Dalgalardan maksimum enerji

Dalgalardan maksimum enerji

Merkezi İngiltere?nin Southampton şehrinde bulunan C-Wave Limited adlı şirketin Southampton Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucu, deniz...

Merkezi İngiltere?nin Southampton şehrinde bulunan C-Wave Limited adlı şirketin Southampton Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucu, deniz dalgalarından maksimum enerjiyi sağlamaya yönelik ve dalga çukuru ile dalga tepesi arasındaki potansiyel enerjiyi elektrik enerjisine çevirebilen bir sistemin başarıyla geliştirildiği duyuruldu. Şirketten yapılan açıklamaya göre yenilikçi okyanus enerjisi sistemi, ilk testleri başarıyla geçerek mevcut teknolojinin geliştirilmesi amacıyla verilen 1 milyon pound?luk fonu almaya hak kazandı.

Sistem için ayrılan fonun üç aşamalık programın ilk aşaması için verildiğini ifade eden şirket yetkilileri, toplam üç aşamadan oluşması planlanan projede üç ya da dört yıl sonunda bir açık deniz enerji istasyonu kurulmasının hedeflendiğini söylediler. Şirketin CEO?su Giles Edward yaptığı açıklamada: ?Dalga enerjisi İngiltere için karbon emisyonunun azaltılması konusunda verilen taahhütler açısından hayati öneme sahip bir projedir. Projemizin başarıya ulaşması durumunda büyük ve yenilenebilir bir enerjiyi nispeten küçük bölgeleri işgal ederek sağlayabilmiş olacağız. Projemizin gerçekçi, kayda değer, güvenli ve çevre dostu bir proje olarak dünyada kabul görmesi ve geleneksel enerji üretim metotlarına bir alternatif olabilmesi en büyük dileğimizdir.? şeklinde konuştu. Proje için ayrılan fonun Business Angels ve Carbon Trust örgütleri tarafından eşit olarak üstlenileceği açıklanırken, 2007 yılı sonunda deneysel amaçlı olarak İngiltere kıyılarına elektrik enerjisi ulaştırılmasının planlandığı kaydedildi.

Teknik uzmanlar C-Wave sisteminde 1 Megawatt?lık bir santral boyutlarının takriben 20 metre genişlik ve 50 metre uzunluk olarak öngörüldüğünü, ancak yapılacak geliştirme çalışmaları neticesinde boyutların küçülmesinin beklendiğini ifade ettiler. Buna karşın kurulması planlanan 200 Megawattlık enerji tesisinde deniz üzerinde yüzer durumda bulunan jeneratörlerin oldukça geniş bir alan kaplayacağı düşünüldüğünde deniz kazalarının önlenmesi bakımından, bu tür tesislere özel sahalar tahsis edilmesi gerekebileceğini ifade eden yetkililere göre, sistemin çözülmesi gereken en büyük sorunlarından birini bu konu teşkil ediyor.

Öte yandan, küçük dalga enerjisi şirketleri yükselen yenilenebilir enerji sektöründe inisiyatif alma bakımından öncelik kazanıyor. Kuzey Amerika'nın her iki yakasındaki büyük enerji potansiyeline sahip kıyı sularında küçük şirketler okyanus enerjisinden yararlanmaya yönelik projelerini uygulamaya koymayı planlarken, bu tesislerin ekonomik anlamda da giderek karlı olmaları bekleniyor. Amerikan Federal Enerji Düzenleme Komisyonu sözcüsü Celeste Miller, dalga enerjisi teknolojilerine ilginin iki yıldan bu yana artarak devam ettiğini belirten bir açıklama yaptı.

Dalga enerjisini önerenlerin, bu teknolojiyi doping almış ve akış içerisinde dönen rüzgar türbinine benzettiklerini söyleyen Miller, açıklamasında suyun yüksek yoğunluğunun, rüzgar türbinleri kadar enerji üretmek için daha az sayıda ve daha küçük türbine ihtiyaç gösterdiğini vurguladı.

2005 yılında deniz enerjisi konusunda baskı grubu olarak kurulan Okyanus Yenilenebilir Enerji Koalisyonunun kurucularından Carolyn Elefant, sahip olunan on yıllık deneyimin bu teknolojiye iş dünyasının ilgisini çekebilmek için yeterince olgunlaştığını söylüyor. Celeste Miller ise, geçtiğimiz son dört yıl içinde Federal Komisyonun on ikiye yakın dalga enerjisi üzerine çalışma yapan tesise izin verdiğini, 2006 yılında ise yaklaşık kırk dosyanın incelemeye alındığını özellikle vurguluyor.

Bu arada Verdant Enerji isimli şirket, New York'un Doğu Nehri'ne küçük pilot projenin parçası olarak 2007 başında iki tane su altı türbini yerleştireceğini duyurdu. Türbinlerden elde edilen enerjinin Roosvelt Adası yakınında bulunan süpermarket ve otoparka yönlendirileceğini belirten Verdant kurucularından ve Başkan Trey Taylor; altı yıllık bir şirket olduklarını, diğer dört türbini yerleştirmeden önce balıklar üzerindeki etkilerini araştırmak için 18 aylık bir zaman harcayacaklarını vurgulayarak, projenin kendilerine 2 milyon doları balık gözlem ekipmanı olmak üzere 10 milyon dolara mal olduğunu belirtti. Taylor, eğer her şey yolunda giderse Verdant Şirketinin 2008 yılı itibariyle 300 türbine sahip olacağına, türbinlerin en az 10 MW elektrik üreteceğine ve bu enerji kapasitesinin 8.000 evin enerji gereksinimini karşılayabileceğine dikkat çekti.

            Alternatif enerji kaynakları arayışında dikkat çekici bir diğer gelişme de İngiliz AquaEnegry isimli şirketin projesi. Projenin anahtar parçasını şirketin "AquaBuOY" hortum pompası teknolojisinin sınanması oluşturuyor. Bu teknoloji uzak kıyı dalga enerjisinden elektrik üretimi konusunda başarılı ve ticarileşmeye elverişli bir durumda bulunuyor.

Carbon Trust Fonu, teknoloji ticarileşerek yetkin bir duruma gelene kadar 317.000 Dolar karşılıksız kaynak sağladı. Girişimin katılımcı ortaklarından Finavera Renewables Şirketinin CEO'su Jason Bak; Dünya Enerji Divanı raporlarına göre, dünya okyanuslarında mevcut olan yenilenebilir ve temiz enerji potansiyelinin 2 Terawatt dolayında tahmin edildiğini belirterek, bu miktarın dünyanın şu andaki elektrik üretiminin iki katına eşdeğer bir kaynak olduğunu ifade etti.


PERŞEMBE ROTASI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.