB?de nasıl yapılıyorsa biz de öyle yapalım
Kılavuzluk konusunda yanlış bilgilendirmelerin olduğunu ve bir açıklama yapmak istediğini belirten DEKAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Aykut Erol: Adil Göksu?nun meslek komiteleri toplantısında denizciliğin uluslararası bir sektör olduğunu ve kuralların uluslararası arenada koyulduğu yönündeki söylemenin doğru bir tespit olduğunu belirterek, kılavuzluk hizmetlerinde de dünyada nasıl yapıldığına bakılması gerektiğini ifade etti. Erol: ?Eğer AB?ye girmek isteniyorsa orada nasıl yapıldığına bakmak lazım. Almanya?da 350 yıl önce çıkan bir yönetmelik var. Kılavuzluk güvenlik amaçlı ve yarı kamusal bir hizmettir. Burada menfaatleri çatışan kısımlar var. Acente, liman ve armatör gibi. Burada kılavuzluk hizmetleri bağımsız bir şekilde çalıştığı zaman Kılavuz kaptan kuralları uygulayabilir. TDİ?de çalıştığım zamanlarda kılavuz kaptanın üstünde hep baskı vardı ve hala oluyor. Avrupa?da uygulanan bir sistem var. Sistemin temeli güvenlik olması nedeniyle merkezi bir organizasyon tarafından rekabete açık olmadan verilmesi gerektiği için bütün Avrupa ülkelerinde ülke bazında tek bir teşkilat vardır ve o teşkilat her limanda hizmet vermektedir. Türkiye?de ihtiyaçtan dolayı bu hizmetler özele açılırken, Türkiye bu konuda hukuksal altyapısını kurmadan hazırlıksız yakalanmıştır. AB?deki çeşitli ülkelerin kılavuzluk kanunlarını getirip tercüme ettirip denizcilik müsteşarlığı gibi ilgili her yere dağıttık ve AB?ye uygun bir yapı kurulsun dedik, maalesef bu kurulamadı. Ümit ederiz önümüzdeki yılarda bunu kurabiliriz? diye konuştu.
AKP eski Milletvekili Cengiz Kaptanoğlu: Tartışmalar Odayı zayıflatıyor
AKP eski Milletvekili Cengiz Kaptanoğlu, kılavuzluk meselesinin DTO meclisinde getirilmesinden rahatsızlını dile getirerek, ?Bende istiyorum bu yönetmelik değiştirilsin. Burada karşı olmayan var mı yok. Bunlar burada konuşuldu, bu kürsüden bir değil iki değil üç değil ama yeter artık ya sabır. Oda zarar görmeye başladı. Topumuzla tüfeğimizle Ulaştırma Bakanımıza gidelim. Niye bu yönetmelik 5 senedir değişmez canım. Sordum bunu, para savaşıdır diyor yukarısı, ticaretinize alet etmeyin bizi diyor. Üzülüyorum odam zayıflıyor, odamın hükmü şahsiyetiyle uğraşılıyor diyorum? dedi.
DTO Başkanı'ndan DEKAŞ ve Med Marine?ye hodri meydan
Kalkavan, veziri ileri sürdü
Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, kılavuzluk ve römorkör hizmetleri ile ilgili DEKAŞ Genel Müdürü Aykut Erol, Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Başkanı Cahit İstikbal ve Med Marine Yönetim kurulu Başkanı Hakan Şen?i kamuoyu ve basın önünde tartışmaya davet ederek hodri meydan dedi. Kendilerinin de üç kişi olarak yer alacakları bu toplantıda, terbiye sınırları aşılmadan basının da her türlü soruyu sorabileceğini belirten Kalkavan, isteyen herkesin de bu toplantıya katılabileceğini ifade etti.
