TEMSA’ya kıymayın efendiler..!

Selçuk Onur

Adana’nın bağrından buram buram Türk kokan bir marka yaratılmıştı. Tereciye tere, Çin mahallesinde salyangoz satıyordu. İşte o güzelim markaya tokat üstüne tokat vurmaya çalışıyorlar.

Bugün Türkiye’de üretilen her 3 otobüsten birini TEMSA üretiyor. Otomotivin beşiği ABD’de ilk 4 marka arasına girmiş, ihracat ağına Kanada’yı da dahil etmiş. 66 ülkeye 15 bin adetten fazla araç ihracatı gerçekleştirmiş. Sadece Fransa yollarında 5 bin adet otobüsü yürüyor. Almanya, İngiltere, İtalya, Avusturya, İsveç, Litvanya ve Benelux ülkeleri şirketin Avrupa’da faaliyet gösterdiği önemli pazarlar arasında bulunuyor. 2018 yılında 125 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş.

Adana’daki üretim tesislerinde 4 bini otobüs, midibüs ve 7 bin 500’ü hafif kamyon olmak üzere yılda 11 bin 500 araç üretebilecek kapasiteye sahip. 2019 yılında direkt 1,300 kişi ve sadece Adana’daki yan sanayisi ile birlikte 3 bine yakın kişiye istihdam sağlıyor.

Türk finans sistemi artık aklını başına devşirmeli

Türk markası TEMSA, bugünlerde kapısına dayanan farklı bankalarla mücadele etmekten asıl işine odaklanamıyor. Oysa kendi Ar-Ge birimleri tarafından yüzde yüz “yerli ve milli” olarak üretimi gerçekleştirilen yüksek teknoloji ürünü elektrikli otobüsüne dünyadan sipariş yağıyor. Ayaklarının üzerinde durmasına bir izin verseler, ortada borç morç kalmayacak.

Türk bankacılık sistemi, hala çağ dışı yöntemlerle borç tahsili yapabileceğini düşünüyor. Hep bir armatörümüzün başına gelen gelir aklıma nedense…

Samsun Limanı’nı geziyorum, limanın içinde yarısı batmış bir gemi gördüm. Niçin kaldırmıyorsunuz diye sorduğumda, hikayeyi anlattılar:

Armatör bu gemiyi satın almış. Borçlarını çalıştıkça ödüyor. Sonra bir ara dönem geçirmiş ve iki taksit üst üste ödeyememiş. Bir anda bankaların kendi aralarındaki gizli “Black List” devreye girmiş. Art arda hacizler ve gemiyi bağlamışlar.

  • Armatör: “Gemiyi serbest bırakın çalışıp ödeyeyim” diyor.
  • Bankalar: “Önce öde, sonra bırakırız” diye yanıtlıyor.

Sonunda limandaki manzara oluşmuş. Gemi yarı batık, armatör de çıkış yolunu bulamayıp kafasına dayamış tabancayı ve intihar etmiş. Bankalar da havasını almış tabi.

Öncelik Simit Sarayı, Dünya Göz değil, TEMSA’nın olmalı

Zor durumda olan Simit Sarayı, Dünya Göz Hastanesi’ni kurtarmak için kendilerini paralayan kamu bankaları, söz konusu “doğru destek” olunca kafalarını kuma gömüyor. Bugünlerde birçok kamu bankasının binlerce evi oldu. Aralarında gazete sahibi olanlar da var.

Son söz

Başta Adana halkı ve Adanalı sanayicilere sesleniyorum. Lütfen TEMSA’ya sahip çıkın!

Ben, birkaç ay önce TEMSA’yı satın alan fon şirketinin de çok masum olduğunu düşünmüyorum. Çünkü, TEMSA ezberleri bozacak kalite ve nitelikte üretim yapıp, birilerinin ayağına basmış olabilir. Bu satın alma da, aslında bir Türk kuruluşunu yüceltmek için değil, yok etmek için yapılmış bir operasyon olabilir.

Her ne olursa olsun. Ama gerçekten TEMSA’ya kıymayın efendiler.

Saygılarımla.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.