1. Otomotiv Kongresi başladı

1. Otomotiv Kongresi başladı

Toyota Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Tamer  Ünlü, Türk otomotiv sektörünün 2010 yılında 2 milyon adet araç üretme  hedefine ilişkin olarak,...

Toyota Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Tamer  Ünlü, Türk otomotiv sektörünün 2010 yılında 2 milyon adet araç üretme  hedefine ilişkin olarak, "Bu hedefi 15 yıl önce duysam düşüp bayılırdım"  dedi.

Soylu ve Cengiz Danışmanlık tarafından bu yıl ilki düzenlenen 1.  Uluslararası İstanbul Otomotiv Kongresi (AutomotivİST) İstanbul Lütfi  Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında başladı.

Kongre kapsamında düzenlenen ve Türk otomotiv firmalarının üst  yöneticilerinin katıldığı panelde konuşan Tamer Ünlü, panel  moderatörünün Türkiye'den ulusal bir otomobil markası çıkıp  çıkamayacağına ilişkin sorusu üzerine, "Böyle bir şeyi unutun" yanıtını  verdi.

Teknolojinin sürekli değiştiğine işaret eden Ünlü, "Böyle bir yatırıma  sıfırdan başlamak imkansız" yorumunu yaptı.

Türk otomotiv sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan  Ünlü, sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu, Türkiye'de muazzam bir  sanayi potansiyeli bulunduğunu, bunun ağırlığının ise otomotiv sanayinin  başarısından geldiğini kaydetti.

Türkiye'de sanayicilerin istekli ve cesur olduğunu dile getiren Ünlü,  sektörün bu gelişmesinin devam edeceğini söyledi.

Otomotiv Sanayii Derneğinin (OSD) 2010 yılında koyduğu 2 milyon adet  üretim hedefini anımsatan Ünlü, "Bu hedefi 15 yıl önce duysam düşüp  bayılırdım. Sakıp Sabancı'nın deyimiyle 'Atma Recep' derdim" diye  konuştu.

Tamer Ünlü, otomotiv sanayininde ihracat ithalat dengesin bu yıl ihracat  lehine gelişme göstereceğini de ifade ederek, bunun büyük bir başarı  olduğunu vurguladı.

Sektörün beklentileri konusunda bir soru üzerine Ünlü, "Keşkelerle  konuşacağım. Keşke akaryakıt bu kadar pahalı olmasa, keşke satın alınan  araçların vergileri bu kadar yüksek olmasa... ÖTV çok ağır. Kaldırılmalı  veya azaltılmalı. YTL aşırı değerli. YTL yüzde 20-25 değer kaybetse  keşke..." diye konuştu.

 

"Renault, Türkiye'ye güvenmeye devam edecek"

 

Oyak Renault Genel Müdürü Alain Gabillet ise marka yaratmanın  zorluklarına işaret ederek, bunun pahalı bir süreç olduğunu ve ulusal  ilgi gerektirdiğini anlattı.

Markaların artık çok uluslu çalıştıklarına da dikkat çeken Gabillet,  yerel üretimlerin nasıl gelişme göstermesi gerektiğinin önemine değindi.

Renault olarak Türkiye'ye güvendiklerini ve güvenmeye de devam  edeceklerini dile getiren Gabillet, Türkiye'ye her yıl yaptıkları  yatırımın da bu güveni gösterdiğini, üretimlerini artırdıklarını  hatırlattı.

Türkiye'de fırsatlar olduğu kadar riskler de bulunduğunu ifade eden  Gabillet, yerel pazarın daha büyüme potansiyelinin bulunduğunu söyledi.

Rekabet konusuna da değinen Gabillet, yatırımların Türkiye'den geçip  başka bölgelere kaymasının bir tehlike olabileceğini, Çin ve  Hindistan'ın önemli rakipleri olduğunu dile getirdi. Gabillet, "Ancak  biz Türkiye'ye Renault olarak güveniyoruz. Kapasitesi var, yan sanayisi  yeterli..." görüşünü aktardı.

Renault'un yerel tedariğinin yüzde 60 dolaylarında olduğunu, gelecek  yıllarda bu oranı daha da artırmayı amaçladıklarını ifade eden Gabillet,  Türkiye'de üretilen parça kalitesinin üstünlüklerine değindi.

Sektörün beklentilerini de dile getiren Gabillet, politik ve ekonomik  istikrar beklentisine işaret ederek, değerli YTL'nin ihracat  kapasitesinin belini büktüğünü ifade etti.

 

İç pazarın büyümesi

 

Tofaş üst yöneticisi Ali Pandır ise neden bir Türk otomotiv markasının  yaratılamadığının cevabının geçmişte aranması gerektiğini söyledi.

Bunun denemelerinin yapıldığını, ancak ticari hale getirecek iç ve dış  piyasanın yaratılamadığını ifade eden Pandır, "İstenirse neden olmasın,  ancak ticari olarak çok büyük yatırım gerekiyor. Şu anda hiçbir üretici  bunun altına girmiyor" görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin son 5 yılda büyük yatırım çektiğini, trendin üretimde  rakamların yükseleceği yönünde olduğunu ifade eden Pandır, şunları  kaydetti:

"Türkiye şimdi bir dönüm noktasına geldi. Üretim adetleri 1 milyon 200  bini buldu. İhracat 20 milyar dolara ulaşacak. 2010 yılında 2 milyon  adetlik üretim için başka yatırımlara ihtiyaç var. Organik büyümenin  sınırlarına geliyoruz. Biz Tofaş olarak üretimimizi 500 bin adede  çıkarmayı hedefliyoruz, ancak mevcut fabrikanın fiziksel limiti var.  Sonrası ikinci fabrikayı gerektiriyor. Türkiye'de iç pazarın büyümesi  için yeni firmaların gelip yatırım yapması gerekir. Burada iç pazarı  büyük olan Rusya, Hindistan ve İran gibi ülkeler rekabet açısından  Türkiye için tehlike oluşturuyor."

Otomotiv sanayindeki ihracat ithalat dengesine de değinen Pandır,  durumun ihracat lehine düzeldiğine inandığını belirterek, bu gidişin  devam ettiğini, burada Ar-Ge'nin ve tasarımın önem taşıdığının altını  çizdi.

Sektörün beklentileri konusunda da Pandır, hükümetin otomotivde  vergileri düşürerek iç piyasayı canlandırmaktan çekindiğini, iç pazar  büyümeden yeni yatırımların zorlaşacağını, aynı zamanda insan kaynakları  ve alt yapı konularında da eksikler bulunduğunu ifade etti.

Pandır, Bursa'dan 900 bin adetlik bir üretim yapıldığını hatırlatarak,  liman ve otoyol gibi yatırımların otomotiv sektörünün gelişmesine  paralel yapılmasının önemine işaret etti.

Ford Otosan Genel Müdürü Michael Flewitt ise Türkiye'de araç üretme  konusunda gerekli uzmanlık mevcut olduğunu ifade ederek, Türk  şirketlerin ortaklıklar kurarak çok başarılı çalışmalar  gerçekleştirdiklerini, Türk otomotiv sanayinin üretim kapasitesinin 1  milyon adedin üzerine çıktığını, bunun daha da yüksek rakamlara  çıkabileceğini belirtti.

Türkiye'nin batılı ülkelerle rekabet ederek araç sattığını ifade eden  Flewitt, vergilerin ve tahmin edilebilir piyasanın varlığının önem  taşıdığının altını çizdi.

 

LOJİPORT

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.