• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C

Lojistik sektörünün geleceği

Atilla Yıldıztekin

Cumhuriyetimiz kurulduğu 1923 yılından günümüze dış ticaret dengemiz sadece 1930-1950 yılları arasında açık vermemiştir. Bu tarihten sonra ithalat ve ihracat üzerinde verilen doğru veya yanlış devlet kararları ile ne yaparsak yapalım dış ticaret dengemizi sağlamak mümkün olmamıştır. Küreselleşen bir dünya üzerinde yaşıyoruz. Ülkeler arası ticaret her yıl artmaktadır. Bu da ithalat ve ihracat üzerindeki dengesizliği arttırmaktadır. Ekonomimizin düzelmesi için dış borçlarımızı azaltacak bir seferberliğe ihtiyacımız vardır. Bu da ancak üretimin artması, istihdamın genişlemesi, tüketimin yayılması ve ihracatın desteklenmesi ile olacaktır. Ne kadar tüketirsek tüketelim dünya tüketiminde çok küçük bir paya sahip oluyoruz. Amaç sadece iç tüketim için değil, dünya tüketimi için üretmektir. Bu da dış satımın desteklenmesi ve lojistik dediğimiz yeni sistemin ihracatın teşvik edilmesinde kullanımı ile sağlanabilecektir.  Dış ticaret dengemiz  her türlü çabalarımıza karşılık düzelmemekte, iç ve dış borçlarımız yine içeriden ve dışarıdan aldığımız  borçla kapatılmaya çalışılmakta, dışarıya sattığımızdan daha fazlasını dışarıdan almaktayız. Ülkemizde ve yakın çevremizde tüketim  dünya standartlarının altındadır. Üretim ölçeklerimiz çok küçük olup yerel tüketim için üretim yapılmaktadır. Yabancı sermaye girişi beklenenin altındadır. Yüksek faiz hadleri, bastırılmış döviz kurları yatırımı engellemektedir. Kısıtlı şekilde gelen yabancı sermaye istenilen kapasitede üretimi sağlayamamaktadır. Hedef olarak ihracatımızın gelişmesine yönelmemiz gerekmektedir.   Lojistik bize taşımacılık, stoklama, dağıtım, yönetim giderlerinin azaltılmasına, dünya pazarlarında son kullanıcı fiyatının düşürülerek pazar paylarının arttırılmasına, yeni taleplerin doğmasına, üretim adetlerinin artmasına, ürün kalitesinin korunması ile gri dönüşlerin azaltılmasına, rafta bulunabilirliğin artmasıyla da satışların artmasına olanak sağlayacaktır. Böylece ihracatta CIF fiyat verilmesi, ithalatta da FOB fiyatla hammadde veya yarı mamul temini mümkün olacaktır.   Lojistik içinde taşımanın da ayrılmaz bir biçimde yer aldığı bir süreç yönetim şeklidir. 3PL kuruluşları birden fazla tedarik zincirini birlikte yöneterek sinerji ve artı değer sağlayan kuruluşlardır. Hammaddeden ürün tüketilinceye kadar zincirin her noktasından gelen bilgileri değerlendiren ve zinciri yöneten kuruluşlardır. Bu sayede üreticilerle lojistik hizmet verenlerin yapacakları iş birlikleri ile boş kapasitelerden yararlanma, yurt içi şirket birleşmeleri ile kapasitelerin verimli hale getirilmesi, yurt dışı lojistik kuruluşları ile iş birlikleri ile sürecin her yerde kontrolü, hizmetlerin tamamının tek adresten alınması ile iletişim giderlerinin azaltılması, mevsimsel sapmalarda emniyet faktörleri uygulanması ile verim arttırılması, birlikte planlama ile karşılıklı artı değer yaratılıp paylaşımı mümkün olabilecektir.   Ekonominin gelişmesi, dış pazarlara açılmak ancak bölgesel iş birliklerinin sağlanması, ülkeler arasındaki politik sorunların çözülmesi, ülkemizde ve komşu ülkelerde tüketimin artması ile sağlanabilecektir. Bu amaçla Avrupa Birliğine dönük her türlü uyum çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerekmektedir. AB. Türkiye için büyük bir pazar ve fırsattır. Balkan ülkeleri de AB çatısı altına girmeye dönük çalışmalarda bulunmaktadır. Bu ülkelerde de bastırılmış olan tüketim serbest kalacak ve yakında birer tüketim merkezi olarak Türk ürünlerine pazar haline gelecekledir. Irak sorununun çözümü ile birlikte bu bölgenin yeniden yapılanmasında, tüketim ekonomisine geçmesinde özellikle GAP projesinin büyük desteği olacaktır. Güneydoğu bölgemizdeki yatırımlar canlanacak ve bu bölge hammaddesi ve ürünleri kolayca Irak ve diğer komşu ülkelere aktarılacaktır. Karadeniz ekonomik iş birliğinin de geliştirilmesi ve Karadeniz’in bir taşıma yolu olarak kullanılması gerekmektedir. Orta Asya ve Türk cumhuriyetleri ile olan ilişkilerimizin canlı tutulması bu bölgelere yapılacak taşıma için taşıma kanallarının açık tutulması, geliştirilmesi son derece önemlidir. Bu ülkelerin petrol ve doğal gaz pompalamalarının başlaması ile yatırımları ve tüketimleri aratacak bizler için yakın bir pazar haline geleceklerdir.   Kombine taşımacılığın geliştirilmesi, demiryolları liman kara yolları bağlantılarının sağlanması da ihracatçılara ve ithalatçılara büyük avantaj sağlayacaktır. Devlet kademelerinin bu konuda yatırıma ve sistemi geliştirmeye kararlı olduklarını duyuyoruz. Lojistik bir yandan alt yapı olarak geliştikçe bunu kullanan ve değerlendiren kuruluşların da gereken desteği vermelerinde yarar vardır.   Her türlü ümitsizliğe, yaşadığımız olaylara, ekonomik ve politik risklere rağmen yolumuz bellidir. Bu yolda yürümeli ve ve karamsarlığa kapılmamalıyız.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096