?Farklı fikirde olduğumuz yerler var. Bu bir rant kavgası değil, bunu rant kavgası gibi gösteren kesimler, bunu çözmek istemeyenlerdir? diyen DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ?Sayın Cengiz Kaptanoğlu söylediği gibi 63 liman yönetmeliği var ama gündem yeniden dönüp dolaşıp konu İzmit körfezinde farklı bir alana götürülüyor deniliyor, ancak bu doğru değil. Yönetmeliğin çıkartılmasında maalesef başarısız olduk. Sebebi nedir onu bilmiyoruz. Ama bu kadar çıkan yönetmeliğe karşın, bir tek yönetmelik kaldı. Bizde bir politika var. Biz çözmediğimiz konuyu, çözmek için uğraşırız. Çözülmeyen konuda konuşulur. Dolayısıyla bugün bizim gündemimizde yoktu. Ama sayın başkan Ruhi Duman gündeme taşıdı. Ruhi beyin saygı duyduğumuz konuşmasının ciddi bir kesiminde hem fikir değiliz.
?Devletin zarar ettiği doğru değil?
Devlet gelirlerinden vergilerden zarara uğradı diye bakarsanız, bu eski devletçi zihniyetidir. Doğu blokuna ait olan bir zihniyettir. Bu tamamen değişmiştir. Siz bir kademe yukarı çıkın, ülkenin gerçek menfaati nedir diye bakarsanız. Ülkelerin rekabetçi olabilmesidir, esası budur. Avrupa Birliği de bunun önünü açmıştır. Dünya da buraya gidiyordur.
Bugün fiks tarifelerle ?hayır inemezsin? diyen, bir tek eski doğu bloku veya çok kapalı ekonomiler kalmıştır. Çünkü bunu Ruhi beyin söylediği tarza alırsanız devlet zarara uğrar, vergi kaybına uğrar. Ama yukarı çıkarsanız devlet kazancı çok daha fazladır. Nasıl mı? Bir şeyin de altını çizelim! Bunu anlamadım niye böyle söylerler? Bu talihsiz bir açıklama. Bu paralar armatörün parası değil. Bu yanlış, bu tanımlama doğru değil. Bu paralar, sizin, bizim, vatandaşın ve ülkenin parasıdır. Bu zannediliyor ki, fiks bir ücret var armatörün aldığı, orada indirim yapıldığı takdirde bu armatörün cebine artı gidiyor.
Ticaretin önündeki engelleri kaldırmak ana prensiptir. Rekabetin yapılmayacağı yerler vardır, Aykut (Erol) Kaptan?a katılıyorum kılavuzluk, güvenlik rekabetin olmadığı yerler vardır ama Aykut kaptan o bölümünü söylüyor. Altını söylemiyor. Ama oralarda şirketleşme yoktur. Ticaret yoktur. Florida?yı söylüyor ama orada babadan oğla geçen kılavuzluk sistemi vardır. Ama emek üzerine kuruludur.
?Buyurun gelin tartışalım?
Sayın Başkanım, bu konu daha çok tartışılacak, konuşulacak ama böyle nezih bir ortamda belirli çerçeveler içerisinde tartışılması da çok güzel. Benim bir önerim olacak, Aykut Kaptan belli bir şeylerde gerçekten çok iyidir. Konuşmada da sizin başkanlığınızda ve basının önünde üç kişilik, üçer kişilik münazara ekibiyle, onların ekip belli Aykut (Erol) bey, Cahit (İstikbal) Bey, Hakan (Şen) bey üç kişi, Bizde üç kişi (Metin Kalkavan-Recep Düzgit- Kenan Türkantos) zaman süreci olmadan, isteyen istediğine, istediği soruyu sorabilir. Basının önünde, istediği her şeyi söyleyebilir. Bir tek terbiye sınırlarını aşmadan, kişiliğe, haklarına saldırmadan, esas kuralımız bu olacak. Yani centilmence ?bu insanlar dünyada ne olmuş, ne olmamış? öğrensin. Kim doğruyu söylüyor, söylemiyor hakemler karar versin, basın karar versin, istediği yorumu da yapsın. Bunu başkanlığınızın altında, önümüzdeki bir tarihte münazara halinde yapabiliriz. Bu konu beyefendilerin alanıdır. Kılavuzluk, römorkör konusu onların alanıdır.
Murat ERDOĞAN ? PERŞEMBE ROTASI







Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.