Gümrük kontrolünde devrim

Gümrük kontrolünde devrim

4458 sayılı ?Gümrük Kanunu?nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı? ile ticaretin önünü açan bir uygulama da hayata geçiriliyor. Uluslararası...

4458 sayılı ?Gümrük Kanunu?nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı? ile ticaretin önünü açan bir uygulama da hayata geçiriliyor. Uluslararası anlaşmalara bağlı kalınarak herhangi bir ülkeyle anlaşılması halinde, gümrük kontrolleri, Türkiye?ye gelmeden söz konusu ülkede yapılabilecek.

 

Türkiye, globalleşmeyle birlikte gümrükte yeni açılımlara hazırlanıyor. Bunun somut göstergesi de, artık birtakım eksiklikleri gün yüzüne çıkan 4458 Sayılı Gümrük Kanunu?nu Türk normlarıyla Avrupa?ya entegre etme çabaları. Çünkü görüldü ki, 2000 yılında yürürlüğe giren kanun birebir tercüme edildiği için adaptasyon sorunları yaşanabiliyor. Gümrük Teşkilatı?nın gündeminde de, bir süredir 4458 sayılı ?Gümrük Kanunu?nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı? var. İşte, bu taslakla ilgili görüşlerini sormak için Gümrük Muayene Memurları Derneği?nin kapısını çaldık.

 

Dernek, Türkiye?deki tüm gümrük muayene memurlarının bir araya gelerek kurduğu bir oluşum. Genel merkezi İstanbul. Meslekteki 930 çalışanın yüzde 95?i kuruma üye. Çalışanların tamamı 4 yıllık fakülte mezunu. Devlet Memurları Kanunu?nun 36?ya 11?indeki kariyer meslek gerekleri ile ilgili her türlü eğitim ve yarışma yeterlilik sınavlarından geçiriliyorlar. Avrupa Birliği?ndeki muadillerinin inspector (uzman) olduğunu belirten dernek yönetim kurulu üyeleri, ?Biz de Teşkilat Yasası?nda unvanımızın uzman olarak değiştirilmesini bekliyoruz? temennilerini dile getiriyorlar. 

 

 Gümrük Muayene Memurları Derneği Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ise, yeni taslak ile ilgili görüşlerini şöyle açıklıyor: ?4458?den önceki kanunumuz 1615 sayılı Gümrük Kanunu?ydu ve 1971-1999 sürecinde 28 yıl ihtiyaca cevap verdi.  Başarılı bir kanundu. 2000 yılında kabul edilerek yürürlüğe giren 4458 Sayılı Gümrük Kanunu ise, Avrupa Birliği Gümrük Kodu olarak tabir ettiğimiz AB Gümrük Kanunu?nun tercümesinden ibaretti ve özellikle cari sektörde birçok sorunla karşılaşıldı. Yani, 4458 varolanı karşılayamadı. Şu ana kadarki gümrük kanunlarının içinde en başarısızı sayılabilir. AB için geçerli normlar, Türkiye için geçerli olmayabilir. Çünkü, AB?nin komşularının hemen hemen tamamı AB üyesi. Türkiye?nin ise, bir tarafı AB üyesi, diğer tarafında 3. dünya ülkeleri de var. Bakıldığında, görece olarak sorunlu sınırlarımız bulunuyor. Her zaman övündüğümüz jeostratejik konumumuz da, sıkıntılar yaşamamıza neden olabiliyor. 4458 sayılı kanun 8 yılın sonunda miadını tamamlamış gözüküyor. Müsteşarlığımızın hazırladığı Gümrük Kanunu?nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı?nı incelediğimizde, birçok konunun doğru bir şekilde ortaya konduğunu gördük.?

 

Derneğin olumlu buldukları

Başkan Sanlı, birkaç çekince dışında yeni taslaktan oldukça umutlu. Önce olumlu bulduklarını aktarmasını istiyoruz kendisinden o da şöyle sıralıyor: ?Özellikle müteşebbislerimizin önünü kesen geçici ithalat, dahilde işleme, gümrük kontrol altında işleme rejimlerine uygulanan cezaları 241. maddede değerlendirmiş ki; bu sektörün önünü açar. Keza, mal Türkiye?ye gelmeden risk analizi yapmamızı sağlar. Bunun da, işlem prosesini artıracağını düşünüyoruz. Uluslararası anlaşmalara bağlı kalarak bir ülkeyle, örneğin Çin ile anlaşırsak, Çin mallarını Çin?de gümrük kontrolüne tabi tutabileceğiz. Globalleşmenin etkilerinden sektörlerimizi korumaya yönelik bir adım olarak değerlendiriyoruz.

?Kolaylaştırılmış imha? gibi esnek ve yeni terimlerle sektörlerin ihtiyacına cevap verecek düzenlemeler yapılmış. Özellikle 234?üncü maddedeki düzenlemeleri çok olumlu bulduk. Yanı sıra, özet beyan ve onay-tescil arasındaki paradoksu gideren maddeleri beğendik. Basitleştirilmiş hükümlerle de, sektörün önünü açan uygulamalara cevaz veriyor. Umarız, fazla mesai çalışma ücretinin yeniden düzenlenmesindeki irade devam eder ve o haliyle geçer. Öte yandan, 1615?te varolan ancak, 4458?de verilmeyen çalışanların müşavirlik ve müşavir yardımcılığı haklarının bir kısmının geri verilmesi de doğru bir uygulama. Gönül ister ki, hak eden tüm kadrolar bundan yararlansın.

