• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 19 °C

Yerli oto 'ya hep ya hiç' mantığıyla üretilemez

Yerli oto 'ya hep ya hiç' mantığıyla üretilemez
"Türk otomobilini kim yapacak, nerede ve nasıl yapacak?" sorularının cevabı artık biliniyor. Yakın zamanda Amerikan devi Chrysler'i satın alan Fiat, Türkiye'deki...

"Türk otomobilini kim yapacak, nerede ve nasıl yapacak?" sorularının cevabı artık biliniyor. Yakın zamanda Amerikan devi Chrysler'i satın alan Fiat, Türkiye'deki ortağı Koç Holding'le birlikte bu işe talip olduğunu açıkladı.

Fiat Başkanı Sergio Marchionne, Detroit'te yaptığımız görüşmede bir süredir bu konu üzerine çalıştıklarını ve dahası Başbakan Erdoğan'a birkaç ay önce taleplerini ilettiklerini söyledi. Marchionne, iki sorumuzun cevabını birkaç 'iyi niyet' cümlesiyle değil 10 dakikalık detaylı bilgilerle verdi. Aslında Başbakan Erdoğan, 26 Eylül'de "Yerli otomobili üretecek bir babayiğit çıkar." dediği gün Marchionne de oradaydı ve teklifini yapmıştı! Yani hükümet, Fiat ve Koç tarafının bir süredir bildiği süreç dün Zaman başta olmak üzere bazı günlük gazetelerde çıkan haberlerle kamuoyuna yansımış oldu. Gelen olumlu olumsuz eleştirilere bakılırsa toplumun bir kesimi 'yerli ya da Türk otomobili' konusunda çok daha duygusal beklentiler içinde. İtalyan bir şirketin Türk otomobilinde imzasının olmasını anlamsız bulanlar bile var.

Oysa kendi otomobilini geliştiren ülkelere baktığımızda hepsinin benzer bir süreçten geçtiğini görüyoruz. Hyundai, Kia, Samsung, Daewoo, Ssangyang gibi markaları çıkaran Güney Kore, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD'nin Japonya üzerindeki 'tazminat' baskısıyla Japon markalarının bilgi birikimi ve motor teknolojilerini kullanarak yola çıktı. Henüz dünyaya tam açılmamış olan ama 20 milyon adetlik üretimlere ulaşan Çinli şirketlerin teknolojik destekler konusundaki durumu çok farklı değil. Fransız Renault ile Romanyalı Dacia'nın ilişkisi ise çok daha önemli olan örnek. Yok olmak üzere olan bir marka Fransızların el atmasıyla birlikte Fransa'da bile çok satan ikinci bir marka haline dönüştü.

Türk otomobiline talip olan Fiat ile Koç'un Bursa'da Tofaş'ta ortak olduğunu Peugeot, Citroen, Opel ve Dodge gibi markalara üretim yaptığını unutmamak gerekiyor. Koç ailesi otomotivdeki 80 yılı aşan birikimiyle üretim ve ihracatta yüzde 50'ye yakın pay sahibi. Türkiye'de üretim gücü olan birkaç 'babayiğit'ten biri. Üstelik Fiat, büyüme açısından Türk otomobilini 'fırsat' olarak değerlendiriyor. Dünya otomotivinde efsane haline gelmiş isimlerden biri olan Marchionne'nin açıklamaları çok sürpriz değil, yaklaşımları gerçeğe uygun. Bu noktada yerli otomobildeki 'Türk' oranını artırmak biraz da hükümetin çizeceği yol haritasında gizli. Bir an önce yola çıkmak açısından ise Tofaş doğru bir zemin. Dünya çapında geniş pazarlama ağına sahip. Albea platformunun kullanılacağının açıklanması ise kimseyi yanıltmasın. Evet, Albea çok şık ve pazar başarısı yüksek bir model değil. Ancak söz konusu platform Türkiye'de iyi satış rakamlarına ulaşabilecek boyut ve ekonomikliğe sahip.

Şüphesiz sıfırdan kurulacak yüzde 100 Türk malı bir otomobil fabrikasında, tamamen Türkiye'de geliştirilen bir aracı Türkiye'den tedarik edilecek motor ve parçalarla üretmek herkesin kulağına daha hoş geliyor. Ancak krizlerle mücadele içindeki dünyada ekonomik gerçekler asla böyle bir projeye işaret etmiyor. Birbirine rakip BMW, Mercedes, Ford, Toyota, PSA gibi şirketler yüksek maliyet nedeniyle ortak motor ve şanzımanlar kullanma yolunu seçerken Türk otomobilinde öncelikli geçiş sürecinin belirlenmesi şart. Tasarımı, katma değeri yüksek teknolojik parçaları tabii ki Türkiye orijinli olmalı. Bunu tartışmaya bile gerek yok. Hatta ismi de hem Türkiye hem de gelecekte pazar olması muhtemel Ortadoğu, Afrika, Orta Asya gibi ülkeleri kapsayacak düzeyde 'bizden' olmalı. Bunun için bir isim yarışması düşünülebilir. Hem marka hem de üretilecek muhtemel modellere yönelik eminim çok iyi teklifler gelecektir.

Bu aşamadan sonra yerli otomobille ilgili tartışmaların boyutu çerçeve değil artık içeriğe yönelik olmalı...

Memduh TAŞLICALI-ZAMAN

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096