Herkes Lojistikçi mi?

Halit Kaya

   Patronlara sorarsanız, piyasada çok iş var. Binlerce firma iş vermek istiyor. Satış-Pazarlama faaliyetlerinin yetersizliğinden şikâyetçiler. Satış bölümlerinin daha çok müşteri gezmelerini istiyorlar. Lakin çok müşteri gezmek mi, yoksa doğru müşteriye gitmek mi daha önemli bu ayrımı çok iyi yapmak lazım.

İçinde bulunduğum lojistik sektörü görünmeyen bir şeyi satmanın çok zor olduğu bir aksiyon. Gidiyorsunuz, müşteriye saatlerce lojistik anlatıyorsunuz lakin müşteri, elle tutulan, gözle görülen bir şey olmadığı için hep şüphe ile bakıyor. Daha uygun fiyatlarda verseniz, yürüyen operasyonu bozup, sizinle çalışmak istemiyor.

Lojistik sektöründe satışı etkileyen o kadar çok faktör var ki bunlardan bazıları;

  • Alışkanlıklar
  • Şüphecilik
  • Memnuniyet
  • Personel
  • Hizmet
  • Müşteri Odaklılık
  • Fiyat
  • Operasyon
  • Merdiven Altı Firmalar
  • Teknik Alt Yapı

Detaya indiğimizde sayabileceğimiz onlarca madde daha var. Lojistik satış konulu başka bir yazıda bazı şeyleri daha da detaylandıracağım.

Bizim sektörün problemlerinden biri de herkesin “”lojistik biliyor olmasıdır” (!)

İki kamyonu, bir çekicisi olan herkes lojistikçi.

Bu aynen “Semerci ve Çırağı” hikâyesine benziyor.

Dul bir bayanın yaramaz bir oğlu varmış. Bu çocuğun okula gidip eğitim almaya hiç niyeti yokmuş. Annesi bir gün elinden tutarak onu bir semerci ustasının yanına götürmüş.

-Ustam, oğlumu yanına çırak alır mısın? Demiş

Ustada,

-Çırağa ihtiyacım yok ama yine de gelsin çalışsın demiş.

Bu çocuk 1 hafta kadar ustasının yanına gitmiş gelmiş. Sonra bir sabah çocuk annesine;

-Anne ben dükkân açacağım demiş.

Annesi şaşkın.

- Ne dükkânı açacaksın diye sormuş.

Çocuk annesine;

-Semerci Dükkânı anne demiş.

Annesi;

-Oğlum nasıl açacaksın sen semer yapmayı nerden öğrendin 1 haftada deyince.

Çocuk;

- Ne var anne bir tahta bir çaput oldu sana semer demiş.

Usta da çırağı günlerdir dükkana gelmeyince çocuğun annesinin yanına gitmiş.

-Hanım, sizin çocuk kaç gündür yok dükkâna gelmiyor deyince.

Anne;

- Bizim çocuk dükkan açtı demiş.

Usta;

 -Ne dükkanı diye sormuş.

Anne de;

-Semerci dükkanı demiş.

Usta şaşkın;

-Semer yapmayı öğrenmiş mi senin çocuk diye sormuş.

Anne;

- Evet ne var ki bir tahta bir çaput al sana semer, deyince

Usta;

 -Bak sen şu çocuğa kendisi yetmezmiş gibi bir de annesine öğretmiş demiş!

Yani demem o ki lojistik sektöründe birkaç aracı olan herkes şirket kuruyor lojistik yapıyor. Fiyatları kırıyor, piyasayı allak bullak ediyor uzun vadeli ödemeleri kabul ediyor sonra borç batağının içinde usulca dükkânı kapatıyor. Piyasada iş var, evet doğru, lakin haksız rekabet had safhada. Bu duruma ortam sağlayan birçok faktör var. Yasal mevzuatlar dışında lojistik maliyetlerini düşürmek adına her türlü yolu mubah sayan firmalar bu tür merdiven altı firmaların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyorlar. Hatta birçok firma teşvik ediyor. Belge sormuyorlar, mali tablolarına bakmıyorlar. O firmaların ürünleri ucuza gitsin de nasıl giderse gitsin mantığı ile süreç işletiyorlar. Şahıslar iş kuruyor, araç alıyor, yatırım yapıyor sonra 90-120 gün vadeli çekler ile şirketi döndürmeye çalışıyorlar. Sonrası hüsran.

 Kar marjlarının %3-5 gibi oranlara indiği lojistik sektöründe, işin daha fazla suyu çıkmadan yasal mevzuatlar daha kati olarak revize edilmeli herkes bildiği işi, yasal prosedürler ve vergisini vererek yapmalı.

İşini ehliyle, yasal çerçevede, gerçek bir maliyetlendirme ile yapan tüm firmalar ile rekabete hazırız. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.