Milli Emlak ‘Milli Engel’ gibi davranıyor

Selçuk Onur

Tuzla tersaneler bölgesinin, Türk gemi inşa sanayiinin mihenk taşı olduğu artık yadsınamaz bir gerçektir. Ancak durum böyleyken ve o işletmelerimizin oradaki varlığı tescillenmişken“Bürokrasi Hazretleri” koca koca firmalarımıza “Misafir Sanatçı” muamelesi yapıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden işletme ruhsatı almış olmalarına rağmen 5 yıl önce çıkan bir kanunla 'Tersane İşletme İzni Ruhsatı' da alma zorunluluğu getirilmişti. Bu ruhsatı almak için de, Mili Emlak ile bir sözleşme yapılması gerekiyor. Fakat, Milli Emlak Genel Müdürlüğü sözleşme yapmaya bir türlü yanaşmayarak tabiri caizse ayak diriyor. Halbuki, 2013 yılında yürürlüğe giren yasa tasarısıyla tersanecilerin, yıllık gelirlerinin binde biri kadar kira ödeyecekleri karara bağlanmıştı.

MİLLİ EMLAK BİNDE BİRİ Mİ BEĞENMİYOR?

Zaten global krizle boğuşan gemi inşa sektörüne, bir darbe de fahiş kiralar nedeniyle gelmişti. 2013 yılında alınan bir kararla tersanecilere m2 başına en az 40 TL kira tahakkuk ettirilecekti. Bu da ortalama 40 bin dönüme sahip tersaneler için yıllık 1 milyon 600 binin üzerinde kira ödenmesi anlamına geliyordu. Devletin tahsis ettiği arazilerde Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne kira bedeli veren bir tersanenin ödediği kira bedeli 112 bin TL iken, bu rakam birdenbire 1 milyon 800 bin TL oluvermişti. Tebliğ edilen yeni kira bedelleri, bir yıllık süreçte ödenecek kirada yüzde 1520'lik gibi çılgın artış yapıldığını ortaya koyuyordu.

Bu infaz kararından mutsuz tersaneciler ise ülkede hukukun da olduğunu anımsayıp, konuyu yargıya taşımışlar ve mahkeme de yeniden can suyu olacak müjdeyi vermişti. Buna göre mahkeme devam edecek ancak tersaneci bu süre içerisinde ödemesi gereken yaklaşık 1 milyon 600 bin tutarındaki kiranın yalnızca yüzde 10'unu ödeyecekti.

Yani, özetle Milli Emlak’ın gerekli belgeyi vermeyerek sürekli sürünceme yolunu seçmesi; Tersaneler Genel Müdürlüğü’nün Milli Emlak’tan alınamayan belge nedeniyle kalıcı işletme izni ruhsatını vermeyerek, ‘geçici ruhsat’larla yola devam edilmesinin ardındaki gerçek bu.

KAYBEDEN KİM?

Tuzla’daki tersaneler, Milli Emlak’tan 49 yıllığına kiralanmıştır. Bu sürenin de 30 yılı geçti. Tersaneler, görece olarak büyük ölçekli yatırımlar arasında sayılabilir. O nedenle yatırımcının önünü görmek istemesinden daha doğal ne olabilir?

Sektörün büyümesi ve kurumsallaşması yabancı oyuncularla daha hızlı ilerler. Böyle bir bürokrasiyi gören yabancı yatırımcı gemi inşa sektörüne yatırım yapmak ister mi? Bırakın yabancıyı, her yıl yenilemeniz gereken geçici bir ruhsat; tepenizde Demokles’in Kılıcı gibi duran 20 yıl sonra “Kapının önüne koyulma” korkusu; teşviki bir yana bırakın, nasıl daha fazla kira alabiliriz hesaplarından başka bir işlem yapmayan bürokrasi zihniyetiyle nereye kadar gidebilirsiniz.

Tüm bunlara karşın, bir yanda üretim adı altında büyük kısmı montajla yürüyen; yeri geldiğinde de en yüksek ihracat kalemi olarak gösterilerek yere göğe konulamayan otomotiv; diğer yandan en yüksek katma değerli oranıyla milyar dolarlık ihracat rakamını geçen gemi ve yat inşa sektörü…

Onları bilmem ama ben size şapka çıkarıyorum.

Saygılarımla…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.