DENİZCİLİĞİN SIRRI

Toplumlarda, yüzyılların içinde gelişerek süregelen bilgi üretme yeteneklerindeki dinamizmin ekonomik, kültürel ve sosyal yansımalarındaki verimliliği...

Toplumlarda, yüzyılların içinde gelişerek süregelen bilgi üretme yeteneklerindeki dinamizmin ekonomik, kültürel ve sosyal yansımalarındaki verimliliği üretilen bilginin amacına uygun ve doğru kullanılmasına bağlıdır. Bu gelişmeler de onun misyonunu belirler.

      Denizciliğin tarihsel akışı içinde oluşturduğu bilgi birikiminin bilimsel anlamda akademik tanımlamasını yaparken, ayrıştırılacak olan doğru bilgilere ulaşmanın deniz kültürünün oluşum sürecindeki gelişmelere olumlu etki yapacağı bir gerçektir.

      Bilim, bu gelişim süreci içinde oluşan bütün bilgi birikimlerini harmanlayarak, oluşan havuzundan doğru ve gerekli olanlarını sahip olduğu nitelik, geleneksel yapısı ve yenilikçi karakteristik özelliklerinin oluşturduğu hassas süzgecinden geçirerek belleğindeki depoya aktarır. Çağdaş bilim olgusunun dört ana unsuru olan çeşitlilik, yenilikçilik, süreklilik ve ayıklanma kavramları birlikteliğinin, denizciliğimizin sahip olduğu bilgi tortusundaki birikimlerini, özverili değerlendirmeleri sonucunda ortaya çıkacak olan dinamik bilgi topluluğu, sektördeki gelişmeleri hızlandıracaktır.

       Denizcilik sektörümüzün çağdaş, bilimsel verilerin uzun süreli performansından  en verimli düzeyde yaralanabilmesi, bir çok önemli kriterin uygulanmasına bağlıdır. Sosyal, kültürel ve ekonomik alt yapı, AR-GE çalışmaları, teknolojik bilgi akışı, finans kaynaklarının yaratılması, uzman personel yetiştirme, uluslar arası ilişkilerdeki uyum, çevre ve insan faktörünü değerlendirme, birlik ve beraberlik ruhunu oluşturma, kaynakların doğru kullanılmasını sağlama ve sosyal hakların verilmesi gibi konular bu aşamada belirleyici ve etken olurlar. Önemli olan doğru bilgilerin sektöre kazanımını sağlamaktır.

       Gerçek anlamda denizci ülke tanımlamasını, sahip olduğu değerler ile hak eden ulusların Dünya’daki bütün gelişmelere yaklaşımları ve yorumlayışları çok evrensel ve uzlaşmacıdır. Denizci ülkelerdeki farklı kültürlerin oluşturduğu sosyal titreşimlerin hepsi çağdaş düşüncenin kesintisiz bilimsel egemenliği altındadır.

        Türkiye sahip olduğu ayrıcalıklı coğrafyası ve eşsiz güzellikteki denizleri ile uluslar arası denizcilik sektöründe çok büyük bir güç olabilir. Sadece denizlerini doğru ve verimli kullanabilmeyi öğrense, yatırımlarını bu alana kaydırsa inanın ekonomisi düze çıkar ve Dünya’da sözü geçen bir ulus olur.

        Denizlerimizin bu staratejik özelliklerini ülke ekonomisine kazandırabilirsek, işte o zaman aktarmacı, çıkarcı ve taklitçiliğe dayalı, baskıcı neo-liberal kaypak politikalar terk edilerek, uluslar arası çağdaş bilim ve teknolojinin etken olduğu, çevreye ve insana saygılı denizcilik yatırım projelerini gerçekleştirebiliriz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diğer Haberler

Karadeniz'de Türk bayraklı gemiye İHA saldırısı: 1 ölü, 3 yaralı
Renault Trucks Master Red EDITION, artık Konya’da da var
Hürmüz Boğazı’ndan geçecek mürettebata 6 ek maaş sözü
Suudi Arabistan'a taşıma yapacak şoförlere vize kolaylığı
Mercedes-Benz Türk, Otobüs Bayileriyle Trabzon'da Bir Araya Geldi
Hassas ve Değerli Ürünlerde Hava Kargo Taşımacılığı
“Otelini sattı, zorda” iddiasına Çobantur’dan yanıt
Mercedes-Benz Türk, gençleri staja çağırıyor
Şekercan’dan Avrupa rotası için 50 Tırsan yatırımı
Mobil vinç sektörüne 560G TITAN & ULTRA ile Scania gücü geliyor