DHL Express Türkiye, hava taşımacılığında hız önceliği görece düşük olan müşterilere daha ekonomik bir seçenek sunmak amacıyla geliştirdiği hızlı karayolu hizmetini genişletiyor. Geçen yıl nisan ayında ihracatla başlayan, eylül ayında ise ithalat ayağı devreye alınan Kapıdan Kapıya Uluslararası Hızlı Kara Yolu Taşımacılığı (DDI-Economy Select) kapsamında Türkiye’den Budapeşte’ye, oradan da Avrupa’nın 30’u aşkın ülkesine taşımacılık yapılıyor. Hizmette zamanında teslimat performansı yüzde 96 seviyesinde seyrediyor.
DÜNYA’ya konuşan DHL Express Türkiye Genel Müdürü Volkan Demiroğlu, hizmetin hava taşımacılığının yerini almaktan ziyade, hız önceliği düşük müşterilere ekonomik bir alternatif sağlamayı hedeflediğini ifade etti. Demiroğlu, “Bizim kara yolu taşımacılığı yapan bir şirket olma gibi bir hedefimiz yok. Buradaki amaç, müşteriye ekonomik bir servis verme ihtiyacını karşılamak” dedi.
Avrupa’da uygulanan ‘Economy Select’ modelinin Türkiye’ye uyarlanması için gümrük ve teknik altyapı üzerinde yaklaşık altı ay çalışıldı. Hizmet kapsamında paket DHL kuryesince teslim alınıyor, karayoluyla taşınıp varış noktasında yine DHL personeli tarafından dağıtılıyor. Hava taşımacılığındaki takip altyapısına sahip sistemde teslim tarihi önceden görülebiliyor. Hizmet, hava taşımacılığına kıyasla hat ve ağırlığa göre kayda değer bir maliyet avantajı barındırıyor. Demiroğlu, Almanya gibi merkezlerde avantajın arttığını belirterek moda, hazır giyim, endüstriyel üretim, mühendislik, otomotiv yan sanayi ve online pazaryerleri gibi alanların hizmete yoğun ilgi gösterdiğini dile getirdi.
Orta Doğu için de kara yolu planı var
Hizmet şu an Avrupa ile sınırlı olsa da Orta Doğu’daki gelişmeler yakından takip ediliyor. Bölgedeki hava trafiğinin aksadığı dönemlerde uçuşların Suudi Arabistan ve Umman gibi ülkelere yönlendirilip karayoluyla bağlandığını hatırlatan Demiroğlu, Türkiye’deki operasyon oturdukça Orta Doğu alternatiflerinin değerlendirileceğini söyledi. Suriye’nin toparlanması ve Libya rotasının da gelecekte yeni fırsatlar doğurabileceğini ekledi.
Ağır gönderide güçlü büyüme
Avrupa’daki düşük değerli gönderilere yönelik gümrük düzenlemeleri B2C gönderileri etkilerken, Türkiye’de bu alanda bir zayıflama kaydedildi. Şirket, düşük maliyetli pazar yerine yüksek kalite odağını sürdürüyor. Taşınan ürünlerin yüzde 25’ini oluşturan tekstilde müşteri hacimleri daralsa da toplam iş hacmindeki payı korundu.
2026 vizyonunda ise 50 kg üzeri gönderiler öne çıkıyor. Heavy Weight Express ile 50 kg’dan 3 tona kadar sanayi ürünleri ve makine parçalarına odaklanılıyor. Türkiye, ağır gönderi büyümesinde Avrupa’da en güçlü ülke konumuna erişirken teslimat performansı yüzde 86’dan yüzde 95’e çıktı. Şirket işlerinin yüzde 90’ından fazlasını sanayicilerin numune, ithalat ve ihracat taşımaları oluşturuyor.
Dijitalleşme, globalleşme, e-ticaret ve sürdürülebilirlik odaklı büyüme izleyen şirket, Türkiye’yi GT20 (büyüme potansiyeli yüksek 20 ülke) programına dahil etti. DHL Grubu; yaşam bilimleri, yeni enerji ve veri merkezleri gibi lojistik ihtiyaçları nedeniyle Türkiye’yi öncelikli görüyor. DHL eCommerce, Ankara ve İzmir’de iki büyük sort merkezi yatırımı planlıyor. Ayrıca 850 eCommerce noktasının uluslararası gönderiye açılması hedefinde 800 şubede entegrasyon tamamlandı.
Şirket, sürdürülebilirlikte SAF kullanımını yüzde 10’a çıkardı; hedef 2030’da yüzde 30. Türkiye’de GoGreen Plus kullanım oranı yüzde 97. Elektrikli araç filosu 54’ten 84’e yükseltilirken, 2030’da oran yüzde 60’a taşınacak. Operasyonlarda ASRS ve sorter sistemleri, 25 robotla insan müdahalesi olmadan paketlerin yüzde 80’ini ayrıştırıyor ve 36 bin pakete kadar işlem yapabiliyor. Türkiye Ar- Ge merkezinin geliştirdiği teslimat zekâsı projesi ise altın Stevie ödülü kazandı.
Çinli yatırımcıya lojistik desteği
DHL Türkiye’nin büyüme stratejisinde Çin de önemli bir başlık oluşturuyor. Çinli şirketlerin Türkiye’ye yönelik yatırımlarının artmasını fırsat olarak değerlendiren DHL, Çinli yatırımcıların lojistik ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üzerinde çalışıyor. Şirket; Çin’deki deneyimini Türkiye’ye gelen yatırımcılara aktarmayı ve depolama, gümrükleme, deniz ve hava taşımacılığını bir araya getiren çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Volkan Demiroğlu, özellikle yeni enerji alanında Çin’den Türkiye’ye gelecek yatırımların önemli bir potansiyel oluşturduğunu belirtti.
Aysel YÜCEL – DÜNYA
LOJİPORT