PANDEMİ, AŞI LOJİSTİĞİ VE TÜRKİYE

Sabri Ergenecoşar

Pandemi sonrası dünya nasıl bir güne uyanacak herkesin merak ettiği bir konu, Pandeminin başladığı 2020 yılı başından bu yana geçen sürede birçok ülke liderleri için ip üzerinde yürümek daha kolaydı.

            Pandemi ile beraber hayatımıza birçok konuda yeniden şekil vermek, önlemler almak hatta hayat standartlarımızı değiştirmek zorunda kaldık. Buna rağmen Pandemi her geçen gün bitmeye yaklaşmak yerine etrafımızda ki görünmez çemberi daha da daraltmakta.

            Türkiye için konuşulan son haberlere göre tam kapanmanın süresinin uzayacağı ve bayramdan sonraya denk gelen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı ile birlikte sürenin uzayacağı yönünde, her geçen gün artan vaka ve pandemiden kaybettiğimiz kişilerin sayılarında düşüş olmaması sert önlemlerin gelebileceğinin sinyalini de vermekte (Her ne kadar yasaklı günlerde Metrobüs, Otobüs, Minibüs teki yolcuların sayıları ve araç trafiğinde hiç azalma olmamasına rağmen).

            Dünya ekonomisine baktığımızda aşı ile birlikte daha iyimser bir tablo ile karşı karşıya gelmekteyiz. ABD ve AB’nin büyüme tahminleri geçen yıla göre daha iyimser bir şekilde pozitif rakamlara dönmüş durumda tabi bunun en büyük etkeni aşıyı unutmamak gerek. Unutulmaması gereken bir noktada Hindistan’da aşılama devam ederken artan vaka sayılarının günlük 350.000 kişiye ulaşmış olması.

            Aşı demişken dünyada ki lider ülkelerin aşı siparişlerinin kendi vatandaşlarını bile 10 kez aşılayacak kadar abartı bir şekilde sipariş vermeleri, aşıların nerede nasıl hangi koşullarda depolanacağı, denetlemenin nasıl yapılacağı, aşıya ulaşamayan yoksul ülkelerin aşıya nasıl ulaşacakları halen netlik kazanmış değil.

            Pandemi ile birlikte lojistik sektörünün önemi bir daha önem kazandı. Lojistik şirketlerinin ihracat ve ithalatında yaşadıkları sıkıntılar, konteyner taşımacılığında yaşanan navlun fiyatlarının uçuk rakamlarda gezmesi, armatörlerin konteyner sayılarını düşürdükleri için piyasada konteyner bulmakta zorlanan Forwarding firmalarından bahsetmiyorum.

            Pandemi ile birlikte lojistiğin ne kadar önemli olduğu bir kez daha gün yüzüne çıkmış oldu.

            Lojistik kelimesini son zamanlarda sık sık duymaktayız. Lojistik tanımına baktığımızda

 “Müşterinin ihtiyaçları doğrultusunda hizmetler de dahil olmak üzere tüm ürünlerin ve ilgili bilgilerin çıkış noktasından varış noktasına kadar etkili ve verimli bir biçimde taşınması ve depolanması için gerekli prosedürleri planlama, uygulama ve denetleme sürecidir. Bu tanıma içe doğru, dışa doğru, dahili ve harici hareketler dahildir.” Tedarik Zinciri Uzmanları Konseyi (Council of Supply Chain Management Professionals, CSCMP)

            Bu tanıma göre baktığımızda lojistiğin hayatın her evresini kapladığı aşikardır. Geçen sene pandemi Türkiye de ilk çıktığında ve ilk sokağa çıkma yasağı açıklandığında lojistiğin kesileceği ve marketlerde ürün kalmayacağı endişesiyle nasıl gecenin karanlığında sokağa fırladığınızı unutmayın.

            Lojistiğin önemi sadece ithalat, ihracaat veya fırında imal edilen pidenin ham maddesinin ulaşımı ile nasıl haşır neşir ise aynı şekilde COVİD-19’un aşısı ile ilgili olarak aynı şekilde haşır neşirdir. Aşıların hammadde tedariği ile başlayan süreçte aşıların doğru şekilde planlanarak üretilmesi, depolanması, dağıtılmasının planlanması, ülkelere ulaştırılması, her ülkenin kendi iç depolarında muhafaza ve iç dağıtım ile aşı merkezlerine ulaştırılarak doğru şekilde depolanması ve en son vatandaşın koluna aşılanma süreci ile biten bu aşı tedarik sürecinde “Aşılanacak vatandaşın aşı planlanmasından, ne kadar aşının alınması ve aşıların tedarik takvimi, ulaşım ve depolama süreçlerinin en ince detayına kadar planlama-uygulama ve denetiminin yapılması” ne kadarda Tedarik Zinciri Uzmanlar konseyinin tanımına benziyor değil mi.

            Aşılarla ilgili diğer bir konuda her ülkenin güvendiği aşıyı olmayan diğer ülke vatandaşlarına vize vermeyeceği konusu, neyse bu konuyu da hükümetlerin yetkililerine bırakalım.

            Her gün yeni bir gündemle uyandığımız ülkemizde umarım bir sabah uyandığımızda  vaka sayılarında hızla bir azalma ve aşılamanın daha planlı olarak tamamlanmış ve eski normal (ne kadar eski normal hayatımıza dönüş yapabilecek durumda oluruz bilemiyorum. Küçük esnaf kepenk kapatıyor, binlerce cafe restoran/bar dükkanını açamıyor ama TUİK rakamları işsizlik oranlarında düşüş olduğunu söylüyor) hayatımıza dönmüş oluruz.

Unutmayın Maske-Mesafe-Temizlik bizi eski normale götüren en kestirme yol.

 

Sabri Ergenecoşar

sabriergenecosar@beykoz.edu.tr

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.