 

Eleştirdikleri

 

Gümrük Muayene Memurları Derneği Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı?nın az da olsa farklı pencereden baktığı uygulamalar da var. Bunların başında da, çok tartışılan ?yetkilendirilmiş yükümlü? uygulaması geliyor. Sanlı, ?Özellikle 5. maddedeki ?yetkilendirilmiş yükümlü? uygulamasının risk ihtiva ettiğini düşünüyoruz? diyor ve devam ediyor: ?Türkiye, imalat sektörlerini korurken, hizmet sektörünü de gözardı etmemeli. Üreten insanlarımızı damping, fiyat gözetimi gibi çeşitli dış ticaret önlemleri adı altında koruyoruz. 5. maddede gümrük müşavirliği mesleğinin geleceğini tehlikeye atan unsurlar var. Yetkilendirilmiş yükümlü uygulaması, özellikle uluslararası ticari tröstlere bir meslek grubunu yok edebilme gücünü verebileceğinden risk taşımaktadır. Bizim naçizane önerimiz, 5 a maddesinin yetkilendirilmiş yükümlü ile ilgili bölümünün tamamına ancak ve ancak AB üyesi olmamız halinde ve mütekabiliyet şartıyla hayata geçirilmesi yönünde bir geçici madde eklenmesidir.

5 A?nın dışında 233 sayılı maddede ikramiye düzeninin kaldırıldığını görüyoruz. Hukukta temel prensiptir. Ödül ve ceza yan yanadır. Yetki ve sorumluluğu verdiğiniz noktada karşılığını da koyarsınız. Gümrük muayene memurlarının Hazine kaybını tazmin edici özellikleri vardır. Tahakkuk sorumluluğumuz karşılığında da hem 1615, hem de 4458?de yakaladığımız kaçaklardan ikramiye alıyorduk. Bu da çok doğal ve teşvik ediciydi. Oldukça etkin bir uygulamaydı, kaldırılmasının doğru olmadığını düşünüyoruz.?

 

İş yükü artıyor, sayımız azalıyor

 

Başkan Sanlı?nın, Türkiye?nin ihracat başarısını anlatırken, gözleri parlıyor. O çorbadaki tuzun bir parçasının kendilerine ait olduğunun gururunu gizlemiyor. Ama, artan dış ticaret hacmi ile birlikte sayılarının aynı orantıda artmamasından da mutsuz.

Gümrük idarelerinin, 7 gün 24 saat ihracatın emrinde çalıştığını belirten Sanlı, ?Rakamlarla konuşmak gerekirse, 1994?teki 41 milyar dolarlık işlem hacminden 2007?de 300 milyar dolara ulaşıyoruz. Yüzde 700 bir artış söz konusu. 1994?te gümrük çalışanı 9172. Bugün ise 7765; yüzde 15 azalmış. Bu, aynı zamanda bir çalışanın üzerindeki iş yükünün 8 kat artması anlamına gelmektedir. Biz camia olarak bunu göğüslemişiz. Gümrük müşavir ve yardımcılarının da, bu 8 yıllık süreçte sayıları artmadı. Aynı sıkıntıyı onlar da yaşıyor. Türkiye, dış ticarete dayalı bir kalkınma modelini benimsedi. Bunun geri dönüşü yok. 14 yıllık süreçte yüzde 700?lük dış ticaret artışı muhteşem bir gelişmedir. Sayısal eksiklerimizin giderilmesi yolundaki 5 bin yeni gümrük kontrol uzmanı ve gümrük muhafaza memuru alınması kararı meslektaşlarımızın iş yükünün azaltacak, işlemleri hızlandıracaktır. Meslek mensuplarının sesi olan derneğimizin Bakanımız ve Başbakan Yardımcısı Sayın Hayati Yazıcı ve Gümrük Müsteşarı Sayın M.Emin Zararsız?ın teşkilatı bu denli iyi analiz etmeleri ve konuya gösterdikleri yakın alaka sayesinde çok yakında TBMM gündemine gelecek olan yeni Gümrük Kanunu ve Teşkilat Yasa Tasarısı?ndan beklentilerimiz son derece yüksektir. Emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz? açıklamasını yapıyor.

 

 

Gümrük müşavirliğini meslek saymamak haksızlık

 

Gümrüğün, uzmanlık gerektiren bir kurum olduğunun altını çizen Başkan Süleyman Ecevit Sanlı,  ?Bir gümrük camiası mensubu 160 kanun, 7 kanun hükmünde kararname, 585 Bakanlar Kurulu kararı ve tüzük, 180 yönetmelik, 2300 tebliğ, 376 genelge, 2800 adet tasarruflu yazıyı bilmek ve uygulamak zorundadır. Bunun yanı sıra, gelişmeleri de yakından takip etme ve sürekli kendini yenilemek durumundadır. Teşkilat Yasamızın çıkartılması, gümrük müşavirlerimizin Oda Yasası?na kavuşabilmesini ayrı tutmuyoruz. Gümrük Muayene Memurları Derneği olarak, düsturumuz önce ülke, kurum sonra meslek gruplarıdır. Gümrük müşavirlerinin kazanımlarını kendi kazanımlarımız olarak görüyoruz. Oda Yasası?nın kalite getireceğine inanıyoruz. Avukatlığı, doktorluğu, gazeteciliği meslek grubu olarak kabul edip, gümrük müşavirliğini meslek olarak saymamak haksızlıktır diye düşünüyoruz. Biz, yan yana yürümek zorundayız? ifadelerini kullanıyor.


Selçuk ONUR - PERŞEMBE ROTASI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.