• BIST 95.953
  • Altın 238,944
  • Dolar 5,8268
  • Euro 6,5545
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C

Görünürdeki Elvedaya Hazırlıklı Olmak

Güntürk Üstün

* Böyle olmamalıydı ama oldu işte sevgili Airbus A380 (daha doğru bir teknik terimle A380-800) kardeşim! Sen ki “süperjumbo” lakabınla gezegenin en büyük yolcu uçağı olma unvanını haklı biçimde “hava kurdu” Boeing 747 (Boeing 747-400) dostunun kanatlarından kapmıştın “Singapore Airlines” ile Singapur-Sydney arasında ilk resmi seferine çıktığın o 25 Ekim 2007 gününde, hiç tahmin eder miydin “son” sözcüğünün böylesine hızlı biçimde sana özel günlük iletişim kılavuzuna girip de ilk sayfaya kurulacağını? [Aynı “Singapore Airlines,” filosundaki A380’lerden nasıl en az zararla kurtulabileceğinin hesabını yapıyor epeydir.]

a380.jpg

* Aslında ta doğumundan bu yana hakkında birtakım ciddi şüpheler olduğu dedikoduları dolanıyor etrafta şu sıralarda [Oysa daha 1-2 yıl önce herkes iri cüssene karşın senin ne denli rahat, konforlu, emniyetli, çevik, hızlı, sessiz ve çevreci bir çağdaş hava aracı olduğunu anlata anlata bitiremiyordu.] Artık çok pahalı ve çok masraflı bir hava taşıtı olduğun ve adeta “zamanından önce eskimiş bir uçak” konumuna düştüğün yorumları dillerden düşmek bilmiyor. Yok efendim, böylesine koskocaman çift katlı, geniş gövdeli, dört motorlu ve normalde 555 yolcu kapasitesine sahip bir uçak hakikaten gerekli miymiş! Yok efendim, havayolu kuruluşları seni filolarında konumlandırmakta acayip zorlanıyorlarmış! Yok efendim, “Emirates” gibi istikrarlı ve işleri yolunda giden bir havacılık şirketi siparişlerinden nasıl cayarmış? Yok efendim, Avrupalı Airbus firması seni Amerikalı Boeing’ten hiç de aşağı kalır yanı olmadığını kanıtlamak, hatta onun yolcu uçağı pazarındaki tekelini sonlandırmak amacıyla şansını bir hayli zorlayarak yoktan var etmiş! Yok efendim, Airbus’ın esas odaklanması gerekenler A330 ve A350’lermiş! Hep böyle değil midir zaten? İster insan ol, ister metalden yapılma dev bir kuş, bir kere gözden düşeyazmaya gör; her ne kadar bir miktar gerçeğe yakın yanları olsa da, hemencecik bahaneler sürüsü şiddetli bir tipi misali gökten gövdene yağmaya başlayıverir.

* Üretiminin tamamen duracağı 2021 senesine dek daha 2 uzun yılın var be Airbus A380 kardeşim! Üstelik o tarihten sonra da şu an sayıları 230’u geçen hemcinslerinle birlikte bir 10 sene daha semalarda özgürce dolaşabileceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor!   Ben söylemesem de, sen nasılsa gayet iyi biliyorsun; havayolu camiasındaki hâlâ sana ait günlerinle gecelerini gönlünce dolu dolu yaşamalı, kokpit ve kabin ekiplerinle tüm yolcularının akıcı sohbetinin tadını çıkarmalısın! Bırak biz insanları ve yanında pire gibi kalan kuşlar âlemindeki dostlarını bir kenara, çılgınca gibi görünen düşlerin ürünü uzay araçlarının bile ölümlü olduğu bu dünya kimsenin sonsuzcasına barınabileceği bir hangar, terminal binası, apron, taksi yolu veya kalkış-iniş pisti değil!

