Levent Özkuşçu

Levent Özkuşçu

Beyaz Saray'ın Bahçesindeki TIRLAR

videoframe-0.pngYıl 2017 Beyaz Saray’ın önünde iki adet TIR duruyordu. Amerikan Başkanı Donald Trump bir Mack çekicisinin kabinine çıkmıştı. Yanında American Trucking Associations Başkanı Chris Spear vardı.

Kameralar canlı yayındaydı.
Bu bir ülkenin kendi kara yolu taşımacılık sistemine nasıl baktığını gösterdi.

Kamyon taşımacılığı bir ülkenin görünmeyen dolaşım sistemidir. Market rafındaki ürün, fabrikadaki ham madde, hastanedeki ilaç, limandaki konteyner, inşaat sahasındaki çelik, askeri üssün lojistiği... Hepsi biri ağır vasıta sürücüsünün direksiyonundan geçiyor.

Amerika bunu biliyor. Bu nedenle #trucking sektörünü yalnızca nakliye olarak görmüyor. Ulusal ekonomik altyapı olarak görüyor.

Şimdi bir de bizim fotoğrafa bakalım.
Türkiye’de de yük taşımacılığının çok büyük bölümü kara yolu ile yapılıyor.
Avrupa’ya gidiyoruz.
Orta Doğu’ya gidiyoruz.
Kafkasya’ya gidiyoruz.
Sınır kapılarından yüzbinlerce araç geçiyor.

Türkiye’nin coğrafi konumu lojistik açıdan ciddi bir avantaj ancak bu aynı zamanda büyük bir çelişkiyi de barındırıyor. Bugün milyonlarca TL değerindeki modern araçları kullanacak insanları hala eski dünyanın eğitim sistemiyle yetiştirmeye çalışıyoruz. Sürücü kurslarında kullanılan araçların önemli bölümü 25-30 yıllık !

Oysa ki bugün araçlarda; kamera destekli güvenlik altyapıları, predictive cruise algoritmaları, otomatik şanzıman zekası, retarder yönetimi,
yakıt optimizasyon yazılımları, ADAS sistemleri, telematik veri katmanları bulunuyor.

Fakat biz sürücü yetiştirme modelini geçmiş yüzyılın refleksleriyle yönetiyoruz. Sonra da; neden yakıt tüketimi yüksek, neden araçlar hor kullanılıyor, neden sürücü bulamıyoruz, neden aidiyet oluşmuyor bunları tartışıyoruz.

Bu bir sistem problemi çünkü bugün sektörün önemli bir kısmında; şirket sürücüye güvenmiyor, sürücü de şirkete güvenmiyor. Aidiyet düşük. Şeffaflık düşük. Uzun vadeli insan yatırım kültürü zayıf

Bazı şirketler hala sürücülerinin SGK primlerini gerçek gelirleri üzerinden yatırmıyor. Sürücü bunu biliyor. Şirket bunu biliyor. Haliyle bir süre sonra iş ilişkileri bozuluyor. Davalar başlıyor. Ortada yalnızca hukuki problem oluşmuyor. Kurumsal güven çöküyor. Güvenin olmadığı yerde ise verimlilik oluşmuyor

Kötü sürücü pahalı sürücüdür.

Ağır vasıta sürücülüğü, Türkiye’de yeniden tanımlanması gereken stratejik bir meslek çünkü artık mesele sadece aracı A noktasından B noktasına götürmek değil. Bugün iyi sürücü; yakıt sarfiyatını, bakım maliyetini, kaza riskini, müşteri memnuniyetini, aracın 2. el değerini etkiliyor. Ama iyi sürücüyü de yetiştirme, ölçme, değerlendirme, ödüllendirme sistematiğimiz yok

Belki de önce şu soruyu sormamız gerekiyor
Bizim İçin Sürücü Kim?
Yalnızca direksiyon tutan kişi mi?

Amerika Beyaz Saray’ın önüne tırları çekti.
Elbette mesele sadece fotoğraf değildi.
Bir ülkenin kendi kara yolu taşımacılık sistemine ne kadar stratejik baktığının göstergesiydi.

Bakalım biz böyle bir fotoğrafı ne zaman görebileceğiz.

Bu yazı toplam 265 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.