* İçtenlikle inanıyorum ki görece geniş ailenden birkaç üye vakti geldiğinde, yeryüzünün farklı birkaç açık ya da kapalı sivil havacılık müzesinde kendilerine güvenli bir sığınak bulabilip, havayolu tutkunlarıyla meraklılarının gözdeleri arasına katılmayı başarabilecek. Açıkçası ben, senin göklerde süzüldüğün değil, müzelik olduğun dönemde efsaneleşeceğine inanan inatçı azınlıktanım. Yeter ki sen, günde 300’ü aşkın kalkış-inişle son seferinin bitimine dek ölümlü veya yaralamalı hiçbir kazaya karışmamaya bak!

airbus-003.jpg

* Kanımca katıksız hayranların uzak bir gelecekte seni en fazla “Air France” logosuyla çıktığın Paris-New York, “All Nippon Airways” logosuyla çıktığın Honolulu-Tokyo, “Lufthansa” logosuyla çıktığın Frankfurt-Şangay, “Singapore Airlines” logosuyla çıktığın Singapur-Sydney ve “Emirates” logosuyla çıktığın Dubai-Auckland seferlerinle anımsayacaklar. Sen artık ortalıktan bütünüyle kaybolduğunda, sık sık bilgisayarlarının belleğindeki ve internet ortamındaki videolara göz atıp, “Ne yolculuklardı ama onlar!” diye ağır bir hüznün eşliğinde iç çekerek, çay ya da kahvelerini yudumlayacaklar.

* Bu tadı acı ve giderek daha da acılaşacak olan kaçınılmaz varoluş deneyiminden elbet senin değil de, seni geliştirip yolcular ve göklerle buluşturmayı hedefleyen her kademeden yöneticinin gerekli “havacılık dersi”ni vakit aşırı ilerlemeden çıkarması gerekecek! Çünkü 11 Eylül 2001 terör saldırıları sonrasında, 30-40 sene öncekinden farklı olarak, ne günümüzde ne de gelecekte devasa dünya havayolu camiasının seninkine benzer müthiş maliyetli ve ardı yoğun sisli maceralara gözü kapalı atılma şansının artık kesinkes ortadan kalktığının bilincine varması şart mı şart! Aksi takdirde, dökülen onca para ve alın terine rağmen karabasan gerçekliğe dönüşür ve sivil havacılık, gelgitli tarihinde görmediği kadar derin bir ekonomik çalkantının dibinde bulur kendini [Onu böylesi bir düşüşten neyin nasıl tekrardan yüzeye çıkarabileceği sorusunun yanıtına ise belki hem ekonomistlerin hem de falcıların kafa kafaya verip, benzersiz bir beyin fırtınası estirmeleriyle erişilebilinir.]

* Sana şunu hatırlatmam gereksiz: “Uçak pistten çıktı mıydı yol gösteren, yorumda bulunan çok olur.” O yüzden iyicene soru ve ünlem işaretleriyle dolmuş kafanın kapasitesini daha da zorlamamak için benden şimdilik bu kadar sevgili Airbus A380 kardeşim! Sana kalan aktif çalışma hayatın boyunca arızasız, kazasız, türbülansı az, bol güneşli, bol dolunaylı, bol konuklu, güvenli ve keyifli seferler diliyorum. Seninle sadece bir kez büyük bir uluslararası havalimanının sayısız körüklerinden birine yanaştığında karşılaşmıştık. Hiç misafirin olamadım ve bundan sonra da olma şansımın sıfırın altında kaldığının farkındayım. Yine de, havayolu şiirlerimde senden söz etmeyi kolay kolay bırakmayacağımdan adın kadar emin olabilirsin! Marmara Denizi’nin Avrupa kıtasına komşu bir kıyısından sana önce bir yolculuksever şair-yazar “hoşçakal”ı sonra da “elveda”sı gönderiyorum. Umarım heybetli ve sevimli varlığına gecikmeden ulaşır!

Verimli günler ve gelecek pazar yine bu sütunda görüşmek üzere.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096